Glasxs: Dinleyicilerime hayallerimdeki dünyadan sesleniyorum

Medyafaresi.com özel röportaj- 2016 yılında yayınlanan İngilizce albümü 'Planet Reverse'den sonra yeni albümü 'Mavi Toz Ormanda' ile bu kez Türkçe bir albüm ile karşımıza çıkan 'Glasxs' ile 2 Ağustos’ta gerçekleşecek olan Lansman konseri öncesi tatlı bir sohbet gerçekleştirdik.

Belemir Çelebi / Berlin / Medyafaresi.com özel röportaj 

O bir masal perisi. Hatta kırmızı saçlı bir masal perisi diyebiliriz.
13 Temmuz'da 'Mavi Toz Ormanda' isimli albümü Epic İstanbul etiketiyle bütün dijital platformlardaki yerini aldı. Daha önce Yemen türküsüne yaptığı sihirli dokunuşu ile bizleri kendi masal dünyasına götürmeyi başaran Glasxs, bu kez yeni albümü ile bizleri hayallerindeki dünyaya götürmeyi hedefliyor.
Gerçek isimi Melis Uslu olan kırmızı saçlı masal perisi 'Glasxs' ile Berlin Londra arası güzel bir köprü oluşturduk ve 'Mavi Toz Ormanda' hakkında konuştuk. 

Öncelikle müzik ile nasıl tanıştın anlatırmısın biraz ?

Annem ilk kasedimi almak için bir kasetçiye soktuğunda Tarkan mı Burak Kut mu karar verememiştim, ikisinden birini seçemezdim, o da dayanamayıp ikisini de almıştı. Sonra hangisini daha çok seveceğim diye ağlayarak kasetlerini dinliyordum, bir onu bir onu ve o zamanlardan ablamla şarkı söylerdik. Ortaokul sonlarına doğru Admira Juanita klasik gitarını bana verdi, çalıp söylemeye başladım. 

Peki Glasxs ne demek ? Ne anlama geliyor ?

Alex Turner’ın Glass in the Park şarkısını çok severdim, oradan geldi Glass. Glass ismiyle başladım ilk olarak birkaç yıl önce, sonra çok fazla arama motoru sorunu ve çok fazla Glass isimli grup olması nedeniyle değiştirmem gerekti, Glasxs oldu, çok da tatlı bir enerjisi oldu.

Yaptığın müzik türü Indie - electronica olarak tanımlanıyor. Türk müzik dünyasında çok az karşılaştığımız bir müzik türü ile tanıdık seni. Peki neden bu tarz ? Senin için ne ifade ediyor ? 

Elektronik müzik yapmıyorum, indie / alternative de değil bu. Genel bir genre olacaksa işte bu ikisinin karışımıdır gibi geliyor, trip-hop ögeleri de var tabii, bir sürü şey daha var. Ama sanırım ilk olarak, çok sevdiğim James Blake’in kullandığını görmüştüm.

13 Temmuz'da Mavi Toz Ormanda isimli Albümünü piyasa sürdün. Hayırlı uğurlu olsun. Albümün yapım sürecini anlatırmısın biraz ? 

Ekim 2016’da ilk stüdyo albümüm “Planet Reverse” sonrası harıl harıl “Mavi Toz Ormanda”ya başlamıştım. Şarkılar bittikten sonra ise hummalı bir “e ne olacak şimdi” koşturmacası oldu. Harika insanlarla birlikte en iyi şey olsun diye koşturduk, uğraştık, sonunda bu yıl Sony Music ile anlaştım, çok mutlu ve heyecanlıyım, Sony’nin süper ekibi Epic İstanbul’dan çıktı albüm.

Albümde Deniz Tekin ile bir düet yaptınız. 'Sonuza kadar' parçası nasıl oluştu? Fikir kimden çıktı? 

Albümde bir düet yapma fikri vardı. Deniz’in sesini çok seviyorum, şarkıyı gönderdim. Hiç kırmadı, stüdyoya geldi kaydettik. 

Peki Albümün hikayesi nedir ? Albüm ile dinleyicilerine neler anlatmak istiyorsun ? 

“Başka Bir Dünya Yok” diye başlıyor albüm, “Retro Roketler” diye bitiyor. Retro roketler, uzay araçlarının iniş yaparken son anda hız kesmek için geriye doğru ateşlediği roketler. Yani bütün albüm de aslında biraz bu ikisi arasını anlatıyor. Artık umut kalmayan bir dünyadan yola çıkıp ne olduğu bilinmez yeni bir dünyaya iniş. 

Albümde çok ayrı bir dünyadan sesleniyorsun dinleyicilerine. O dünya nasıl bir dünya ? Hayallerindeki dünya diyebilirmiyiz ?

Bir kısmı hayallerimdeki dünya, bir kısmı içinde yaşadığımız durum, bir kısmı da aslında kabusların getirdikleri.

Albümün ismi Mavi Toz Ormanda. Bunun özel bir hikayesi var mı ? 

Albümün kaydettiğim ilk şarkısıydı. Hatta en başta adı “Biraz Kayıp”tı. Sonradan değişti. İlk günden beri de kendi aramızda da konuşurken hep sorarlar, niye şarkıda “mavi toz ormanda” diyorsun, “mavi toz orman” nedir diye… Bir cevabı da yok; ama düşününce kendimi görebildiğim, gözümü kapattığımda gözümün önüne gelen bir şey mavi-toz-orman.

Peki Deniz Tekin dışında kimlerle çalıştın albümde ? 

Albümdeki şarkıların (Kimse Bilmez harici) sözleri, müzikleri, düzenlemesi, kayıtları ve mixleri bana ait. Kendi stüdyom Radio Circus’ta yaptım hepsini. Bas gitarlar Eskiden beri birlikte çalıştığım dostum Grey Owl, İnanç Yılmaz’a ait. Bir de İnanç ve Orçun’un back vokalleri var bazı şarkılarda. Deniz Tekin’le olan düet dışında da Mehmet Güreli’nin muhteşem Kimse Bilmez’i var. Mastering Londra’da Procut London Studios’tan Iain Macdonald’a ait.

İlk albümün Planet Reverse ingilizceydi. Peki ikinci albümü neden Türkçe yapmaya karar verdin?

Aslında aklımda olan bir şeydi, ama belki liseden beri Türkçe söz yazmıyordum, hep İngilizce’ydi yazdıklarım. Ama iyi ki de böyle bir karar vermişim.

Yaptığın müzik ile kendini istediğin şekilde yeterince ifade edebildiğini düşünüyormusun ? 

Hep şöyle düşündüm, yaptığım, yapacağım müzik benim de açıp dinlemek istediğim, yaparken, söylerken, çalarken mutlu olduğum bir şey olmalı, öyle de tüm bu şarkılar. Öyle olunca haliyle ifade ediyor hissediyorum kendimi. Anlatacağım şeyi bu şekilde anlatıyorum. Umarım insanlar da öyle düşünüyordur. Ne tatlı olur.

Müzik adına heyecanlandığın bunu kesin yapmak istiyorum dediğin büyük bir hayalin var mı ? 

Konserler hakkında heyecanlandığım çok şey var. Onun dışında, şimdiden yeni şarkılar hakkında nasıl bir şey istediğimi biliyorum, o çok heyecanlı. 

2. Ağustos'da Albüm Lansman konserin var. Nasıl hazırlanıyorsun o geceye ? Heyecanlımısın?  

Klip için Londra’da Prangsta isimli acayip bir kostümcüye gidip provalarla düşünüp taşınıp harika şeyler seçmiştik. Lansman için de öyle çılgın bir şeyler yaptık yine Pransgta ile. maNga’nın muhteşem davulcusu Özgür Can Öney’le provalara giriştik Türkiye’ye gelir gelmez. Her şey çok heyecanlı. İlerde iyice çılgınlaştırmak istediğimiz bazı tatlılıklar daha olacak.

Lansmandan sonra, özellikle Türkiye'de konserler olacak mı ? Dinleyicilerini neler bekliyor ? 

Sonbahar’da bir mini Türkiye turnesi olacak.

Eklemek istediğin bir şey var mı ? 

Lansman 2 Ağustos’ta Asmalı Mescit’te Cemiyet İstanbul’da, kapı açılış da 20:30’da. Bir mavi mohikan punk davullar kralı, bir bass mühendisi büyücüsü prensi, ve ben sahnede olacağız! Herkese de çok sevgiler!