Fikriye Hanım’ın tarihi pozu ne de Milli Mücadelenin idare edildiği Binanın ruhundan eser kaldı…

Başkentte, Cumhuriyet döneminin izlerinin yaşadığı mekanlara yönelik girişimler ve buna karşı verilen mücadeleler sürüyor.

‘Direksiyon’, ‘Taş Bina’ olarak da bilinen Ankara Garı’ndaki bina Milli Mücadelenin idare edildiği yer.

(Hülya Karabağlı - Turkiyegundemi.com Özel Haber)

Başkentte, Cumhuriyet döneminin izlerinin yaşadığı mekanlara yönelik girişimler ve buna karşı verilen mücadeleler sürüyor.

Başkentin önemli sembollerinden TCDD Ankara Garı yerleşkesi içinde yer alan ‘Direksiyon’, ‘Taş Bina’ olarak da bilinen TCDD Müzesi Binası’nın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın kurucusu olduğu Medipol Üniversitesi’ne 29 yıllığına kiralandığı belirtiliyor.

“Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sözünün ilk dile getirildiği yer

Milli Mücadele yıllarında komuta merkezi olarak kullanıldığı için ‘Direksiyon Binası’ adıyla anılıyor. Sultan II. Abdülhamit zamanında Bağdat Demiryolu hattının 1892 yılında Ankara’ya ulaşmasıyla istasyon binası olarak inşa edilen ve Cumhuriyet’e miras kalan tarihi eserlerden.

Mustafa Kemal tarafından Milli Mücadele karargahı olarak seçiliyor ve 1919’dan 1922 yılına kadar kullanılıyor.

Kurtuluş Savaşı’nın harekat planları burada hazırlanmış. İnönü ve Sakarya Meydan Muharebeleri’nin sevk ve idaresi buradan gerçekleştirilmiş. Bina hakkında bazı yazarlar, “Pozantı ve Adana’nın Fransızlardan kurtarılmasına burada karar verilmiş. 1921’de Fransızlarla Ankara Antlaşması’nın müzakereleri bu binada yapılmış. “Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir” sözü ilk kez burada dile getirilmiş. TBMM’nin açılışı ve Milli Egemenlik ve Çocuk Bayramı olarak kutlanması kararı da yine burada alınmış” diyor.

Fikriye’nin unutulmaz pozu

Fikriye Hanım, Ankara Garı’ndaki Direksiyon Binası’nda ulusal mücadelenin en zorlu sürecinin tam ortasında yer alan bir isim. Karargah olarak kullanılan binada, Mustafa Kemal’in yanında yemekler yapan, çamaşırlar yıkayan, cepheden gelenleri, ziyaretçileri ağırlayan, gidenleri uğurlayan o.  Atatürk yazarlarından, Eriş Ülger,  Direksiyon Binası için şöyle diyor, “Birinci ve ikinci İnönü savaşları kazanıldı. Atatürk, cepheden döndü, iki yıla yakın zorlu süreci Fikriye Hanım’la paylaştılar”. Eriş Ülger, özel arşivinden Direksiyon Binası’nın kapısında elinde sigarasıyla poz veren Fikriye Hanım, yaver Muzaffer Beyin de olduğu tarihi fotoğrafı  7 yıl önce gazeteci Hülya Karabağlı ile paylaşarak o dönemi gün yüzüne çıkarmıştı.

1980’lerin sonunda TCDD’nin müze oldu,  geçtiğimiz yıl kapatıldı

Birleşik Taşımacılık Sendikası Başkanı Hasan Bektaş,  ‘Türkiye Gündemine’ binanın 1980’lerde TCDD Müzesi yapıldığını ve büyük bir ilgili gördüğünü söyledi. Kurtuluş Savaşı’nın buradan idare edildiğine dikkat çeken Bektaş, Müzenin geçtiğimiz yıl kapatıldığını anlattı. Bektaş’ın açıklamaları şöyle: “Kurtuluş savaşı oradan idare edildi. Burası Direksiyon Binası’nın olduğu o bölge tümüyle  Demiryollarına aittir. Geçtiğimiz yıl TOKİ’ye devredildi. Onunla ilgili süreç mahkemede halen.  Şimdi orayı Medipol Üniversitesi kiraladı. Geçtiğimiz yıl Müzeyi kapattılar ve içindeki eşyayı boşalttılar. O dönemin sergilenen eşyalarını İzmir’e gönderdiler” dedi.

TMMOB Mimarlar Odası  Ankara Şubesi ve Birleşik  Taşımacılık Sendikası (BTS)’nın 2016 yılından itibaren Ankara Garı ve tüm Demiryolları yapılarının tehdit edildiğine dikkat çektiği süreç şöyle.

09 Haziran 2016

Ankara Garı ve tüm TCDD yapıları tehdit altında

Mimarlar Odası Ankara Şubesi, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları’nın (TCDD) ana statüsünün değiştirilmesiyle birlikte Ankara Garı dahil bütün TCDD yapılarının ve arazilerinin tehdit altında olduğunu bildirdi.

Candan ana statünün değiştirilmesine ilişkin şu bilgileri verdi:

“Bütün bu süreçlerin nasıl geliştiğine dair 4 Haziran Cuma Günü Devlet Demiryolları İşletmesi’nden TCDD’nin ana statüsünün değiştirilmesine ilişkin Resmi Gazetede ana statüsü yayınlandı. Ana statü, “TCDD Genel Müdürlüğü adı altında teşkil edilen yapının, teşkilat yapısını müessesini bağlı ortaklık işletme ve iştiraklarını ve bunların arasındaki ilişkinin tasfiye denetim mali ve personele ilişkin hükümlerinin ve bütün mal varlığı ilgili hususlarının düzenlemesini içeriyor. Sadece amaç maddesini okuyarak TCDD’nin başına gelecekleri, YHT’nin varlığı ile Celal Bayar Bulvarında yaşadığımız ağaç katliamı sonrasında Ankara Garı’nın tehdit eden şeyin bütün Türkiye sathına yayılmış olan demiryollarının, arazilerinin, binalarının nasıl talan edileceği, ulaşımın nasıl özelleştirilip şirketleştirileceği ve tasfiye edileceğini gösteriyor.

Hükümete bu uygulamadan vazgeçilmesi çağrısında bulunan Candan, şunları söyledi:

“TCDD’nin çok inanılmaz toprak varlığı ve mal varlığı var. Hem istasyon binaları hem demiryolunun geçtiği her bir arazi TCDD’nin önemli bir mal varlığı ve ulusal bağımsızlığın garantörü. Savaş döneminde afet döneminde en önemli ulaşım ağıdır TCDD . Bundan vazgeçerseniz bağımsızlığından vazgeçmişsiniz demektir. Bunu şirketleştirip özelleştirirseniz, parası olan şirketlerin demiryolları olmaya başlar ki bunlar geleceğimizin bağımsızlık ve bulunduğumuz bağımlılıkla ilgili süreçlerde kötü noktalara gidecektir. Tasfiye etmek ne demek. TCDD’yi tasfiye eden hangi anlayış olursa olsun tasfiye olur. Çünkü demiryolu ulaşımı bu ülkenin ana can damarlarından birisidir. Demiryolları bütün ülkelerde en önemli ulusal değerlerdir.”

--

18 Mayıs 2018

“Cumhuriyet hafızası silinmek isteniyor”

TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS) Ankara Garı yerleşkesindeki 49 bin 267 metrekarelik TCDD arazisinin üzerindeki taşınmazlarla önce hazineye sonrada yeni kurulan Hacı Bayram Veli Üniversitesine devredilmesine , devire karşılık TOKİ’nin inşaat yapması protokolüne düzenlediği basın toplantısıyla tepki gösterdi. Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve BTS “Bu satış sadece Ankara Garı’nın yok edilmesi değil, Cumhuriyet hafızasının silinmesi projesidir. Bu giderayak yangından mal kaçırma operasyonunun TCDD’ye düşen payıdır. Bu protokolü ve hukuksuz işlemleri yargıya taşıyacağız” dedi.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Cardan, “Ankara Garı içinde sadece arazilerin devri değil, yerleşkede bulunan ,2.Bölge Müdürlüğü, Lojmanlar Kreş ve TCDD müzesinin de boşlatılarak devredilmesi gündemde TCDD arazileri ve Ankara Garı hafıza mekanlarımızdır. Hafıza mekanlarımızı tehdit eden bir iktidarla karşı karşıyayız. Hükümet yeni üniversiteler açıyoruz diye bütün üniversiteleri bölüyor. Diğer kurumların mal varlıklarını ve kaynaklarını ortaya koyarak başka bir üniversite ortaya çıkarmaya çalışıyor. Gidip boş bir arazide yatırım yaparak üniversite yapmıyorlar. Üretken değil, varlıklarımızı tüketen bölen parçalayan bir yaklaşım içerisindeler. O yüzden elimizdeki varlıklarımızı alıyor. Bunlardan bir tanesi de TCDD arazisi. Bildiğiniz gibi 2 gün öncede AOÇ Yasası geçti. Bu artık giderayak yangından mal kaçırma operasyonlarının TCDD’ye düşen payıdır” dedi.

---

TCDD Garı ve Atatürk’ün konutu tehdit altında

Candan şöyle devam etti:  “Devretmek istedikleri yer Ankara için çok önemli bir hafıza mekanı. Ankara’ya geldiğinizde garda iniyorsunuz ve Cumhuriyet meydanına doğru açılıyorsunuz. Birinci meclisten ulusa kadar giden aksı önceleyen Ankara’ya giriş kapısı ile birlikte sizi bir Cumhuriyet dönemi karşılıyor. Dolayısıyla bugün devredilmek istenen yer Başkentte Cumhuriyetin giriş kapısıdır. TCDD yerleşkesi bir bütün. yerleşkenin yarısını bölüp hazineye devretmek akıl almaz bir durum. İçinde tarihi eserlerin ve ikinci bölge müdürlüğünün olduğu, taşına toprağına dokunamayacağınız, halka açık alanı bölerek Garın mekansallığını bölüyorlar. Diğer yandan bu devir TCDD Garı ve Atatürk’ün konutunu da tehdit ediyor. Bu ilerde Garında kapatılabileceği Garın yaşamımızdan alınacağının göstergesidir. TCDD kent merkezindeki kıymetli arazisi ve üzerindeki tarihi yapıların karşılığında, Etimesgut’ta TOKİ hizmet binası, misafirhane, kreş camii v.b gibi yapılar yapma taahhütün de bulunduğu bir protokol imzalıyor. ”

--

AOÇ arazisinde kanuna aykırı inşaat peşindeler

“Bu AOÇ arazisi 1959 yılında TCDD’ye sadece ikinci demiryolu güzergahı yapılması için 7310 sayılı kanunla devredilmiştir. Şimdi ikinci demiryolu güzergahı için kanunla devredilmiş AOÇ arazisinde bu kez hizmet binası kreş misafirhane ve camii yapıyorsunuz. Ve benzeri dediğiniz işletmelerinizle artık başka bir şeye doğru gidiyorsunuz. 5659 sayılı AOÇ kanunu ‘AOÇ arazilerinde konut ticaret sanayi ve benzeri yapılamaz’ der. TOKİ ile TCDD’nin anlaşma yaptığı arazi AOÇ’nin sadece demiryolu güzergahı için verdiği arazidir. Bu devirde ve protokolde çoklu hukuksuzluk var. BTS ile birlikte konuyu yargıya taşıyacağız.

-----

Gar içindeki müze de kapatılacak

BTS Genel Başkanı Hasan Bektaş ise, tepkisini şöyle dile getirdi:

“Demir yollarında emlak satışı ve arazi pazarlaması uzun yıllardan beri devam ediyor. Bunlara bir yenisi de Ankara Garı. Ankara Garı’nın arazisinin hazineye devredildiği ve TOKİ’ye inşaat anlaşması bilgisini aldık. Yaklaşık 49 bin 267 metrekarelik arazinin TOKİ’ye devredilmesi söz konusu. Buna başlamadan önce de bilirsiniz Ankara Garı ile adliye binası arasındaki çok büyük bir alan. Bu alanda neler var. Tarihi binalar var kreşimiz, misafirhane, işyerleri, konutlar ve müze var. Buranın devredilmesi söz konusu. Bu proje ile ilgili bizim aldığımız duyumlara göre TCDD Genel Müdürlüğü tarafından onaylanmış. Bu onayla birlikte garda bizim sanat galerimiz ve müzemiz var. Bu müzenin 25 Mayısta kapatılması kararı alınmış. Niye 25 Mayıs derseniz 18-24 Mayıs haftası müzeler haftası. Müzeler haftasının bitiminde orada bulunan müzenin kapatılması söz konusu. Bu müzedeki birçok envanterin kullanılan eski eşyalar dahil demiryoluna ait değeri paha biçilmez eserler var. Diğer tarihi eserlerde var. Bunların birçoğunun da envanter kaydının olmadığını biliyoruz. Biz bunlarla ilgili gerekli çalışmayı yaptık 25 Mayıs’tan itibaren de buranın kapatılacağı bilgisini aldık.”

---

BTS MYK Üyesi ve Hukuk Sekreteri Rıza Ercan da, “Bu sadece garın yok edilmesi değil Cumhuriyet hafızasının silinmesi projesidir. Garın ve yanındaki hemen bina Atatürk’ün kullandığını direksiyon binasıdır. Bunun devamı tüm alanın yok edilmesi ve Cumhuriyet değerlerinin tamamının yok etmektir” dedi.

---

Devir sonrası AVM ‘de kiracı olacağız.

BTS Ankara Şube Başkanı İsmail Özdemir ise şöyle konuştu: Ankara Garı içinde 1940lı yıllarda TCDD bünyesinde kurulan demiryolu fabrikası vardı. 1945-46 yıllarda iki silindirli dizel motorlu lokomotif üretmeyi başarmışken bu fabrikalar kapatıldı ve artık bütün ihtiyaçlar özel sektör aracılığıyla temin ediliyor. Bir taraftan millilikten bahsediyorlar . Bir taraftan da var olan fabrikalarımız ve değerlerimiz kapatılıyor. Kamusal alanın talanıyla meşguller.”

---

25 Mayıs 2018

Müzeler haftasında TCDD müzesi kapatıldı

TMMOB Mimarlar Odası, Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), sendikalar, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşların TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi’ni gezmesine izin verilmedi. AKP aday tanıtım toplantısı nedeniyle müzeler haftasında TCDD Müzesi ve Sanat Galerisi kapatıldı. Meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşu yöneticileri müze kapısına girebilirken, basın içeri alınmadı. Meslek örgütü ve sendika yöneticileri müzenin kapısına kırmızı karanfil bırakarak bu durumu sessiz protesto etti.

--

Mimarlar Odası Genel Başkanı Eyüp Muhçu, şunları söyledi:

“TCDD Müzesinin kapatılmasına ilişkin gezi ziyareti buluşmasını gerçekleştirmek istedik. Ancak bölgede AKP aday tanıtımlarının yapılacağı gerekçesiyle bir sıkıyönetim ilan edildi. Bu sıkıyönetim koşullarında müzenin gezilmesi fiilen hukuksuz bir şekilde engellenmiştir. Ucuz düşük bedelli olarak yurttaşların ulaşımdan yararlanması, devlet demiryollarına ait ulaşım yapıları, başta köprüler tarih altgeçitler, devlet demiryolları garları, istasyonları ve TCDD kamusal arazileri bu politikaların hedefi olmuştur. Bu çerçevede Haydar Paşa Garı’ndan başlayarak pek çok tarihi yapı ve kültür varlığı, yıkım süreçleriyle karşı karşıya kalmıştır. Bu nedenle kimi istasyonlar tarihi köprüler yıkılmış yenlerine betonarme bir takım yapılar yapılmıştır. Bu süreç Ankara’da ve pek çok ilde devam ediyor. Haydarpaşa ve TCDD varlıklarına sahip çıkmak için bir mücadele içerisindeyiz.”

---

BTS Genel Başkanı Hasan Bektaş ise şu tepkiyi verdi:

“Biz bu açıklamayı garın önünde yapmayı planlamıştık. Demiryolu ve sanat galeri olarak hizmet veren binamızı sizlere gezdireceğiz. Ama ne yazık ki ülkemizin içinde bulunduğu bu vahim durumu daha iyi yaşadık. Bir müze gezisine bile tahammül edilmediği insanların önünün kesildiği ve müzenin kapatıldığını gördük. İşin acı yanı bugün 24 Mayıs. Müzeler Haftası’nın son günü, müze kapatan bir anlayışla karşı karşıyayız

---

Gar binaları Cumhuriyet kentlerinin moderniteye açılan kapılarıdır.

Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan da, Ankara Garı’nın simgeselliğine değinerek, şunları kaydetti:

“Milli mücadele için Mustafa Kemal Ankara’ya geldiğinde 27 Aralık 1919’da istasyondan girmedi Dikmen sırtlarından girdi. Çünkü o gün istasyon işgal güçleri tarafından işgal edilmiş ve ulaşım sağlanamıyordu. Ankara Garı Milli Mücadelenin başarısı ile Ankara Başkent olduğunda buranın yeniden bir modern kentleşme projesinin parçasıdır. Ankara Garı Cumhuriyeti’nin mekana yansıtılması açısından ilk yapılan yapılardan birisidir. Kapatılan TCDD Müzesi ve Ankara Garı Ankara’nın Cumhuriyet’e açılan kapısı işgal altından kurtarılarak yeni bir döneme açılan simgesi olarak tanımlanıyor. Cumhuriyet meydanıyla Ulus’a kadar uzanan ve Cumhuriyetin bütün temsil yapılarının arka arkaya dizilen sürecin mekânsal koordinasyonudur. Dolayısıyla yerleşkenin parçalanarak Ankara Garı’nın bir bölümünün devrediliyor olması yaşamımıza giren müzelerin kapatılıyor olmasındaki arkasındaki siyasal İslam’ın ideolojik bakış açısının mekâna yansıması olarak görüyoruz o bölge içinde plan ve projeler yapılıyor.

--

21 Haziran 2018

16 yapı için Milli Emlak’a yazı yazılmış

Candan, sözlerine şöyle devam etti: Özellikle kültür varlıklarının satışı ve devri işlemlerine dair çok ciddi düğmeye basılmış durumda. Başbakanlık tarafından 16 kültür varlığı olan yapının satış ve devir için yazısı yazılmış. Başbakanlık tarafından Milli Emlak Genel Müdürlüğü’ne 24 Mayıs 2018 tarihinde bir yazı yazılıyor. Türkiye Cumhuriyetinin biriktirdiği önemli yapılar ile Osmanlı’nın son döneminde yaptığı binalar, kültür varlıklarının büyük bir bölümü ki hepimiz açısından çok değerli alanlar bunlar. Satış ve devir işlemleri için kültür bakanlığından izin alınmaya çalışılıyor. Belki de izin alındı onu bilemiyoruz. Çok hızlı bir şekilde düğmeye basılmış durumda ikinci tur sürecinde bu binaların satış ve devir işlemlerini yapılması için muhtemelen ihaleler açılacak. Gider ayak cumhuriyetin ve ecdadımız dedikleri Osmanlı dönemini eserlerini satma isteği ile gerçek yüzlerinin bir kez daha gösteriyorlar.”

06 Ağustos 2018

Ankara Garı Yerleşkesi Medipol Üniversitesi’ne mi verildi?

Mimarlar Odası Ankara Şubesi ve Birleşik Taşımacılık Çalışanları Sendikası (BTS), Ankara Gar Yerleşkesi’ne ilişkin plan değişikliği yapıldığını, gar yerleşkesinin plan notlarında özel üniversite alanı olarak görüldüğünü bildirdi. Meslek odaları hükümet yetkililerine “Burası Sağlık Bakanı’nın kurucu olduğu Medipol Üniversitesine mi verilmiştir? Bu plana dava açacağız, kamu yararına aykırı bir şekilde, tarihi olan bir alanda yaklaşık 300 bin metrekarelik bir yapılaşma öngörülüyor. Öte yandan, şehir hastaneleri ile birlikte kentteki hastanelere ihtiyaç yok derken, kent merkezinde neden hastane yapılıyor? Açıklama bekliyoruz” sorusunu yöneltti.

28 Temmuz 2019

TCDD den sonra AOÇ imar planı kapsamındaki Maliye hazinesi arazisinden de 555 bin metrekare Medipol’e özel üniversite alanı verildi

Mimarlar Odası Ankara Şubesi TCDD arazilerinin Medipol’e verilmesinin ardından, AOÇ kapsamındaki hazine arazisinden 555 bin metrekarelik alanı da Medipol’un kurucu vakıfı TEBA vakfına verildiğini ifade etti. Mimarlar Odası Ankara Şubesi, ‘’Tüm değerlerimizi talan ediyorlar’’ diyerek sert tepki gösterdi.

(Hülya Karabağlı - Turkiyegundemi.com Özel Haber)