Filiz Akın vasiyetini açıkladı, ötenazi istedi!

Türk sinemasının efsanesi Filiz Akın İzmir 9. İleri Yaş Sempozyumu’na Nazofarenks kanserini nasıl yendiğini anlattı ve vasiyetini açıkladı.İşte yeşilçamın unutulmaz yıldızı Filiz Akın'dan çarpıcı açıklamalar..

Filiz Akın'dan hayranlarına önemli açıklamalar. Türk sinemasının efsanesi Yeşilçam’ın unutulmaz sanatçısı, Filiz Akın İzmir 9. İleri Yaş Sempozyumu’na katıldı. Ünlü sanaçtı özel hayatı hakkında önemli açıklamalarda bulundu. Nazofarenks kanserini nasıl yendiğini, ve eski Mit müsteşarı Sönmez Köksal ile birlikte bu törende vasiyetini açıkladı. Filiz Akın kimdir?

Filiz Akın eşiyle vasiyetini açıkladı

İzmir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği işbirliğinde düzenlenen İzmir 9. İleri Yaş Sempozyumu’na katılan Türk sinemasının usta oyuncusu Filiz Akın, nazofarenks kanserini nasıl yendiğini anlattı. Eşi eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal ile vasiyetlerini de dile getiren Filiz Akın, “Yaşayacaksam kaliteli yaşayayım, eğer bağımlı olacaksam ve bitkisel hayata gireceksem öleyim.

Eşimle birbirimize vasiyet ettik, eğer öyle bir durum doğar ve Ötenazi hakkı tanınırsa bunu kullanma sözü verdik. Elbette beni hayata en çok bağlayan şey sevgi ve sizlerin duası” diye konuştu. Akın konuşması sırasında zaman zaman duygusal anlar yaşadı ve gözyaşlarına hakim olamadı.

Tarihi Havagazı Fabrikası’nda, İzmir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve Ege Geriatri Derneği işbirliğinde düzenlenen İzmir 9. İleri Yaş Sempozyumu’na, Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Sırrı Aydoğan, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun eşi Türkegül Kocaoğlu, Ege Geriatri Derneği Başkanı Fehmi Akçiçek, beyaz perdenin Avrupai yüzü ve sarışın yıldızı olarak da tanınan usta oyuncu Filiz Akın ile davetliler katıldı.

Açılış konuşmalarının ardından, Kültür Sanat oturumuna geçildi. Oturum başkanlığını Prof. Dr. Fehmi Akçiçek yaparken, konuk Filiz Akın oldu. 2002 yılında bir çeşit burun ve ağız arkası (nazofarenks) kanserine yakalandıktan sonra zorlu tedavi sürecini atlatan ve ABD’de kanseri yenen Akın, anılarını salondakilerle paylaştı.


AĞIR BİR KANSER GEÇİRDİM

En büyük acıların bile mizah ve sevgiyle atlatılabileceğini dile getiren Akın, “Ağır bir kanser geçirdim. Günde 11-12 saat kemoterapi aldığım oldu. İyileşeceğime hep inandım. Bana kanser teşhisi konduğunda çok kötü şeyler söylendi, eğer imkanı olan varsa bir başka yerden fikir alsın. Şu an halime şükrediyorum, çünkü benim gibi aynı kanserle mücadele veren bir arkadaşım mektup yazdı, konuşamıyor, yemek yiyemiyor.

Benim de sıkıntılarım var elbette. Tedavi sırasında ciğerimin üst kısmı yandı ve kış aylarında sıcak ülkelere gitmek zorundayım. Zatürre olmamam gerekiyor. Moralsiz hasta iyileşmiyor, moralli hasta da ilaç almış gibi oluyor” diye konuştu.

SANAT HAYATINA BAŞLADIĞI GÜNLERİ ANLATTI

Sempozyumu izleyenlerin de sorularını yanıtlayan Akın, sanat hayatına nasıl başladığı ile ilgili bir soru üzerine, Türk sinemasının ünlü oyuncu ve yönetmeni Memduh Ün’ü çok uğraştırdığını söyledi. Bir yarışmaya başvurduktan sonra kazandığını ve daha sonra korkup vazgeçtiğini kaydeden Akın, “Yaşım küçüktü ve Yeşil Çam’ın nasıl bir yer olduğunu bilmiyordum, neyle karşılaşacağımı bilmiyordum o yüzden korktum ve vazgeçtiğimi söyledim. Sonra Memduh Ün, İstanbul’dan Ankara’ya geldi.

İlerleyen dönemlerde çekimler sırasında acısını çıkarttı ama beni ikna etmek için çok uğraştı. Bana, ‘annenle İstanbul’a gel, kimlerle çalıştığımızı gör, eğer istemezsen devam etme’ dedi. Öyle başladı sinema hayatım” dedi.

EŞİYLE VASİYETİNİ AÇIKLADI

Ölümle yüzleşen biri olarak ölümden korkmadığını anlatan Filiz Akın eşi eski MİT Müsteşarı Sönmez Köksal ile yaptıkları bir konuşmayı paylaştı. Eşiyle vasiyetlerini açıklayan Akın, “Yaşayacaksam kaliteli yaşayayım, eğer bağımlı olacaksam ve bitkisel hayata gireceksem öleyim. Eşimle birbirimize vasiyet ettik, eğer öyle bir durum doğar ve Ötenazi hakkı tanınırsa bunu kullanma sözü verdik. Kalitesiz bir yaşam olacaksa misafirlik bitsin. Ötenazi hakkı verilirse kullanırım.

Ama sevgi alışverişini yapabilirsem yaşamayı tercih ederim. Elbette beni hayata en çok bağlayan şey sevgi ve sizlerin duası. Herkese günde en az 10 dakika spor yapmalarını öneriyorum ve tabi şekerden uzak durmalarını. Kanser bile şekeri çok seviyor. Yaşamayı seviyorum ama bu kaliteli bir yaşam olmalı. Eşimle ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda B12 gibi bazı vitaminlerin takviyesini alıyoruz.

Hormonlu gıdalardan ve temizlik gibi pek çok alanda kullanılan kimyasallardan uzak durmaya çalışıyoruz” diye konuştu.

EN BÜYÜK TEHLİKE GEÇ KALMA

Her türlü kanserin tedavi edilebildiğini ancak bunda erken teşhisin önemli olduğunu vurgulayan ve zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayan Akın şunları söyledi; “Bana ilk teşhis konduğunda çok ağır bir tablo çizildi. Kanserden çok sakat kalmaktan korktum. Erken teşhis çok önemli, eğer kronik bir rahatsızlığınız varsa mutlaka kontrol ettirin. Eşim her anlamda bana büyük destek oldu. Beni hiç bir zaman yalnız bırakmadı. Tedavi süreci askerlik gibiydi, bitti ve Allah’a çok şükür şu an buradayım.”

EŞİM MİT’İ ÇOK ŞEFFAFLAŞTIRDI

MİT Müsteşarı’nın eşi olarak ilk dönem korkularının olduğunu dile getiren Akın, “MİT kapalı bir kutu, ben ise sürekli toplum önündeyim. Açıkçası bu ilk dönemlerde beni çok korkutmuştu. Ama beni orada çok güzel karşıladılar ve benimsediler. Eşim MİT’İ çok şeffaflaştırdı. MİT’in kapılarını basına açtı. Eşim Paris’ Büyükelçisi olarak atandığında ben de Paris sefireliği yaptım. Bu ülke bana kraliçeliği yaşattı. Paris’te ülkemi en iyi şekilde tanıtmak için çok çalıştım. Bunu yaptığıma da inanıyorum hala orada ismimizden söz ediliyor. Bugün dünyada yaşananlar sevgisizlikten kaynaklanıyor.

Bütün eksikliklerine rağmen Türk filmleri çok seviliyor, çünkü orada sevgi abartı aşk ve samimiyet vardı” dedi. Usta oyuncu Akın’ın bir ülkeyi gezip yeniliklere açık olduğunu anlatan yardımcısı yakında Filiz Akın kurabiyeleri olarak yeni bir ürünün piyasaya çıkacağını söyledi. Akın’ın konuk olduğu oturumun ardından devam eden sempozyum yarın sona erecek.

Türk sinemasının sevilen sanatçılarından olan Filiz Akın sosyal medyaya adım attı.
Adına açılan onlarca sahte hesap olan Akın’ın resmi hesabı ise Filizakink oldu. Sanatçı, ‘Kimse Filiz Akın olduğuma inanmıyor. Sürekli gerçek hesabınız mı diye soruyorlar ama artık yaptığım paylaşımlarla inanmaya başladılar” diyor.Şu anda Amerika’da oğlunun yanında olan Akın, paylaşımlarına Amerika’dan devam ediyor ve hayranlarından gelen sorulara cevap vermeyi de ihmal etmiyor.

Filiz Akın kimdir?

2 Ocak 1943 tarihinde Ankara’da doğmuştur. Gerçek adı Suna Akın’dır. Annesi Leman hanımdır. TED Ankara Koleji’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü’ne kaydolan Akın, başarılı bir öğrenciydi. İyi derecede Fransızca ve İngilizce bilen, mimar olmak istemesine rağmen bir turizm acentasında çalışmaya başlayan Akın, 2 yıl süreyle şef olarak görev yaptı. Kolej yıllarından bir arkadaşının tavsiyesiyle sinema sektörüne girmeyi düşünmeye başlayan Akın, 1962’de Artist dergisinin düzenlediği yarışmayı kazandı. Yeşilçam’a adım atmasında önemli olan bu gelişmeden sonra Memduh Ün’ün yönetmenliğini yaptığı Akasyalar Açarken filmiyle sinema kariyeri başladı. Ardından Şakayla Karışık adlı filmde Ajda Pekkan’la başrolü paylaşan oyuncu, Kadın Berberi ve Kadın Terzisi filmlerinde canlandırdığı rollerle adını geniş kitlelere duyurdu.
Filiz Akın, dramadan komediye birçok farklı türde oyunculuğunun zirvesindeydi. Film yönetmeni Atıf Yılmaz ve Fikret Hakan’la nişanlandı. 1964 yılında izleyiciyle buluşan Yankesici Kız adlı filmdeki oyunculuğuyla da övgüler alan aktris, o dönemde yapımcı ve yönetmen olan Türker İnanoğlu ile tanıştı. İnanoğlu yönetimindeki birçok filmde başrolde oynayan Akın, bir süre sonra ünlü rejisörle 1964 yılında dünya evine girdi. Bu evlilikten İlker İnanoğlu (d. 20.08.1965) adında bir erkek çocukları oldu.1965 yılında Akın, filmografisine bir film daha ekledi: Kolejli Kızın Aşkı. Ayhan Işık’la başrolleri paylaştıkları yapımdaki rolüyle romantik temalı Türk filmlerinin vazgeçilmez ismi olan Akın, daha sonra Cüneyt Arkın’la kamera önüne geçtikleri Çıtkırıldım da benzer bir tiplemeyi canlandırdı. 1969 yılının Mayıs ayında Filiz Akın’ın, Necdet Tosun’un refakatinde, bir takım allerji tedavisi için Londra’ya gider, aynı hastanede tedavi olmakta olan Filiz adındaki bir Türk hasta ölür. Ama bu kötü haber Türkiye’ye Filiz Akın öldü diye ulaşınca aynı tarihte Adana’da yapılmakta olan Altın Koza Film Festivali’nde anısına saygı duruşu bile yapılmıştı!
Türkan Şoray, Hülya Koçyiğit ve Fatma Girik’le birlikte Kare-As olarak adlandırılan en büyük dört kadın yıldızdan biri oldu.
121 sinema filminin başrolünde oynadı. “Kolejli Kız” olarak anıldı. Türk sinemasının ilk sarışın Avrupai kadın yıldızı ve aynı zamanda en güzel ve zarif yüzlü kadını oldu. Ama sinema kariyerini kocasının şirketiyle sınırladığı için pek ciddi filmde yer alamadı. 1976’da Türk sanat müziği şarkıcısı olarak gazino sahnelerine çıktı, sinemadan gelip “assolist” olan ilk isim oldu ama sonra “solistaltı”na indi. Bu süreçte ünlü mafya İnci Baba (Mehmet Nabi inciler) tarafından bıçaklatıldı. Uzun süre Paris’te yaşadı.
Ayhan Işık, Zeki Müren, Sadri Alışık, Ediz Hun, İzzet Günay, Tarık Akan ve Kartal Tibet gibi döneminin başarılı erkek oyuncularıyla başrolleri paylaştığı sayısız filmle izleyicinin gönlünde taht kuran Akın, o zaman Paris Büyük Elçisi olan MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal’la 1994 yılında evlendi.Akın 1971 yılında çekilen “Ankara Ekspresi” filmindeki Hilda rolüyle Antalya Film Festivali’nde “En başarılı kadın oyuncu” ödülünün sahibi oldu. Akın, 80’lerin başında sinemaya veda etti. Aktris yıllar sonra, 1989’da yeniden izleyiciyle buluştu. TRT için çekilen Geçmiş Bahar Mimozaları’nda Rutkay Aziz ve Mehmet Günsür’la başrolleri paylaştı.
Sabah gazetesinde köşe yazarı olarak yazmaya başlayan Akın, Hey, Kelebek/Hürriyet gibi gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yaptı. 2002’de yakalandığı çene kanserini yendi. Kansere karşı destek amaçlı başlattığı “Sarı bilezik” ve “Mavi bilezik” gibi kampanyalar oldukça başarılı oldu. Aktris, 2005’te hastalık sonrası deneyimlerini kaleme aldığı Hayata Merhaba, daha sonra da “Filiz Akın ile Güzellik, Sağlık ve Genç Kalma Üzerine” isimleri kitapları yayımladı. Filiz Akın, Starkey İşitme Vakfı onursal başkanı olarak “Türkiye’de İşitmeyen Kalmasın” adlı bir kampanya başlatıp yürüttü ve sosyal güvencesi olmayan 2000 civarı çocuğu işitme cihazı sahibi yaptı.
Filiz Akın’ın en büyük hayranlarından biri olarak bilinen Pınar Çekirge, aktrisi Türk Sineması’ndaki yeri, ikonografik ve toplumbilimsel değeriyle değerlendirdiği “Başrolde Filiz Akın” isimli kitabı 2007’de yayınladı.
TED Üniversitesi Mütevelli Heyet üyesi Akın, halen Sabah Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapmaktadır.
Ekin Türkantos Tarafından Filiz Akın’la Yapılmış Röportaj
Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü’nde okurken Yeşilçam’a geçiş yaptınız. Arkeoloji istediğiniz bölüm değil miydi?
Bir arkadaşımın annesi sayesinde müracaat etmiştim. Arkeoloji güzel bir bölüm. İlk sene mitoloji okudum, keyifliydi. Annem merdivenlerden düşmüştü. Geçinebilmemiz için birimizin çalışması gerekiyordu. Annem ve babam ayrıydı. Koleji bitirince hemen o yaz çalışmak zorunda kaldım. Aslında Ortadoğu’da mimari ve dekorasyon okumak istiyordum.
Sizce kariyeriniz için en önemli film hangisiydi?
‘Umutsuzlar’ ile ‘Ankara Ekspresi’dir. Çünkü bu iki filmde değişik iki kadını oynuyorum. Ben cinsel tarafım vurgulanmış bir oyuncu değilim. Bunu en iyi Müjde Ar değerlendirmiştir. Cinsel obje olmadan kadının cinsel sorunlarını sinemaya aktardı. Bizim hikayelerimizde bu gerekmiyordu. Bu anlamda en çok hissedilen oyuncu Türkan Şoray’dır. Çok dişi bulunur, beğenilir. Onun gülüşü, bakışı herkesin dilindedir. Ben bundan uzak olmak istedim. Bu taraf eksik olunca çok arzulanmayan kadın, kadın seyircinin de dikkatini çekmiyor. Ancak ‘Ankara Ekspresi’nde erkeklerin başını döndüren ama onlarla yakınlık kurmayan bir casus kadın rolü vardı. Bunu yapabileceğimi biliyordum. Çünkü bu bir oyun. Ben demek değil. İnsanın içinde Rus bebekleri gibi pek çok kişiliği var. Doğal sarışın olmama rağmen sinemada sarışın rollere en uygun kişi bendim. Başrole düşünüldüğümde sevinmiştim.
Ya başrol verilmeseydi…
O zaman üzülürdüm. Çünkü benim başka bir yanımı ortaya çıkarttı. Hayat bir oyun diye düşünüyorum. Ama her zaman da çok şirin değil. İnişli, çıkışlı bir yol. İnsanlar bizlere bakıp paraları, şöhretleri oldu diye düşünüyor. Oyunculuğun çok boşlukları vardır. Duygusal dünyası zor. Yaşadıkları acıları hep sineye çekmek zorunda kalmıştır oyuncular. Bunu söylememin nedeni ise gençlerden çok özenen var. Bunu düşünerek girsinler. Çünkü faturası ağır.
Sinemayı neden bıraktınız?
Bırakmayı düşünmüyordum ama televizyon gelmişti. ‘Dallas’ tarzı diziler de Türk filmleri kıvamındaydı. Daha çok entrika vardı. Seyirci, evine dönük yaşamaya başladı. Kimse filmlere gitmiyordu. Erkek izleyiciler için erotik mesajlı filmler yapılıyordu. Bir dizi yaptım sadece. Büyük konuşmak istemiyorum ama bir daha dizi yapmak istemiyorum.
Peki hiç kayda değer bir proje gelmiyor mu sıcak bakabileceğiniz?
Geliyor. Ama bensiz de oluyor sinema. Özlemiyorum da. Çünkü 117 film yapmışım. Bu büyük bir tatmin.
Kimleri beğenirsiniz?
Arzum Onan ve Defne Samyeli gibi sansasyondan uzak, başarısını sadece güzellik üzerine kurmamış kişileri seviyorum. Sanem Çelik ve Nurgül Yeşilçay’ı beğenirim. Hülya Avşar da çok iyi bir oyuncudur.
Hastalık sürecine gelirsek… ‘Neden ben?’ diye düşündünüz mü?
Kanser normal bir kelime olsun istiyorum. Tedavisi zor ama var. Biraz tanınıyorsam bu beni hastalık karşısında özel kılmıyor. Sadece yanlış teşhis konulduğunda yıkılmıştım. Şimdi Arzum Onan ve Mehmet Aslantuğ ile Merve İldeniz ve Serdar Önal’ın o onurlu duruş hoşuma gidiyor. Yaygara yapmadıkları gibi herkesi susturdular. Dünyada büyük savaşlar oluyor. Bunun yanında bizimki hiçbir şey değil diyorlar. Bende buna öncülük yapabildiysem sevinirim.
‘Arkadaşım reiki yollasa da acılarım hafiflese’ dediğinizi okumuştum. Bu tarz yöntemlerden yararlandınız mı?
Bircan Usallı beni reiki uzmanına götürdü. Düşüncenin bir gücü olduğunu ve yol kat ettiğini düşünüyorum. İleride bu konuda bilimsel çalışmalar yapılacak. Bu hastalığın kimlerin başına geldiğine baktığınızda onların sevgi ve enerji dünyasına sığındığını görürsünüz. Bu rastlantı değil. Pozitif düşünceye inanıyorum.
Kitabınız ne anlatıyor?
Zayıflama, ameliyatsız güzelleşme sırları, makyaj sırlarım, anti-aging ve uzmanlarla konuşmalarım var.
Sadece burnunuz ameliyatlı değil mi?
Burun ameliyatı, liposuction ve lifting yaptırmıştım.
Botox konusunda ne düşünüyorsunuz?
Kaş arasındaki çizgilere cevap verse de dolgu amaçlı yaptıranları anlamıyorum. İnsan konuşan, yürüyen, sosyal bir varlık. Bilgisi, espri anlayışı, ürettiği şey çok önemli. Kendisini yeniden yaratmak yerine yaşının en iyisi olmak mantıklı. Genç olacağım diye uzaylı gibi olmayı istemem.
Evlilikleri .
1.evliliği : yapımcı ve yönetmen Türker İnanoğlu ile 1964 yılında evlendi. 1974 yılında boşandı. İlker İnanoğlu (d. 20.08.1965) adında oyuncu olan bir oğlu var.
2.evliliği : Ermeni işadamı Leon Bubi Rubinstein ile1982 yılında evlendi. 1993 yılında boşandı.
3.evliliği : MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal ile 1994 yılında evlendi. Evliliği devam ediyor.
Ödülleri :
1971 – 8. Antalya Film Şenliğinde, “Ankara Ekspresi” filmindeki rolü ile En İyi Kadın Oyuncu ödülü aldı.
2000 – Antalya Film Festivali’nde “Yaşam Boyu Onur Ödülü”
2003 – İstanbul Film Festivali’nde “Onur Ödülü”
2004 – ÇASOD “Emek Ödülü”
2006 – Süleyman Demirel Üniversitesi’nden “Fahri Doktor” ünvanı aldı.
Kitapları :
1993 – Güzelliklere Merhaba
2005 – Hayata Merhaba
Filiz Akın ile Güzellik
Sağlık ve Genç Kalma Üzerine
Filmleri :
1962 – Akasyalar Açarken
1962 – Şakayla Karışık
1962 – Şehvet Uçurumu
1962 – Battı Balık
1962 – Sahte Nikah
1962 – Aşk Merdiveni
1963 – Bekarlık Sultanlıktır
1963 – Beyoğlu Piliçleri
1963 – Kızlar Büyüdü
1963 – Ölüm Bizi Ayıramaz
1963 – Beyaz Güvercin
1963 – Ölüme Çeyrek Var
1963 – Bana Annemi Anlat
1963 – İki Gemi Yanyana
1963 – Zoraki Milyoner
1963 – Arka Sokaklar
1963 – Genç Kızların Sevgilisi
1964 – Yankesici Kız
1964 – Gurbet Kuşları
1964 – Şoför Nebahat ve Kızı
1964 – Kadın Berberi
1964 – Meyhaneci
1964 – Uçurumdaki Kadın
1964 – Kardeş Kanı
1964 – On Güzel Bacak
1964 – İstanbul Sokaklarında
1964 – Cüppeli Gelin
1964 – Filinta Kadri
1964 – Prangasız Mahkumlar
1964 – Paylaşılmayan Sevgili
1964 – Korkunç Şüphe
1964 – Asfalt Rıza
1964 – Tığ Gibi Delikanlı
1965 – Yankesicinin Aşkı (Yankesici Kızın Aşkı)
1965 – Tamirci Parçası
1965 – Babasına Bak Oğlunu Al
1965 – Fakir Gencin Romanı
1965 – Ölüme Kadar
1965 – Mirasyedi
1965 – Oğlum Oğlum
1965 – Sevinç Gözyaşları
1965 – Şakayla Karışık
1966 – Çıtkırıldım
1966 – Affedilmeyen Esin
1966 – Kolejli Kızın Aşkı
1966 – Vur Emri
1966 – Kaderin Cilvesi)
1966 – Efkarlıyım Abiler
1966 – Bar Kızı
1966 – Erkek Severse
1966 – Affet Sevgilim
1966 – Acı Tesadüf
1966 – Günahkar Kadın
1967 – Silahlı Paşazade
1967 – Ayrılık Saati
1967 – Sözde Kızlar
1967 – Bekar Odası
1967 – Affet Beni
1967 – Paşa Kızı
1967 – Hindistan Cevizi
1967 – Cici Gelin
1967 – Yıkılan Yuva
1967 – Serseriler Kralı
1967 – Sefiller
1968 – Arkadaşımın Aşkısın
1968 – Kader
1968 – Hırsız Kız
1968 – Sabah Yıldızı
1968 – Baharda Solan Çiçek
1968 – Efkarlı Sosyetede
1968 – Aşka Tövbe
1968 – Yuvana Dön Baba
1968 – Gül ve Şeker
1968 – Ömrümün Tek Gecesi
1968 – Benim de Kalbim Var
1968 – İstanbul Tatili
1968 – Aşkım Günahımdır
1969 – Son Mektup
1969 – Cilveli Kız
1969 – Karlı Dağdaki Ateş
1969 – Lekeli Melek
1969 – Yaralı Kalp
1969 – Hüzünlü Aşk
1969 – Dağlar Kızı Reyhan
1969 – Yumurcak
1970 – Yuvasız Kuşlar
1970 – Yumurcak Köprüaltı Çocuğu
1970 – Fadime
1970 – Ankara Ekspresi
1970 – Yarım Kalan Saadet
1970 – Saadet Şehri
1970 – İşportacı Kız
1970 – Aşktan da Üstün
1970 – Güzel Şoför
1970 – Beyaz Güller
1971 – Küçük Sevgilim
1971 – Umutsuzlar
1971 – Emine
1971 – Ömrümce Unutamadım
1971 – Oyun Bitti
1971 – Fadime Cambazhane Gülü
1971 – Seni Sevmek Kaderim
1971 – Yumurcağın Tatlı Rüyaları
1971 – İki Esir
1972 – Utanç
1972 – Ayrılık
1972 – Yumurcak Küçük Şahit
1972 – Tatlı Dillim
1973 – Karateci Kız
1973 – Soyguncular
1973 – Acı Hayat
1973 – Zambaklar Açarken
1973 – Ağlıyorum
1974 – Yumurcak / VEDA
1974 – Almanyalı Yarim
1974 – Memleketim
1975 – Tatlı Cadının Maceraları
1975 – Yumurcak Belalı Tatil
1975 – Babaların Babası
1977 – Le Ricain (Sinema Filmi) 1989 – Geçmiş Bahar Mimozaları
2011 – Gün Akşam Oldu