Fatih Çekirge Muçev'in yönetiminde yer alıyor mu, almıyor mu?

Hürriyet yazarı Fatih Çekirge, bugünkü yazısında Sözcü gazetesinin sahilleri parsellediği gerekçesiyle haberleştirdiği ve yönetim kurulunda kendisinin de olduğunu ileri sürdüğü MUÇEV haberine tepki gösterdi.

Fatih Çekirge, bugünkü yazısında Sözcü gazetesinin sahilleri parsellediği gerekçesiyle haberleştirdiği ve yönetim kurulunda kendisinin de olduğunu ileri sürdüğü MUÇEV haberine tepki gösterdi. Söz konusu iddiayı yalanlayan Çekirge, "Ne diyeceğim arkadaş, yalanı olduğu gibi yazdım, okumamışsın" diye tepki gösterdi.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın birçok sahili ihalesiz olarak MUÇEV adlı şirkete kiraladığı ortaya çıkmıştı. Sözcü gazetesinin haberinde Fatih Çekirge'nin de MUÇEV'in yönetim kurulunda olduğu ileri sürüldü. Hürriyet yazarı söz konusu iddiaya bugünkü köşesinden yanıt verdi. Çekirge şunları kaydetti:

2017’nin Nisan ayında Deniz Ticaret Odası’nın o dönemdeki başkanı Metin Kalkavan, dönemin Çevre Bakanı ile sahillere yeni ve modern bir düzen getirmek üzere bir görüşme yapmış.

Bu doğrultuda Deniz Ticaret Odası “kâr amacı gütmeyen” amatör bir anlayışla hazırlığa girişmiş. Muğla Çevre Vakfı’na bağlı sahillerde bu şirketin kalite ve standart için organizasyon yapması konuşulmuş. İşte bu kapsamda Deniz Ticaret Odası bir şirket kuruyor. Bu konudaki çalışmaların önemli bir bölümünü, gerçek bir çevre ve deniz âşığı Faruk Okuyucu yürütüyor.

Ve o günlerde Başkan Metin Kalkavan’dan şu öneri geldi: “Fatih Bey, siz çevre ve deniz üzerine önemli yazılar yazıyorsunuz. Bizim de böyle amatör bir çalışmamız var, destek olur musunuz?”

Arayan Deniz Ticaret Odası olunca ve tamamıyla “amatör bir ruhla” çalışma ifadesi kullanılınca, ben de “Evet” dedim... Şirket kuruldu. Yönetim kurulu oluştu. Beni de yönetim kuruluna aldılar... Sanki bugün başlayan yalan ve saldırıları önceden görmüş gibi, Metin Kalkavan’dan rica etmiştim:

“Sayın başkan, beni onurlandırdınız. Ama ben sonuçta bir gazeteciyim. İleride birileri benim amatör çabamı kötü niyetle kullanabilir. Lütfen beni yönetimden alın. Ben yine size her türlü destek olurum.”

Başkan bu isteğimi haklı buldu... Ve şirketin 26.5.2017 tarihindeki yönetim kurulu toplantısında, 2017/3 no’lu kararla yönetim kurulu üyeliğim oybirliği ile düşürüldü. Bu noktada şunu söylemeliyim ki yönetimde bulunan arkadaşlar, hiçbir maddi beklentisi olmayan, denizci ve çevreci kişilerdi.

Daha sonra Deniz Ticaret Odası ile Çevre Bakanlığı arasında şirketin kuruluş amacı olan anlaşma değişik nedenlerle imzalanmadı. Böylece şirket kâğıt üzerinde “işlevsiz” kaldı. Yani, “fiilen” oluşmadı.
Yahu arkadaşlar... O şirket “doğmadan öldü”... Kaldı ki amacı da sahilleri parsellemek değil, çevreci bir standart getirmekti... Ama okuyan yok.

Yazının devamı için TIKLAYIN