Gülen, yemin metninin ilk satırını neden karaladı?

Yeni Akit yazarı Hasan Karakaya, "1966’dan, 2015’e... Gülen’in kodları, Paralel’in şifreleri!" başlıklı yazısında çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. İşte Karakaya'nın o yazısı...

“Paralel İhanet Çetesi” ya da “Fetullahçı Terör Örgütü” dediğimiz illegal örgüt, son günlerde yeniden gündemde...

Gerçi, hep gündemdeydi ama bu defa “üst düzey yöneticilere gözaltı kararı” ile gündemde!..

Bu “gözaltı kararları” ile “FETÖ” ya da “Paralel Devlet” dediğimiz yapılanmanın “şifre”leri ve “kod”ları tek tek çözülmeye başlandı...

Geçenlerde Anadolu Ajansı’ndan geçen ve gazetelerde de yer alan haberler, “örgütün şu andaki kadrosu”nu deşifre ediyor...

1966’DA 14 KİŞİYDİLER!..

Oysa, 2015’e gelmeden, taa 1966’lara gitmek gerekiyor...

2 Aralık 2005 tarihli Tempo dergisinde, “Fetullah Gülen’in Kodları”başlıklı bir “araştırma dosyası” vardı...

Dosya; “Alvarlı Efe’nin dergâhından çıkıp, Edirne ve Kırklareli’nde sıradan bir vaizken, koca bir eğitim imparatorluğu kuran Fetullah Gülen kimdir?”sorusuyla başlıyordu...

Nilüfer Kas tarafından hazırlanan dosyada, “Fetullah Gülen’in kodları”nı çözmek için “1966 yılı”na gidiliyor ve şöyle deniliyordu:

“1966 yılında, 26 yaşındaki genç vaiz, güvendiği 14 kişiyle uzun ve sonu belli olmayan bir yolculuğa çıktı...

Fetullah Gülen’in liderliğinde, eğitim seferberliği için bir araya gelen bu 14 kişi,  1986’ya kadar, yani 20 yıl boyunca hiç aksatmadan, her ay bir araya geldi...

İLK SATIR NİYE KARALANDI?

İlk toplantıda, Fetullah Gülen bir görev dağılımı yaptı... Kendi ifadeleriyle bir Hizmet Prensipleri, yani bir Anayasa hazırladı.

Kadroya dahil olanlar, hazırlanan metne, La Yenkatı, yani kefaretle dönüşü olmayan bir yemin ettiler...

İlginç olan, yemin metninin ilk satırının karalanmış olmasıdır...

Orijinal metinde, sadakatle bağlı kalınacak kişi olarak Fetullah Gülen’in ismi yazıldı... Ancak, doğabilecek tepkiler göz önüne alınınca Gülen’in isminin üzeri karalanarak, yerine “Kur’an” yazıldı...

Ancak metin yenilenmedi...”

20 yıl aradan sonra ekibe, Mustafa Özcan ve Dr. Kudret Ünal katıldı.

Ancak o günden sonra Fetullah Gülen önemli bir karar aldı...

Kadroda yer alanların hiçbirine danışmadan, kadroyu dağıttı ve birbirleriyle görüşmelerini yasakladı... Değişik bahane ve sebeplerle bile;“3 kişi bir araya gelemez ve konuşamaz” oldu!..

Daha sonra; “kadro”daki birçok isim, Gülen’le yollarını ayırdı ve “hain” ilân edildi... Ki, Latif Erdoğan, Nurettin Veren ve Kemaleddin Özdemir,bunlardan üçüdür... Tabiî, Ahmet Keleş ve Hüseyin Gülerce’yi de unutmamak lâzım!..

PARALEL’İN ETKİLİ İSİMLERİ

Peki, yanında kimler kaldı?..

Barbaros Kocakurt, İsmet Aksoy, İsmail Büyükçelebi, Cemil Koca, Cevdet Türkyolu, Dilaver Azim, İbrahim Kocabıyık, Mehmet Ali Şengül ve Mustafa Özcan gibi isimler örgüt içerisinde, Gülen’den sonra en etkili isimlerolarak göze çarparken, 60 kişinin geçtiğimiz Cuma günkü operasyonlardan önce yurtdışına kaçtığı anlaşıldı...

Emniyet güçlerinin; amaçları “devletin kılcal damarlarına sızmak” olanFetullahçı Terör Örgütü ya da Paralel Devlet Yapılanması’na yönelik operasyonlarıyla, örgütün işleyişi de bir bir gözler önüne serildi...

Elebaşı ABD’de yaşayan örgütün, Baş Yüceler Şûrası’ndan Yüksek İstişare Heyeti’ne, himmet toplayanlardan kimlerin nereye atanacağına karar verenlere kadar geniş bir yelpazede yapılandığı ortaya çıktı...

En son, geçtiğimiz Cuma günü yapılan operasyon, haklarında gözaltıkararı çıkarılanların tamamı, örgütün kilit isimleri olduğu için, öncekilerden farklılık arz ediyor.            

• Hakkında gözaltı kararı çıkarılan 73 kişiden, örgütün görsel yayından sorumlusu Hidayet Karaca, halen cezaevinde bulunuyor. Operasyonda gözaltına alınan 5 kişi ve aranan 7 kişi dışında, yurtdışında olduğu değerlendirilen 60 şüpheli de örgütün önemli isimleri arasında gösteriliyor.           

HER MARİFET ONDA!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ/PDY ana soruşturması kapsamında, hakkında yakalama kararı bulunan ve yurtdışında olduğu bilinen Fetullah Gülen birinci sırada yer alıyor.           

Emniyetin yaptığı soruşturmada FETÖ/PDY lideri Fetullah Gülen’in mesleği kayıtlarda yazar, bestekar, heykeltraş, karikatürcü, gravürcü, ebru sanatçısı ve emekli vaiz olarak bulunuyor.       

• Emniyetin soruşturmasında, Amerika’da Gülen’in yanında olduğu değerlendirilen Cevdet Türkyolu’nun, FETÖ/PDY’nin ikinci adamı olarak bilindiği ve örgütün illegal alanlarının sorumlusu olduğu belirtiliyor.Fetullah Gülen’in en mahrem sırlarını bildiği ve örgütün illegal para kasasını tuttuğu belirlenen Türkyolu, Gülen’in korumalığını yapıyor ve aldığı talimatları örgüt üyelerine iletiyor.           

Gülen ile akrabalık ilişkileri de bulunan Türkyolu, Gülen’in kardeşiSeyfullah Gülen’in kızı Mebrüke Türkyolu ile evli. Türkyolu ayrıca açık kaynaklarda örgütün kaset ve ses montajlama işini yaparak bilgi işlem kısmı sorumlusu olduğu değerlendirilen Emre Erus’un da dayısı.

MUSTAFA ÖZCAN, 2. ADAM!

• FETÖ/PDY içerisindeki kilit isimlerden biri de Mustafa Özcan. Gülen ile doğrudan bağlantı kurabildiği belirlenen Özcan, örgütün içerisinde ikinci lider ve fiili örgüt yöneticisi olarak biliniyor.           

• Gözaltına alınanların ifadelerine göre 28 Ağustos 2015’te yurtdışına çıktığı tespit edilen Mehmet Ali Şengül’ün, örgütün eski Türkiye İmamı olduğu ve Gülen ABD’ye gittiğinde yerine vekil olarak geçtiği kaydedildi.           

•  Yurtdışına 6 Eylül 2010’da kaçtığı belirlenen İsmail Büyükçelebi, İzmir Basmane’deki örgütün ilk faaliyetlerini yürüten ve Gülen’e ilk bağlılık yemini eden kişilerden biri olarak kayıtlara geçti. İfadelere göre Büyükçelebi halen FETÖ/PDY’nin ABD imamı olarak görev yapıyor.           

• Örgüt içindeki en eski isimlerden biri olarak göze çarpan İbrahim Kocabıyık, 04 Ekim 2015’te yurtdışına kaçtı. Kocabıyık hakkında soruşturma dosyasında, Fetullah Gülen’in ilk talebelerinden ve FETÖ/PDY içerisinde genel yetkililerden olduğu, Gülen’e bağlılığı ile bilindiği, yapı içerisinde denetmenlik ve müfettişlik yaptığı yönündeki bilgilere yer verildi.           

• TUSKON Genel Sekreterliği görevini yürüten Mustafa Muhammet Günay’ın, Gülen ABD’ye gitmeden önce ABD Büyükelçisi ile gerçekleştirdiği görüşmeyi sağlayan kişiler arasında bulunduğu belirtildi. Günay, 3 Kasım 2015’te yurtdışına çıkış yaptı.           

BAŞ YÜCELER ŞÛRASI           

• FETÖ/PDY’ye bağlı Turgut Özal Üniversitesi’nin mütevelli heyetinde görev yapan İsmet Aksoy’un, örgütün Türkiye mütevelli heyeti içerisindekifinansal sorumlulardan olduğu, Asya-Avrupa-Afrika kıtalarında örgütün sorumlu denetçisi olarak görev yaptığı, örgütün “Baş Yüceler Şûrası”nda yer aldığı ve FETÖ/PDY içinde emniyet imamlığı yapan ve 5 Şubat 2014’te yurtdışına kaçan Osman Hilmi Özdil’i yönettiği tespit edildi.           

• Özdil’in ardından ise Abdüllatif Tapkan’ın örgüt tarafından Emniyet İmamı olarak görevlendirildiği belirlendi.           

• Örgüt içerisinde ismi ön planda olan kişilerden biri de Mehmet Erdoğan Tüzün. 1 Ekim 2015’te Türkiye’yi terk ettiği ifade edilen Tüzün’ün, örgütün en yüksek karar mercii olan “Tayin ve İstişare Heyetinde” yer aldığı emniyet kayıtlarında mevcut.

• Aynı heyet içinde 6 Ağustos 2014’te yurtdışına çıkış yaptığı belirlenen Kaynak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Naci Tosun da bulunuyor.           

• Fetullah Gülen ile hareketi ilk kuranlardan olduğu bilinen Abdullah Aymaz’ın, 16 Eylül 2015’te yurtdışına çıktığı belirlendi. Aymaz’ınFETÖ/PDY Yüksek İstişare Heyeti içerisinde yer aldığı, 1997’de Fetullah Gülen’in Papa II. Jean Paul’u Vatikan’da ziyareti sırasında heyette olduğu,aynı zamanda Zaman Gazetesi Avrupa Koordinatörlüğü görevini yürüttüğü de tespit edildi.           

YARGIDAN SORUMLU İMAMLAR           

•  Kayıtlara “esnaf” olarak geçen ve 8 Ağustos 2014’te yurtdışına kaçtığıbelirlenen Ahmet Kara’nın, FETÖ/PDY’nin yargıdan sorumlu imamıolduğu, yargı organlarındaki FETÖ/PDY elemanlarına Fetullah Gülen’in bilgisi dahilinde doğrudan talimat vererek davaların sonucuna etki ettiği tespit edildi.           

• Öte yandan mesleği emniyet kayıtlarına “avukat” olarak geçen Ahmet Can da soruşturma dosyasına göre yargıdan sorumlu imamlardan ve 21 Şubat 2014’te yurtdışına kaçtı. Can, üniversite yıllarından itibaren yapı içerisinde yer aldı.

Latif Erdoğan’ın ifadesinde, FETÖ/PDY’nin yargıdan sorumlu imamıolduğu, yargı organlarında bulunan FETÖ/PDY elemanlarına Fetullah Gülen’in bilgisi dahilinde doğrudan talimat vererek davaların sonucuna etki ettiği belirtiliyor.           

• Yargıdan sorumlu ikinci imam olduğu belirlenen Osman Karakuş ise 22 Eylül 2015’te yurtdışına çıkış yaptı. Karakuş’un Emniyet Genel Müdürlüğü 1. Hukuk Müşavirliği ve bir dönem Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Tahkim Kurulu Üyeliği ile Polis Bakım ve Yardım Sandığı (Pol-San) Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptığı tespit edildi.           

KPSS’DE KİLİT İSİM

• Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Memur Suçları Soruşturma Bürosu’nca yürütülen soruşturma kapsamında “2010 KPSS sınavı”na yönelik yürütülen soruşturmada hakkında gözaltı kararı çıkartılan Mehmet Hanifi Sözen’in, 29 Kasım 2014’te yurtdışına kaçtığı kayıtlara geçti. Sözen’inTurgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Başkanlığı’nı yaptığı da belirtildi.           

BASINDAKİ BAĞLANTILAR           

Soruşturma dosyasına göre devletin çeşitli kademelere sızan FETÖ/PDY, basının gücünü de kullandı. Bunun için bir taraftan kendisine yakın basın kuruluşlarını kullanırken diğer taraftan kendisine tabi işadamları aracılığıyla yeni basın kuruluşlarını da bünyesine dahil etti.           

• Örgüte himmet yoluyla finansman kaynağı sağladığı belirlenen Koza-İpek grubunun Yönetim Kurulu Başkanı Hamdi Akın İpek’in, Bugün TV, Kanal Türk ile Bugün gazetesini bu kapsamda aldığı talimat doğrultusunda örgütün bünyesine dahil ettiği tespit edildi. İpek’in şirketlerine yönelik operasyon öncesinde 30 Ağustos 2015’te yurtdışına çıktığı belirlendi.           

• Örgütün basın kolunda yer alanlardan biri olan Önder Aytaç’ın, 17 Kasım 2014’te yurtdışına kaçtığı, Cihan Haber Ajansı’nın eski Genel Müdürü olduğu, Samanyolu TV’de çalıştığı, örgüte müzahir gazeteci-yazarlardan olduğu ve PDY ile ilgili birçok konferans verdiği tespit edildi.           

• FETÖ/PDY içinde yönetim kadrosunda faaliyet yürüttüğü belirlenenMustafa Yeşil, örgüt açısından büyük önem arz eden Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın 1 Ocak 2015 tarihine kadar başkanlığını yaptı, yerini iseCemal Uşşak’a bıraktı.           

Gözaltı listesinde ismi yer alan şüphelilerden Ahmet Kurucan’ın ise Zaman gazetesi yazarı olduğu, geçmişte Fetullah Gülen’in yanında kaldığı ve PDY adına aktif görev yaptığı belirtildi.           

ÖRGÜTÜN PARA KASALARI            

• Emniyetin kayıtlarına göre, örgütün Kuzey Irak İmamı olduğu belirtilenTalip Büyük, örgütün üst düzey sorumlularından... Ayrıca örgütün finansmanında kilit rol oynadığı ifade edilen Büyük, 5 Mayıs 2015’te Türkiye’yi terk etti.           

• FETÖ/PDY içinde Antalya imamı ve finans koordinatörü olarak görev yapan Nevzat Ayvacı ise emniyet kayıtlarına göre, 19 Kasım 2015’te yurtdışına çıktı. Gülen’in operasyon ekibi içerisinde yer aldığı değerlendirilen Ayvacı’nın, örgüt içerisindeki her türlü tayin, terfi ve yönlendirmenin yapıldığı “tayin heyeti”nin içerisinde yer aldığı belirlendi.           

• Örgüt için önemli isimlerden bir tanesi de Hüseyin Saruhan... Saruhan’ın örgütün para kasalarından biri olduğu ve örgüt adına himmet toplama faaliyetlerinde bulunduğu tespit edildi.           

• FETÖ/PDY’nin Ankara’daki okullarından sorumlu olduğu belirlenenCemil Koca, 4 Aralık 2014’te yurtdışına kaçtı. Koca’nın işadamlarından“himmet” adı altında yüklü miktarda paralar topladığı ve 2014 yılına kadar Ankara il imamı olarak faaliyet gösterdiği kaydedildi.           

GÜLEN’İN DOKTORLARI            

• Hacettepe Üniversitesi’nde rektör danışmanı olarak görev yapan Tuncay Delibaşı’nın ayda bir Fetullah Gülen’in yanına giderek sağlık kontrollerini yaptığı, Gülen ile doğrudan irtibatlı olduğu belirlenirken, örgütün üst kurulunda yer alan Kudret Ünal’ın da aynı şekilde Gülen’in doktorluğunu yaptığı, yapıya bağlı okullarda da etkili olduğu tespit edildi.           

ÖRGÜTÜN İMAMLARI           

Emniyetin gözaltı listesindeki isimler arasında örgütün “imam”ları da bulunuyor. Yurtdışına kaçtıkları değerlendirilen imamlar ve sorumlu oldukları bölgeler şöyle:           

• Şerif Ali Tekalan: Fatih Üniversitesi’nin kurucusu ve rektörü. Örgüt içerisinde üst düzey görevli. FETÖ/PDY’nin Türkiye İmamı olabileceği değerlendiriliyor. 24 Ekim 2015’te yurtdışına çıktığı tespit edildi.           

• Barbaros Kocakurt: PDY içerisinde bilgi akışını sağladığı, Fetullah Gülen’e ait tüm organizasyonların başındaki isim olduğu ve örgütün İstanbul il imamı olabileceği kaydediliyor. 7 Ağustos 2014’te yurtdışına kaçtı.           

• Bahattin Karataş: 1988’li yıllarda Ankara Maltepe Dershanesi’nin sonra da Serhat Koleji’nin müdürlüğünü yaptı. Örgütün Güneydoğu Bölge Sorumlusu... Van, Avusturya İmamlığı yaptığı, örgütün İrşattan Sorumlu Türkiye İmamı olduğu değerlendiriliyor. 18 Ocak 2011’de yurtdışına çıktığı belirlendi.           

• Sadık Kesmeci: FETÖ/PDY’nin Erzurum ve İstanbul bölge imamı.

• Murat Karabulut: Örgütün Asya imamlarından. 4 Şubat 2014’te yurtdışına çıktığı tespit edildi.           

• Muammer Türkyılmaz: Türkmenistan’da ikamet ettiği, örgütün Asya imamlarından olduğu belirlendi. 01 Eylül 2015’te yurtdışına çıktı.           

• Necdet Başaran: 1970’li yıllardan itibaren İzmir’de oluşturulan çekirdek kadro içerisinde olduğu, örgütün dış ülkelerle koordinasyonunu sağladığı ve Avrupa imamlığı yaptığı değerlendiriliyor... 3 Haziran 2013’te ülkeyi terk etti.           

• Ahmet Şahinalp: Örgütün Almanya imamı. 25 Mayıs 2014’te Türkiye’yi terk ettiği belirlendi.           

• Hüseyin Kara: Emekli din öğretmeni. Ankara’da örgüt adına sorumlu düzeyde görev yaptığı, ayrıca örgütün Uzakdoğu imamı olarak faaliyet yürüttüğü ve 21 Kasım 2015’te yurtdışına çıktığı belirlendi.           

• Necdet İçel: Gülen’in ilk talebelerinden. İzmir Müftülüğünden emekli. Örgütün Afrika kıtası sorumlusu olduğu ve üst düzey faaliyet yürüttüğü tespit edildi. 16 Ekim 2014’te yurtdışına çıktı.

• Hamdullah Bayram Öztürk: Örgütün Güney Amerika imamı. 23 Ocak 2011’de ülkey terk ettiği kayıtlara geçti.

• Harun Tokak: İsrail’de ikamet ettiği, FETÖ/PDY adına İsrail İmamı olarak faaliyet gösterdiği ve yapının İsrail ile olan irtibatını sağladığı belirlendi.10 Ekim 2015’te yurtdışına çıktığı tespit edildi.

• Halit Esendir: Zaman gazetesi, Samanyolu TV, Aksiyon dergisi gibi kuruluşlarında çeşitli görevler yürüttüğü, ayrıca Afganistan ve Pakistan’da örgüt adına sorumlu düzeyde faaliyet yürüttüğü belirtildi. 10 Eylül 2015’te yurtdışına çıktı.

• Süleyman Uysal, Ziya Demirel ve Suat Yıldırım’ın örgütte Alevi Hizmetlerinden Sorumlu İmamlar olarak görev yaptıkları tespit edildi. Bu üç isim de farklı zamanlarda yurtdışına çıktı... Son operasyonda, Suat Yıldırım gözaltına alındı.

GATA İMAMI

• Rıdvan Akovalı’nın GATA imamı olduğu, Harp Okulu ve Harp Akademisine girecek yapı mensuplarına sağlık raporu alınmasını ve yapıya yakın isimlerin askeri okullara girmesini sağladığı belirlendi. FEM dershanelerinden sorumlu Ahmet Kirmiç’in örgüt tarafından “mahrem”hizmetlerden sayılan askeri sınavlara öğrenci yetiştirme faaliyetlerinde bulunduğu, Marmara Bölge ve İstanbul İmamı olduğu değerlendiriliyor.

Suat Yiğit’in örgüte bağlı bazı komutanların sorumlusu olduğu, askeri lise ve harp okullarında örgüt imamlığı yaptığı, TSK kadrosu içerisinde örgüte bağlı albay ve yarbay rütbesindeki personellerin “ağabeyi” olduğu belirlendi.

Sait Aksoy’un ismi de Askeri ve Polis Okulu/Kolejine öğrenci alımını ve teminini sağlayanlar arasında geçiyor.

Yazımızı, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın; Türkmenistan dönüşü uçakta gazetecilere söylediği şu sözlerle noktalayalım: “Dünyanın neresine kaçarlarsa kaçsınlar, yaptıklarının bedelini er veya geç ödeyecekler.”

Ödemeliler de!..

Bu millete çok çektirdiler!..

------------------------------------

İBLİS’İN İTLERİ OLMASALAR; KUR’AN YAKMAZLAR, CAMİYİ ATEŞE VERMEZLERDİ!

“Eski Türkiye”de, belki haklılık payları vardı...

Çünkü devlet, “Kürt halkına zulmediyor”du...

“Görüşü engellediği” gerekçesiyle ağaçları kesiyor, “kovan”ları “içindeki arılarla birlikte” yakıyor, “PKK’ya yardım ve yataklık” ediyor diye, halkı göçe zorluyordu...

Dedim ya; “Kürt halkının isyan etmeye, PKK’nın eylem yapmaya” hakkı olduğu söylenebilirdi...

Ama, köprünün altından çok sular aktı...

AK Parti ve Tayyip Erdoğan, hem de taa 2005’te; “Ret, İnkâr ve Asimilasyon” politikalarına son verdiğini söyleyip, “Barış ve Kardeşlik Projesi”ni başlattı...

Kürt halkı ne istediyse, verdi!..

Yani, PKK’nın; “Silah bırakıp, Türkiye’yi terk etmek”ten başka çaresi kalmamıştı!..

Ama ne gittiler, ne silah bıraktılar!..

Tam aksine;

Güneydoğu’nun il ve ilçelerini Beyrut’a çevirdiler... Yaktılar, yıktılar, direnen Kürtleri öldürdüler!.. “Cami”leri ateşe verdiler, “Kur’an-ı Kerim”leri yaktılar!..

Sizin anlayacağınız; 1990’lardaki “Ceberut Devlet”in yerini “Terör örgütü PKK” aldı!..

Şimdi; Kürt halkını göçe zorlayan PKK’dır!..

Tıpkı, “Geri Zekâlı Bush”un; “Ya bendensin, ya bana düşman” dediği gibi deyip, basıyor kurşunu!..

Bu haliyle PKK’lı teröristler;

Ya “İblis”tir, ya da “İblis’in itleri”dir!..

“İblis’in itleri” olmasalar; “Cami ve Kur’an yakmazlar, ilçeleri ateşe vermezler”di!..

Ama, geberecekler... Piçler de geberecek!..