Hollanda’dan Nazi uygulaması: Cezasız kalmasın

Hollanda demokrasiyi ayaklar altına alan, diplomatik kuralları yok sayan skandal bir uygulamaya imza attı.

Hollanda demokrasiyi ayaklar altına alan, diplomatik kuralları yok sayan skandal bir uygulamaya imza attı. Önce Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun ülkeye girişi yasaklandı, ardından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’ya adeta eziyet etti.
Kaya’nın Rotterdam’daki büyükelçiliğine gidişini polis zoruyla engelleyen Hollanda, ardından bakanın beraberindekileri gözaltına aldı.

HOLLANDA POLİSİNDEN SKANDAL SÖZLER
Hollanda polisi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya’ya Hollanda’yı terk etmesi gerektiğini söyledi. Hollanda polisi, "Gitmediğiniz taktirde başka uygulamalar yapılacaktır. Mesela sizi içeri de atabiliriz!" diyerek diplomatik bir skandala imza attı.
İşte Bakan Kaya ile Hollanda polisi arasında yaşanan o diyalog:
Bakan Kaya: Hareket özgürlüğümü kısıtlıyorsunuz, Ben kendi ülkemin topraklarına gideceğim
Polis: Hollandayı terketmenizi istiyoruz. Yoksa Özel tim sizi bekliyor. Şimdi arabanıza binip Almanya’ya gidebilirsiniz . Şimdi hemen çıkıp gidebilirsiniz
Bakan Kaya: Ben konsolosluk binasına gideceğim. Siz bana izin verene kadar buradayım. Hiçbir yere gitmeyeceğim
Polis: Gitmediğiniz takdirde başka uygulamalar yapılacak. Mesela sizi içeri alabiliriz.
Bakan Kaya: İstediğiniz uygulamayı yapabilirsiniz. Ben buradan tüm dünyaya sesleneceğim biraz sonra . Bu yaptığınız anti demokratik uygulamayla Hollanda olarak siz ifade özgürlüğünü, hareket özgürlüğünü, her türlü demokratik hakkımı şu anda ihlal ediyorsunuz. Burası benim ülkemin konsolosluğu ve siz benim oraya gitmeme izin vermek zorundasınız.
Polis: Siz onu bakanlarla görüşün
Bu konuşmanın hemen ardından Bakan Kaya rezidansa gitmek üzere harekete geçti. Polis bu defa “Kapalı oraya gittiğiniz takdirde arkadaşlar sizi uyaracaktır” sözlerinin hemen ardından Bakan Fatma Betül Sayan Kaya’nın önüne polis barikatı kuruldu. Ve polisler, “stop, stop “ diye bağırarak Bakan Kaya’nın hareket etmesini engelledi.
Bakan Kaya bir süre sonra zor kullanılarak Almanya sınırına götürüldü. Rotterdam’daki Türk büyükelçiliği önünde toplanan Türkler ise polis şiddetiyle dağıtıldı.

IRKÇI LİDER PROVOKASYONA DEVAM ETTİ
15 Mart’ta genel seçimlerin yapılacağı Hollanda’nın aşırı sağcı ve ırkçı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders ise, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Roterdam’daki Türk Başkonsolosluğuna alınmaması, Türkiye’ye yönelik antidemokratik uygulamaları protesto eden açıklamalarına sosyal medya üzerinden cevap verdi.
Daha önce de ülkede Müslümanları istemediği, Kuran’ı Kerimin yasaklanması gerektiği yönünde açıklamalarıyla tepki çeken Geert Wilders, yaşanan durumu adeta seçim malzemesine dönüştürdü. Wilders, sosyal medya hesabından gece boyu tweet atarak Bakan Kaya’ya “Git ve asla geri dönme, lütfen Hollanda’daki tüm Türk taraftarlarınızı da yanına al. Güle güle” diye yazdı.

TÜRKİYE’NİN TEPKİSİ SERT OLDU
Türkiye’nin bu faşizan uygulamaya tepkisiyse sert oldu. Hollanda’nın İstanbul ve Ankara’daki temsilcilikleri önünde toplanan vatandaşlar durumu protesto ederken, Başbakan Binali Yıldırım da bir açıklama yaptı. İşte o açıklama:
"16 Nisan halk oylaması bilgilendirme çalışması amacıyla Almanya’ya giden Aile ve Sosyal Politikalar Bakanımız Sayın Fatma Betül Sayan, buradaki çalışmalarının akabinde Hollanda’ya geçmiş ve orada bulunan vatandaşlarımızla bir araya gelmeyi arzu etmiştir. Ancak Hollanda polisi, Bakanımızın vatandaşlarımızla bir araya gelmesine izin vermemiş, böylece gün boyu kamuoyuna malum olan büyük bir diplomatik skandal ortaya çıkmıştır. Bu durum tarafımızca en kuvvetli şekilde protesto edilmiş, Hollandalı muhataplarımıza bunun karşılığının en ağır şekilde verileceği ifade edilmiştir. Çeşitli düzeylerde yapılan diplomatik temaslara rağmen makul bir çözüm sağlanamamış olup, Bakanımız planladığı toplantıyı gerçekleştiremeyerek Hollanda’dan ayrılmak durumunda kalmıştır. Her fırsatta demokrasiden, ifade özgürlüğünden, insan haklarından bahseden sözde Avrupalı dostlarımız, bu olay karşısında bir kez daha sınıfta kalmıştır. Aziz milletimiz bilmelidir ki, Türkiye’ye ve diplomatik dokunulmazlığı bulunan bakanlara karşı yapılan bu kabul edilemez muameleye misliyle karşılık verilecektir. Hollanda’da, Almanya’da, Avrupa’da yaşayan vatandaşlarımızın sağduyu ile hareket etmelerini, tahriklere asla itibar etmemelerini istiyorum. Bu aymazlıklara ve faşizan uygulamalara verilebilecek en güzel cevap, 16 Nisan’da sandıkta olmalıdır. Bu ve buna benzer olaylar, bizim millet olarak birliğimizi ve beraberliğimizi daha da güçlendirecek, gerçek dost ve düşmanlarımızı yakından tanımaya vesile olacaktır. Siyasi parti başkanlarına yaşanan bu krizde göstermiş oldukları milli duruştan dolayı Ak Parti Genel Başkanı ve Başbakan olarak teşekkür ediyorum."
(İHA)