Ertuğrul Özkök: Acun Ilıcalı, o gece Amokachi’yi dinleyip, 22 bin dolar isteseydi ne olurdu?

Ertuğrul Özkök, Türkiye’nin önde gelen medya patronları arasında gösterilen Ilıcalı’nın Büyüka’nın ekibine geçerken o dönemki maaşının 5 katı bir ücrete imza attığını belirterek, iş teklifinin geldiği anda yanında olan eski futbolcu Amokachi’nin ise 10 katını istemesini söylediğini aktardı.

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, “Acun, o gece Amokachi’yi dinleyip, 22 bin dolar isteseydi ne olurdu” diye sordu.

Ertuğrul Özkök’ün Hürriyet gazetesinin bugünkü nüshasında yayımlanan köşe yazısının ilgili bölümü şöyle:

"İnsanın telefonu gece saat 03.00’te çalarsa ne hisseder?

Eğer arayan, benim gibi bir “nocturne manyak” değilse, insan kötü bir şey düşünür.

Acun Ilıcalı, Fransızların deyişi ile “iyi yıldızın altında doğduğu” için onunki farklı bir telefondu...

***

Arayan o günlerin efsane spor televizyoncusu Şansal Büyüka’nın yardımcısıydı...

Direkt söze girdi:

“Şansal abi seni bizim ekipte görmek istiyor...”

Acun o sırada, yurtdışında plajlarda turistleri konuşturmaya çalışan bir muhabir...

***

Fransızlar “Felaketler tek başına gelmez” der...

Bunun tersi de doğrudur...

Bazen de şans tek başına gelmez.

Telefon geldiğinde Acun’un yanında Beşiktaş’ın ve bütün Afrika’nın efsane futbolcusu Daniel Amokachi vardır...

Tabii bir futbolcunun o saatte ayakta olması normal bir şey mi diye sormayın. 

Amokachi bu...

***

Acun durumu anlatıyor... Amokachi’nin ilk ve son tepkisi şu oluyor:

“Hemen git ve ne alıyorsan 10 katını iste...”

Neden böyle diyor?

İzahı şu:

“Ben bunca yıldır futbolcuyum. Bana hiç bu saatte bir transfer teklifi gelmedi.”

***

Acun 20 dakika sonra Şansal Büyüka’nın yanındadır...

Peki sonuç?...

Acun, Amokachi kadar gözü pek değil...

Aldığı maaşın sadece 5 katını istiyor...

Hemen veriyorlar...
Böylece ayda 11 bin dolarlık bir maaşın altına imzasını atıyor...

Bugünün parasıyla 50 bin lira...

***

Geriye şu soru kalıyor:

O gece Amokachi’yi dinleyip, 22 bin dolar isteseydi ne olurdu?

Büyük bir ihtimalle 15 bin dolara el sıkışırlardı..."

Ertuğrul Özkök'ün yazının tamamını buradan okuyabilirsiniz.