Galatasaray'da Mustafa Denizli devri bitti!

Spor Yazarı Ercan Güven, sarı-kırmızılı yönetimin transfer politikasını eleştirirken, teknik direktör Mustafa Denizli ile Galatasaray arasındaki beraberliğin 2-1 kazanılan Akhisar Belediyespor maçı sonrası itibarıyla en alt seviyeye indiğini iddia etti.

Milliyet Gazetesi'nden Ercan Güven'in, 'Galatasaray'da Denizli devri bitti' başlıklı yazısı şöyle:
"Kurtar bizi baba” nidalarıyla yüzyılın transferi gibi Galatasaray’ın başına geçeceksin... “Kariyerim burada başladı, burada bitsin isterim” diyecek, kendini bağlayacaksın, Galatasaray’ı hiçbir kulübü sahiplenmediğin kadar sahipleneceksin... Transfer yapmak yerine “selefini” kovmayı etik açıdan dert edinmeyenlerin ekonomik durumunu anlayışla karşılayıp sadece bir­iki transfer isteyeceksin ­ki, senden tek beklenti “şampiyonluk kovalamak” işlevini yerine getiresin!

Olmayacak... Para yok diye geri çevrileceksin.

Gol adamın Burak hakkında transfer dedikoduları ayyuka çıkınca “kimse ayrılamaz, müsaade etmem” tavrıyla kırmızı çizgini çekeceksin? iki hafta sonra adamı Çin’de görecek, tek santrforla baş başa kalacaksın ki, onu da taraftar baskısıyla psikolojik olarak kaybetmişsin.

Sneijder’in, Podolski’n yeni Çin Yılı’nı kutlama mesajlarıyla cilve yapacaklar Uzak Doğu’daki üç katı paraya... Yönetim avuçlarını okşayacak, sen tırnaklarını kemireceksin.

Sebebini soramayacaksın bile... Çünkü yanıtı bileceksin:
“Para yok”!

Senden başka her yetkili/sorumlunun tek derdi para/kredi/UEFA olacak, hedefler bir bir kaybedildiğinde herkes dönüp sana bakacak. Belli ki, muhtemel UEFA cezasını çekmek için Avrupa bileti bile tehlikeye girince herkes sana saydıracak!

Ama ağzını açarsan Galatasaray’a ihanet etmiş duruma geleceksin.

Sonra soracaklar sana:
“Galatasaray’a geldiğin için pişman mısın”?
Ne yani... Bir de “yalan” mı söyleyeceksin?
(Pişman) “olmamak mümkün mü”?

***

Mustafa Denizli­-Galatasaray beraberliği önceki gün Akhisar maçı sonrası itibarıyla “dibi gördü”... Hukuken devam ediyor ama fiilen bitti yani... Çünkü, bizim futbolumuzda da yazılı olmayan kurallar vardır... Hangi cümlenin ne anlama geldiğini tribünden başkana kadar herkes anlar.

Mesela aynı yanıtı herhangi bir kulüp başkanı teknik direktörü için verse “bu adamla sözleşme imzaladığım için pişmanım” dese ne olurdu? herkesin malumu... O gün takımla vedalaşmaya başlardı hoca.

Tersi yüzüne dönmüş Galatasaray’da tam tersi oldu, teknik direktör pişmanlığını dile getirdi imza attığı için.

Aslında hemen ardından ceketini alıp gitmesi gerekirdi Mustafa Denizli’nin. Lakin, imzayı atarken o büyük büyük konuşmalar, kendini kulübe adamalar falan var ya...
“Arkamdan kaçtı dedirtmem” endişesi Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor ya... Sadece o tutuyor
hocayı.

***

Peki bundan sonra ne olur?
Galatasaray yönetiminin alınganlık gösterecek lüksü yok!..

Kulaklarının üzerine yatıp Mustafa Denizli’nin etinden/sütünden/yağından sonuna kadar yararlanma yolunu tercih edeceklerdir. “Madem öyle, kapı açık” diyemeyen Galatasaray’dan şu anda kurtulma şansı olmayan Denizli ise takımdaki eksikleri aklına gelen her türlü “fantezi” ile kapatmaya çalışacak, ufak ihtimal ama sahayı toparlayabilirse “mucize adam” olacak, aksi halde kendisi cesaret edemediği “ayrılık” kelimesini taraftar infiali ile birlikte­ yönetimden duyacaktır.

İkisi de “uyar” Mustafa Denizli’ye...

Galatasaray’ın ise tek seçeneği var:
Mustafa Denizli’nin çılgınlık etmesi ve başarılı olması.

Yüzyılın transferinden geleceği meçhul bir kulüp ile kariyeri tehlikede bir usta teknik direktör kalma olasılığı ne kadar yüksekse, “hatalar” o kadar büyük ve yaygındır.

Kaybedilen sadece sezon şampiyonluğu değildir... Galatasaray’ın gelecek beş senesi, bu hataların sahiplerini aramak ve sorgulamakla geçecektir.