Gamze Özçelik hem naif, hem vahşi

Sürpriz yeni projeleri için gün sayan güzel oyuncu Gamze Özçelik, hayatındaki yenilikleri ve güzellikleri tüm samimiyetiyle Instyle Dergisi’ne anlattı...

GAMZE ÖZÇELİK FOTOGALERİ İÇİN TIKLAYIN

Son senelerde yırtıcı bir kişiliğim var. Hani kediler çok naiftir ama yeri geldi mi tırnaklarını çıkarmaktan çekinmezler. Bende de öyle bir şey var; hem çok naifim, hem de vahşi bir tarafım var.” Amerika seyahatinden yeni dönen güzel oyuncu Gamze Özçelik ile tamamen arındığı, dinlendiği ve yeniliklerle dolup taştığını belirttiği bir zamanda bir araya geldik. Pozitif enerji yüklü olan başarılı ismin hayattaki yegane tutkusu seyahat etmek. Yolculuktan söz açılınca bile gözlerinin içi parlayan, başka bir ülkenin, şehrin sokaklarında gezintiye çıkan Özçelik seyahat etmeye olan tutkusunu anlatmaya şöyle başlıyor; “Gezip yeni yerler görmeyi, yeni insanlar, yeni hayatlar başka ruhlar tanımayı çok severim. Mutlaka keşfetmem, izlemem, görmem, deneyimlemem lazım. Oyunculuk yaptığım için de bu çok önemli, faydalı bir şey bence. Bugüne kadar birçok ülke ve şehir gördüm ama görmediğim, beni adı geçtiğinde dahi heyecanlandıran çok egzotik, farklı kültürlere sahip ülkeler de var. Son zamanlarda İskoçya, Alaska gibi tatmadığım dokuları, tatları deneyimlemek, görmediğim yerlere gitmek istiyorum.” Oğlu Murathan’ın beş yaşına bastığı bu yıl tam bir yenilenme sürecine girdiğini belirten Özçelik, seyahat tutkusunu bir anne olarak da pratik hale getiren biri. “Murathan iki buçuk aylıktı, astım onu askıya, Kos’a gittim, yaklaşık iki ay kadar Kos Adası’nda yaşadık. Sonrasında yine Murathan yedi aylıkken İtalya’yı arabayla gezdik. Çocukla gezmek gerçekten çok zor ama ben hem gezmeyi sevdiğim, hem de oğlumdan ayrı kalmamayı istemediğim için tüm o zorluğu göze alıyorum. Nadiren onsuz gittiğim yerlerde huzursuz oluyorum. Mesela bu son New York gezisinde ayrı kalmak durumunda kaldık ve her gün Skype üzerinden konuştuk. Neyse ki ben arınmış bir şekilde ülkeye dönünce o da daha mutlu, enerjik bir anne görüyor karşısında.

” HAYATI YAŞAMAYI, SOKAĞI KOKLAMAYI SEVİYORUM...

Hayatta her ne yaparsa yapsın rahatlık ve doğallıktan vazgeçemeyeceğini her hareketinden anlayacağınız Özçelik; insanların içine karışmayı, hayatı yaşamayı, sokağı koklamayı seviyor. Söz stilini konuşmaya gelince modanın içinde yer alan biri olarak rahatlıkla anlatıyor; “Aşırı stil sahibi bir kadın değilim, hiçbir zaman da olmadım. Rahat, kafasına göre giyinen biriyim. Tabii ki güzellik kavramından her alanda hoşlanıyorum; güzel kıyafetler, ayakkabılar, takılar bunlar ilgimi çekiyor ama moda olduğu için değil, gözüme hitap ettiği için. Genelde yıllarca giyeceğimi düşünerek ayakkabı, çanta, deri ceket ve palto tercihlerimi daha belirgin ve iyi markalardan almaya çalışıyorum ama daha günlük şeyler için aramakla veya çok para harcamakla uğraşmıyorum.

”MUZUR KIZ ÇOCUĞU

Güzel oyuncunun feminen bir stili var ama dışarıdan gözlemlediklerinizin haricinde Özçelik’le biraz vakit geçirdiğinizde kendisinin tam bir muzur kız çocuğu olduğunu görebiliyorsunuz. Hayatın her aşamasında, içinden ‘yaramaz kız çocuğu’nu çıkarmayı ihmal etmediğini belirtiyor. En çok da aşık olduğunda bu özelliğinin kendini gösterdiğini söylüyor ve ekliyor; “Ben aşık olduğumda çok enerjik oluyorum; mutlu, yüzü gülen, kahkaha atan, sebepsiz yere muzurlaşan birine dönüşüyorum. Aslında son yıllarda aşka dair bakışım, duruşum şekil değiştirdi diyebilirim. Artık aşk denen duygunun dünyevi şeylerden çok doğaya, evladına, özetle yaratana ve onun sana verdiği tüm güzelliklere duyulan bir şey olduğuna inanıyorum.”

Canan dizisindeki tecavüz sahnesi.. VİDEO