Yaprak Dökümü'nün Hayriyesi Güven Hokna: Fahriye Evcen ve Gökçe Bahadır arasında çekişme vardı

Yaprak Dökümü dizisinin başrol oyuncularından Güven Hokna Teve 2'de yayınlanan 2.sayfa programına konuk oldu. Güven Hokna Yaprak Dökümü seti ile ilgili samimi açıklamalarda yaptı. Peki Güven Hokna neler söyledi? Meğerse dizide Fahriye Evcen ve Gökçe Bahadır rekabeti yaşanmış...

Yılların usta ismi Güven Hokna 2.sayfa programına konuk oldu. Teve 2'de yayınlanan programa konuk olan Güven Hokna Yaprak Dökümü setinde yaşananlar ile ilgili samimi açıklamalar yaptı. Hokna'nın söyledikleri ise merakla araştırılıyor. Peki Güven Hokna neler söyledi? Yaprak Dökümü setinde neler oldu? Fahriye Evcen ve Gökçe Bahadır rekabet mi ettiler?Merak edilen detaylar haberimizde...

Usta oyuncu Güven Hokna, televizyon tarihine damga vuran Yaprak Dökümü dizisini ve oyuncularını anlattı. İşte Hokna'nın açıklamaları:

* 1 Nisan 1946 doğumluyum. Bundan 3-4 sene önce bir diyetisyen 'sizi zayıflatacağım' dedi.Biraz umutsuz gittim ama 13 kilo verdim. Kilo verince sarkmalar oldu tabii ki ama yüzümü asla elletmedim. Ben bu deformasyonu, bu tecrübeleri elde edene kadar kaç perde kapattım, kaç ışık söndürdüm biliyor musunuz? O kadar birikimi kısa sürede bir doktorun ellerine emanet eder miyim?

* Estetik yaptırana karşı değilim. Halil'in yüzüne yaptırdığı uygulamalar çok belli zaten. İstediği kadar kaşı oynamasın, bir bakışıyla derdini anlarım. Oyunculuğuna laf yok. O yüzüne müdahale yaptırırken mutlu. 'Yaptırma' dersem mutluluğuna gem vurmuş olurum. Ben mesleğini çok sevenlerdenim.

* Yaprak Dökümü zamanında Neslihan çok küçücük, çok zarifti. İzmit'te oturuyordu. Sete şehir dışından anneciği ile gelir giderdi. Bu kadar ilerleyebileceğini kimse tahmin etmezdi, ben de etmedim. Birbiri ardına yaptığı sinema filmleri gerçek Neslihan'ı ortaya çıkardı. Çok güzel, çok hoş bir kızdı.

* Ben Fahriye ile Gökçe'nin yükseleceğini tahmin ediyordum. Bennucuğum, yavrum benim o zaten temelden tiyatrocu bir kız. Yaprak Dökümü onları en kaprissiz, en yalın, en masum halleriyle yetiştirdi.

* Biz tam bir aileydik. Halil hala beni aradığında 'Karıcığım nasılsın' der, 'Güzel kadın', 'döşü güzel kadın' der. Gençler için gerçekten bir okul oldu orası. Yönetmeninde setcisine, ışıkçısından çaycısına Yaprak Dökümü'ndeki o haz mükemmeldi. İyi ki oynamışım Yaprak Dökümü'nde.

* Fahriye mükemmel teni olan bir kızdı. Işıl ışıldı. Damarları görünürdü. Çok duru, çok şeffaf, porselen gibi bir kızdı. Beni düğününe çağırmadı ama ben hiç alınmadım. Çünkü o farklı bir yol seçti. Bir yerde görsem yine atlarız birbirimizin boynuna. Bennu ile hala görüşüyoruz.

* Deniz Çakır çok akıllı bir kızdır. Çok da yeteneklidir. Her türlü rolü güzel oynar. Hatalar neden var? İnsanız. Hepimizin tökezlediği anlar oluyor. İnşallah düzelir. Basında çıkan her şeye de inanasım gelmiyor.

* Karşısında çok güçlü taraflar var. Umarım öyle şeyler yaşanmaz. Deniz'in bu camiadan silinmesi çok büyük kayıp olur. İnşallah birbirinden güzel projelerle ekrana döner.

* Gökçe ve Fahriye arasında tatlı bir rekabet vardı. Biri diyete başlar, diğeri de çaktırmadan diyete başlardı. Şimdi stüdyonun kapısından çıkıp Fahriye ile karşılaşsam candan sarılırım.

* Ben sürtük rollerini çok iyi bilirim. Karakteristik olarak külhan bir sürtük kadın değil de, halkın içine baktığında bir şeyler hissedeceği bir sürtük karakteri daha güzel olurdu. Kayıp Şehir'de o duygular çok öne çıkmamıştı. O dönem topa tutuldum cevap vermekten aciz değilim ama o polemiklere girmek istemedim.

* Dizinin tekrarlarını hala izliyorum. Üzülerek bakmıyorum içine giriyorum. Çünkü yaşadığım şeyler... Modern Türkiye, teknoloji falan diyoruz ama çıtır çıtır yanan sobayı özlemiyor muyuz? Ağzımızın tadı tuzu maalesef yok artık. Resimlerim duruyor. Anılarım duruyor. Yaprak Dökümü öyle bir işti ki, maddi olarak saklayacak hiçbir şeyin yok. ama manevi olarak sırtlamaya kalksan çuvala girmez.

* Bizim setimizde hiç dedikodu, kavga olmazdı. Çünkü gençler bizi çok sayardı. Halil bir baba ben bir anneydim o sette.

Oyuncu, Yaprak Dökümü dizisinde kızını canlandıran Gökçe Bahadır’ın Kayıp Şehir’de canlandırdığı s..tük rolü hakkında “Keşke oyunculuğuyla bir yerlere gelseydi” eleştirisinden sonra topa tutulduğunu söyledi.

Hokna şöyle konuştu: “Ben s..tük rollerini çok iyi bilirim. Karakteristik olarak külhan bir s..tük kadın değil de, halkın içine baktığında bir şeyler hissedeceği bir s..tük karakteri daha güzel olurdu. Kayıp Şehir’de o duygular çok öne çıkmamıştı. O dönem topa tutuldum cevap vermekten aciz değilim ama o polemiklere girmek istemedim.”

“ALİ SUNAL GÖKÇE’Yİ İSTERKEN YANINDAYDIM”

Eski rol arkadaşıyla ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunan Hokna, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Gökçe’yi yadırgadığımı söyleyebilirim. Ali Sunal, Gökçe’yi istemeye gittiğinde ikinci annesi olarak yanındaydım. Çok da severim Gökçe’yi ama yanlış adımlar attı. Keşke bir yerlere tamamen oyunculuğuyla, efendiliğiyle, dürüstlüğüyle gelseydi.

Tamam gençtir mini etekler giyer, açık bluzlar giyer ama bunlar çok tehlikeli sular. Küçük küçük açılmalar küçük küçük yanlışlar büyür ve kocaman olur. Sonra seni böyle kabul ederler. (Kayıp Şehir’deki performansı için) Kötü kadın oynamak zordur. Özellikle de s..tük oynamak çok zordur.”

GÜVEN HOKNA

Güven Hokna (d. 24 Ocak 1946, Ankara), Türk tiyatro, sinema ve dizi sanatçısı. Özellikle Ferhunde Hanımlar, Yaprak Dökümü, Kurtlar Vadisi, İkinci Bahar ve Zerda dizilerindeki rolleriyle tanınır.

Ankara Devlet Konservatuvarı 1967 yılı mezunu olan Hokna, 35 yıl Devlet Tiyatroları'nda çalıştı. Ferhunde Hanımlar dizisiyle tanınan ve Eşkıya filmiyle adını duyuran sanatçı, mesleğinde asıl zirveye İkinci Bahar dizisindeki Neriman rolüyle ulaştı. Kanal D'de yayınlanan Yaprak Dökümü adlı dizide Hayriye Tekin karakterini canlandırmıştır.

ROL ALDIĞI TİYATRO OYUNLARI

Memur Oğlu Memur : Dinçer Sümer - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1994
Gecenin Kulları : Dinçer Sümer - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1992
Galilei'nin Yaşamı : Bertolt Brecht - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1990
Bulunmaz Adam : Alan Ayckbourn - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1990

Fadik Kız : Orhan Asena - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1988
Yedi Kocalı Hürmüz : Sadık Şendil - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1987
Ruhlar Gelirse : Noël Coward - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1986
Sacide (oyun) : Ülker Köksal - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1984

Otelci Kadın : Turan Oflazoğlu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1984
Gecikenler : Nazım Kurşunlu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1982
İntikam (oyun) : Nikolai Erdman - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1981
Dün Neredeydiniz : Necati Cumalı - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1981

Kadınlarda Savalı Yitirdi : Curzio Malaparte - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1980
Öyle Bir Nevcivan : Nezihe Araz - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1979
Ayyar Hamza : Ali Bey - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1978
Erkek Satı : Fazıl Hayati Çorbacıoğlu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1976
Pas Pas (oyun) : İon Baişeu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1975

Parkda Bir Sonbahar Günü : Recep Bilginer - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1975
Ebe Kaya : Erdoğan Aytekin - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1974
Akın (oyun) : Faruk Nafiz Çamlıbel - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1973
Kurt Dişi : Ahmet Oktay - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1973
İbişin Rüyası : Tarık Buğra - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1972

Evhami : Feraizcizade Mehmet Şakir - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1972
Kahvehane (oyun) : Carlo Goldoni - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1970
Silahlar ve Melekler : Ferdi Merter - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1969
Midasın Altınları : Güngör Dilmen - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1969

Kör Kadı : Nazım Kurşunlu - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1969
Hırsızlar Balosu : Jean Anouilh - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1969
Balıkesir Muhallebicisi : Reşat Nuri Güntekin - Ankara Devlet Tiyatrosu - 1968

YAPRAK DÖKÜMÜ

Yaprak Dökümü, Kanal D de yayınlanan Reşat Nuri Güntekin'in Yaprak Dökümü adlı eserinden günümüze uyarlanmış dizidir. Daha önce 1988'de TRT 1 ekranlarında yayınlanmıştır. 2013-2014 yılları arasında tekrarları Beyaz TV'de verilmiştir ve 2014-2015 yılları arasında tekrarlarını TV2 vermiştir. 2016 yılından itibaren tekrarları yine TV2'de yayımlanmaya başlamıştır.

Yaşamını biri erkek olan beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz kişilik vermeye adayan "Ali Rıza Bey", yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı "Necla" da İstanbul'da üniversite eğitimi kazanınca, ailece İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. "Leyla"'nın üniversiteye hazırlık kursu, "Necla" ve "Ayşe"'nin ise okul masrafları aileyi sıkıntıya sokar ve "Ali Rıza Bey" yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de ilkelerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder.

Şartlar artık daha zor olduğu için, anne "Hayriye Hanım" eşinin işten çıkma kararını desteklemez ve evde huzursuzluklar başlar. Askerden dönen "Şevket" bir bankada çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü evli bir kadın; "Ferhunde"'ye kaptırır ve "Ferhunde" kısa zamanda dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz adlı kişinin de aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Yine "Ferhunde"'nin bitmek tükenmek bilmeyen oyunları, "Şevket"'in, karısının isteklerine boyun eğişi, "Leyla" ve "Necla"'nın davranışları, "Hayriye'nin evi idare edemeyişi aileyi zor duruma düşürür. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.