Işıl Cinmen Çemberlitaş hamamında kese attırdı!

Posta gazetesine transfer olan ünlü röportaj yazarı Işıl Cinmen, tarihi Çemberlitaş Hamamı’na gitti. Soyundu, yıkandı, çalışanlarla konuştu, yazdı..

İşte Işıl Cinmen'in o haberi...

Türkiye’ye gelen turist sayısı büyük düşüş yaşıyor. Faturayı ödeyenlerden biri de kapanmanın eşiğine gelen tarihi hamamlar...

400 küsur yıllık koca hamamda Hürrem Sultan gibi tek başıma takılıyorum. Bu büyük göbek taşının üzerinde kimler kimler yıkanmıştır, ne dedikodular dönmüş, ne şamatalar yapılmış, ne şarkılar söylenmiştir acaba diye düşünüyorum. Dakikalar geçiyor, sıcak iyice bastırıyor ama dayanmam gerek. Toksinlerimden tamamen kurtulmalıyım, yazın üzerime yapışanlardan arınıp sonbahar için ışıl ışıl olmalıyım. Evin banyosundaki ‘yıka ve çık’lar insanı böyle temizleyemez ya, külhanın sıcağına katlanmalıyım! Derken natır (kadın tellak) geliyor.

Var gücüyle keseyi sırtıma basarken, bir taraftan söyleniyor: “Kimse gelmiyor artık biliyor musun? Eskiden bir günde tek başıma 25-30 kişiyi yıkadığım olurdu. Üç gündür gelen ilk kişi sensin...” Birden kendime geliyorum. Çok değil, daha üç yıl önce yıkanmak için en az yarım saat sıra beklemiyor muydum ben burada?

Nerede herkes? Bombalar, sonra 15 Temmuz... Turist gitti, hamam bitti” diyor. Köpükler içinde şaşakalıyorum; “Bu kadar zevkli ve güzel bir geleneği yaşatmak için turistlere neden ihtiyaç olsun ki? Onlar yoksa biz varız” diyorum. “Hamamın ne kadar eğlenceli ve yararlı olduğunu insanların hatırlaması gerek. Gelin sizinle bir röportaj yapalım; hem de burada, göbek taşının üzerinde!”

ESKİDEN 5 BİN KAZANIYORDUM

Gülşah Seviş 20’li yaşlarının başından beri natır, şimdi 40 yaşında. “Bu iş aile yadigârı. Annem de, anneannem de, onun annesi de tellaktı. Yedi kuşaktır bu mesleği yapıyoruz. Kasımpaşa’nın Bedrettin Mahallesi’ndeniz. Bizim orada kadınlar tellaklık yapar. Bütün keseciler bir mahalleye dolmuş gibi düşün” diyor.

Sabah 7.30’da mesai başlıyor, duruma göre bazen gece 11’e kadar sürüyor. Ama ne şanslı ki; işini çok seviyor: “İnanır mısın bilmem, hayatta hiç başka bir şey olmak istemedim, keseci doğmuşum anamdan” deyip kahkahayı basıyor. İki yıl öncesine kadar kazancı da gayet iyiymiş, bahşişlerle birlikte ayda beş bini buluyormuş ama şimdi 2 bin lira zar zor geçiyor eline...

“Daha geçen yıl burada 35 natır çalışırdı, şimdi kaldık 11 kişi... Biz yıkadığımız müşteri kadar kazanırız, müşteri gelmeyince keseciler de çaresiz başka iş aramak zorunda kaldı” diye anlatıyor. Muhteşem Yüzyıl Hürrem Sultan zamanında epey bir hareketlenme yaşanmış hamamlarda. “Kadınlar diziyi izleyip toplanıp geliyordu, o hafta hamam sahnesi varsa ‘Yaşadık’ diyorduk. Demek ki hamama gelmeyi seviyorlar, görünce istiyorlar ama sonra unutuyorlar mı nedir?” diye soruyor.

15 GÜNDE BİR HAMAMA GİDEN GÜZELLEŞİR

Annesinin zamanında Türkiye’deki evlerde genelde banyo olmadığı için hamama gitmenin bir zorunluluk olduğunu anlatırken ekliyor: “Zorunluluktu ama aynı zamanda faydalı bir alışkanlıktı. Şimdi herkes beş dakikada evde duş yapıp temizleniyor. Tam temizlik öyle olmaz.

Duş almak, evde yapılan günlük temizlik gibidir; hamam ise boya badanadır! Su insanı açar, stresini alır, aklını boşaltır. 15 günde bir düzenli hamama gelen kişinin kan dolaşımı hızlanır, selüliti azalır, kirler gidince gözenekleri temizlenir, bağışıklık sistemi güçlenir, cildi güzelleşir, gençleşir. Binlerce liralık o kremler yapamaz bunları, daha ne olsun!”


HAMAM NOTLARI

● Tarihi hamamların çoğunda fiyatlar düşmüş, servis kalitesi artmış.

● Turistler için farklı, yerliler için farklı fiyat tarifeleri var. Bazı hamamlar üyelik sistemiyle birlikte yıkama/kese /köpük banyosu/masaj paketlerini 45 TL’ye kadar indirmiş.

● Hamamlara sabah erken gidilmeli; bu hem hijyen, hem de servis kalitesi açısından mühim.

● Hamama gittiğiniz gün bol su içmeye dikkat etmelisiniz.

● Gelirken yanınızda hiçbir şey getirmenize gerek yok. Peştamaldan keseye, iç çamaşırından kreme, taraktan saç kurutma makinesine ihtiyacınız olan her şey hamamlarda var ya da içerideki tezgâhlarda satılıyor. İşe gitmeden ya da çıkışta gelebilirsiniz.

● Kesecinize bahşiş vermeyi ihmal etmeyin, bahşişler kazançlarının önemli bir parçası.

HAMAM SÖZLÜĞÜ

Külhan: Isıtma yeri; hamamın altında ve içeriye yerden ısı veriyor. Külhanda ateş yanıyor; ateşten yükselen alev ve duman, mermer zeminin altından geçiyor, tüteklikten (baca) çıkıyor.

Göbek taşı: Terlemek için üzerine uzanılan ve alttan ısıtılan geniş mermer.

Sıcak halvet: Hamamın en sıcak kısmı, külhanın üstü.

Soğuk halvet: Külhana uzak olan yer.

Natır: Müşteriyi yıkayan ve keseleyen kadın çalışan.

Tellak: Müşterileri yıkayıp keseleyen erkek çalışan.

Peştamal: Örtünmek ve kurulanmak için kullanılan ince dokuma.

Takunya: Tahtadan yapılan hamam terliği.

TARiHi HAMAMLAR

Çemberlitaş Hamamı

Sultan III. Murad’ın annesi Nurbanu Sultan tarafından 1584’te yaptırıldı. Mimarı, Mimar Sinan.

Cağaloğlu Hamamı

Sultan I. Mahmud tarafından 1741’te inşa ettirildi.

Kılıç Ali Paşa Hamamı

Osmanlı donanmasının ünlü komutanlarından Kaptan-ı Derya Kılıç Ali Paşa tarafından, denizcilere hizmet vermesi için 1578-1583 arasında Tophane’de inşa ettirildi. Mimar Sinan’ın mührünü taşıyor.

Galatasaray Hamamı

1481’de Sultan Beyazıt tarafından yaptırıldı.

Hürrem Sultan Hamamı

Ayasofya Müzesi ile Sultanahmet Camii arasında yer alan tarihi hamam. Kanuni Sultan Süleyman’ın baş hasekisi Hürrem Sultan tarafından 1556-57 yılında Mimar Sinan’a yaptırıldı.

Antalya Pazar Hamamı

1811’de inşa edilen bir Osmanlı hamamı.

Amasya Mustafa Bey Hamamı

Yörgüç Paşazade Mustafa Bey 1436’da inşa ettirdi.

Bolu Yıldırım Beyazıt Hamamı

Yıldırım Beyazıt tarafından 1388 yılında Mimar Ömer bin İbrahim’e yaptırıldı.

POSTA