Fikret Kızılok'a Aşık Veysel fırçası! Gazoz parası yap!

MEDYAFARESİ yazarı Arda Uskan pazar yazısında anı defterinin sayfalarını araladı. 10 yıl önce kaybettiğimiz Fikret Kızılok ile Aşık Veysel'i ziyaret ettikleri günleri anlattı...

Fikret Kızılok ile Veysel'in evinde..

Zaman ne çabuk akıp gidiyor . Sevgili Fikret Kızılok'a veda edişimizin üzerinden tam on sene geçmiş. Hafta içinde onun ölüm yıldönümü ile haberleri okurken ben de uzun bir yolculuğa çıktım... Fikret ile birlikte, henüz ikimiz de 20 yaşındayken yaptığımız bir yolculuğa...

***
Yıl 1966... Yağışlı bir aralık günü... Fikret Kızılok'la Sivas'ta otobüsten indik. Bir yolunu  bulup, Aşık babanın köyüne, Sivralan'a gideceğiz. O zaman saçlarımız Beatles modeli, yani normalden biraz daha uzun. Ama oralarda yadırganıyor tabii...  Yanımızdan bir minibüs geçti. Herifin biri kafasını çıkarıp bize tükürdü. Eh kaderdir çekilir dedik, yola devam ettik... Sonunda hedefimize vardık. Hiç şaşırmadı Aşık Veysel karşısında iki tıfılı bulunca. Selamsız sabahsız gelmiştik ama hemen buyur edildik...

O evde Fikret'le iki gün kalmıştık... Ev demek yanlış aslında.  Tarlanın ortasında tek katlı bir mezbelelik. İçeriye giren ineği birazdan anlatacağım... Ama inek yalnız değildi, ondan önce, o kapıdan Fikret ile ben girmiştik...

Aşık Veysel bir efsaneydi gözümde. İki gün iki gece, onun iki göz evinde kalınca onun neden efsane olduğunu anladım. Görmeyen gözleriyle hayatı böylesine özümsemiş bir insanla ilk kez karşılaşmıştım. Fikret ile ikimiz, İstanbul'dan, bambaşka bir dünyadan gelen gencecik iki çocuktuk. Sanırım o evden ayrıldıktan sonra olgunlaştık.

Geceleri erken yatmıyordu. Uzun uzun konuşuyorduk. Dışarıda alabildiğine bir kar yağıyordu. Ben teybimi açmış, kasetlerimi tüketiyordum. Fikret ise onun sazıyla bir şeyler çalması için yalvarmakla tüketiyordu zamanını. İki gün iki gece içinde sadece bir kez sazını eline aldı Veysel. O da, bizimle saatlerce konuşup, hakkımızda bir yargıya vardığı zaman...

Arda Uskan'ın yazısının devamını okumak için tıklayınız..