İndirim marketler sebze meyveyi kar etmeden satabilir mi?

Ekonomist Besim Üstün, indirim marketlere yönelik "maliyetine satsın" önerilerinin gerçekçi olup olmadığını masaya yatırdı.

Ekonomide Zırvalamanın Üst Seviyesi: İndirim Marketler Bazı Ürünleri Karsız Satsın!

Besim Üstün

Bir fıkra vardır bilirsiniz. Cehennemde her ülke kazanının başında bir Zebani varmış, kim kazandan çıkmaya çalışırsa kafasına elindeki asayla  vururmuş. Sadece Türkiye kazanının başında kimse yokmuş.. Çünkü orada dışarı çıkmaya çalışanı ayağından birileri mutlaka aşağı çekermiş!

Kıskançlık sayesinde Türkiye’de hiçbir başarı cezasız kalmıyor! Korona virüsü nedeniyle bazı sebze-meyve fiyatları talep artışına bağlı olarak artınca (ki bu ekonomi 101’in kuralıdır) bürokrasi önce ilgili ürünlere ihracat yasağı koydu sonra da  bazı kıskançların “bu marketler de çok kar ediyorlar” diye  yaptıkları kampanyalardan esinlenip hemen Rekabet Kurulu eliyle onlara göz dağı vermek için hareket geçti.

Aslında Ağustos 2018’de de böyle olmuştu dolar 7.20’yi görünce  birçok gıda  ürünü maliyet enflasyonu sonucu pahalanmış, artan fiyatlar karşısında sebze meyve satan marketler suçlanıp “bu sefer de kar etmeseniz ne olur” demeye getirmişlerdi! Hemen yine göstermelik ihracat yasaklamaları ve  belediye zabıtalarıyla sebze-meyve satışları falan olmuştu.

Bir ülkenin yönetimi popülizm üzerine  kurulunca ne yazık ki ekonomik sistem falan kalmıyor, liberal ekonomiyi düzenleyen görünmeyen el; biraz sıkışınca  devletin görünen eli haline geliyor.

Covid19’un neden olduğu talep patlamasının ve ekonomimizin kırılganlıklarının getirdiği kur oynaklıkları sayesinde gıda fiyatları attı. Karşısında bu kez kıskançlar sadece Migros, Carrefour gibi geleneksel süper marketleri  değil BİM, Şok, A101 gibi indirim marketleri hedefe koyup, “Bunlarda ne çok kar ediyorlar” demeye başladılar. Hatta bazıları daha da ileri gidip işi “efendim sebze ve meyveyi de maliyetine satsınlar, ne olmuş ki ondan da para kazanmasınlar” demeye vardırdılar.

Üstelik de hard discount adı verilen indirim marketler tüm dünyada alışverişin geleceği olarak tanımlanırken, daha ekonomik ve kaliteli alışveriş yapmak isteyen tüketiciler bu iş modelini  bir hayat tarzına dönüştürmüşken.

indirim marketlerin (Hard Discounter) geçmişi 60 yıl önceye ve Almanya’ya   dayanır. Aldi ilk mağazasını 1960 yılında Almanya’da açmıştır. Ve bugün Aldi ABD’de bile Amazon, Walmart, Kroger gibi devlere kafa tutmaktadır. Çünkü fiyata duyarlı orta ve alt segmentin ucuz ve kaliteli ürün ihtiyacına çare olmaktadır.

ABD’de ilk mağazasını 1976 yılında açan Aldi ile birlikte indirim marketler o yıldan beri her ülkede geleneksel süpermarketlere karşı alan kazanmış ve etkinliklerini arttırmışlardır.

18 ülkede varolan ve 2018 cirosu 98.3 milyar dolar olan Aldi 2022’de ABD’de 2200 mağazaya çıkacağını açıklamıştır. Aldi Dev süpermarketlerin ana vatanı olan ABD’de piyasayı alt üst etmiştir. Dev rakipler çareyi sürekli indirim yapmakta, online sipariş ve eve teslim hizmetlerine ağırlık vermekte bulmaktadır (1).

İndirim marketlerin Türkiye’deki gelişimi ve işlevi diğer ülkelerden farklı değildir. Türkiye’de ilk indirim marketler BİM ve Şok’tur. 1995 yılında ikisinin toplam mağazası 34 iken bugün BİM, Şok ve A101’in toplam mağaza sayısı 23.600’dür.

Türkiye’de indirim marketler fiyata duyarlı orta ve alt kesimlerin daha önce karşılanmayan ihtiyaçlarını karşılamıştır. Yani yürüme mesafesinde ucuz, taze ve kaliteli temel mutfak ve günlük atıştırmalık ihtiyaçlarını..

Bugün bu marketlerde toplam çalışan sayısı 134.000’dir. Yani 134 bin aile indirim market  iş modelinden evlerine ekmek götürmektedir. Toplam ciroları ise 83 milyar TL’dir. Ama yaptıkları ciroya göre net karları oldukları düşüktür. BİM ve Şok borsaya açıktır bu yüzden isteyen gidip vereceğim rakamları bulabilir.

2019’da BİM 40.414 milyon TL ciro yapmıştır. Buna karşılık net karı sadece 1.225 milyon TL’dir. Yani cironun sadece yüzde 3’üdür. Buna karşılık Şok Marketler 16.052 milyon TL ciro yapmıştır. 298 milyon TL zarar yazmıştır. 2020’nin ilk üç ayında ise Şok Marketler 4.7 milyar TL ciro yapmış, karı ise sadece cirosunun %0,1’idir (BİM ilk çeyrek sonuçlarını henüz açıklamadı) .

Yani kıskananları çatlatan indirim marketler yaptıkları ciroya oranladığınızda ciddi  küçük kar marjları ile çalışmaktadırlar. Üstelik bu marjlarla çalışırken sürekli tedarik zincirini iyileştirmek ve geliştirmek yatırım yaparlar. Aynı zamanda sürekli fiyat indirerek rekabet yapan, internet ve eve servis hizmetlerini farklılık unsuru olarak geliştiren Migros, Carrefour ve orta büyüklükteki diğer zincir marketlere karşı da iş modellerini  korumak için aynı hizmetlere de yatırım yapmak zorundadırlar!

Tüm veriler böyle iken kıskançlıktan çatlayanların gazıyla indirim marketleri güncel  ekonomik şartların sonucu olarak fiyatlar arttığında günah keçisi ilan ederseniz kusura bakmayın ama zırvalamanın da üst seviyesine çıkarsınız. İndirim marketlerin herhangi bir karegoriyi karsız satması demek, zaten düşük karj marjlarını daha da düşürüp rekabet edemez hala gelmeleri demektir

Lien Lamey’in 2014 yılında European Journal of Marketing’de çıkan araştırması, bir ülkede ekonomik aktiviteler % 1 azaldığınızda indirim marketler sektöründe büyümenin % 2.3 olduğu bulunmuştur (2).

Dolayısıyla yaşadığımız salgında  indirim marketlerin küçük kar marjları ile çalışarak orta direğin büyük bir sorununu çözdüğü çok açıktır. Bu durumda iyi ki indirim marketler var da vatandaş ihtiyaçlarını ucuza karşılıyor diye sevineceğiniz yerde onları baltalayacak soruşturmalar açar, toplum önünde suçlayıp çalışanlarının morallerini bozarsanız, ayağınıza sıkarsınız şimdiden söyleyeyim..

Şu anda iddia ediyorum eğer indirim marketler bu sayıda, bu yaygınlıkta  ve ucuzlukta olmasaydı siz “yarın seçim olsa” araştırmalarında kim ne kadar oy alabiliyor görürdünüz!

Bu nedenle hem zırvalamayı hem de indirim marketlerden elinizi çekin, piyasanın düzenlemesini görünmeyen ele bırakın.. Eğer indirim marketler bugüne kadar kimse gölge etmediğinde sorunsuz büyüdülerse emin olun bundan sonra daha sorunsuz büyürler.

Benim elimdeki veriler ekonomist olarak böyle diyor. Aslında sizin elinizdeki veriler de aynısını diyor da ah işte şu popülizmin dayanılmaz ağırlığı!

Ah Ahh!

(1) Maamoun Ahmed, The U.S Grocery Industry in the 2020S: Who will come out on top? Journal of Business Disciplines, 2019, v.3,n.1.

(2) Lien Lamey, Hard economic times: a dream for discounters, European Journal Marketing, 2014, vol.48.