Fatih Altaylı'dan Eda Ece'yi eleştiren İsmail Saymaz'a tepki

Gazeteci Fatih Altaylı, oyuncu Eda Ece'nin katıldığı ödül töreninde yaptığı konuşmaya tepki gösterenler arasına katılan meslektaşı İsmail Saymaz'a, "Bir çok kişinin içindeki, aklında duyguyu seslendirdi diye bir genç kızı linç edenler kervanına katılmak için acelen ne İsmail" diye tepki gösterdi.

Altaylı, kendi internet sitesinde kaleme aldığı yazıda, "Yeni kurban, yeni hedef Eda Ece isimli genç oyuncu. Neymiş, deprem bölgesine seçim sonuçları üzerinden sitem etmiş. İktidar mensuplarının kızmasını bir nebze olsa anlarım da, İsmail Saymaz gibilerin kızmasını hiç ama hiç anlamam. Sevgili İsmail, sen ve senin çevrende aynı hissi yaşayan başkaları yok muydu, seçimden sonra muhalif düşünceye sahip pek çok kişi aynı şeyleri hissedip söylemedi mi!"

"Bu söylemlere karşı ben buradan “Depremzedelere kızmayın. Depremden ötürü siyasi duruş değiştirme gibi bir zorunlukları olmadığı gibi, yaraları iktidarın gücünün daha hızlı saracağını düşünmüş olabilirler. Üstelik o bölgede çok sayıda Suriyeli seçmen de var” demek zorunda kalmadım mı!" diye seslenen Altaylı, "Pek çok kişinin içindeki, aklında duyguyu seslendirdi diye bir genç kızı linç edenler kervanına katılmak için acelen ne İsmail" tepkisini gösterdi.

Altaylı, yazısında, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "kalemini satan" diyerek isim vermediği gazetecilerle ilgili de değerlendirmede bulundu.

Altaylı, "Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine muhalif medya ile ilişkisi de giderek iktidarın muhalif medya ile ilişkisine benzemeye başladı. Son olarak “kalemini satanlardan” söz etti Kemal Bey. Kimileri alındı, kimileri tepki gösterdi, kimileri sustu. Açıkçası ben kendi adıma Kemal Kılıçdaroğlu’nu bu konuda haksız bulmuyorum."

"Memlekette medyanın hali bir felaket ve ben bunu uzun zamandır dile getiriyorum" diyen Altaylı, "Seçimden önce de söyledik, muhalefet medyasında da bir iktidar hazırlığı var idi. Kim hangi kurumun başına geçecek, kim el değiştirecek medya patronunun neresine oturacak, kim nerede yönetici, kim nerede yazar yapılacak bunları konuşmaya başlamıştı bile birtakım muhalif gazeteciler. Medya düzeni değişmeyecek medyadaki “düzenler” değişecekti. Planlanan, arzulanan buydu."

Altaylı'nın yazısının tamamı için tıklayın