Erdoğan'ın, şeriat karşıtlarını din düşmanı ilan etmesine tepki yağdı: Türkiye laiktir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şeriat-hilafet yönetimi isteyen tarikat ve cemaatleri savundu, laik Cumhuriyeti hedefe koydu. Erdoğan, “İslam’ın hayata dair kurallarının bütününü temsil eden şeriata düşmanlık dinin kendisine husumettir” dedi. Erdoğan, kelimei tevhit bayrağı için suç duyurusu yapan barolara da tepki gösterdi.

Anayasaya aykırı şekilde şeriatı savunarak “Şeriata düşmanlık dinin kendisine husumettir” ifadelerini kullanan Erdoğan’a tepki yağdı.

‘İSLAM DİN OLMAKTAN ÇIKAR’
Şeriat ile İslam’ın bir olmadığına değinen ilahiyatçı felsefeci Prof. Dr. Filiz, “İslamda iman, ahlak, ibadet ve şeriat var. Şeriat bir iman esası değildir. Şeriat sadece aile, ceza ve kamu hukuku ile ilgili hukuki hükümlerin derlemesidir. Bu hükümler de zaten sürekli değişir. Kuran, ‘Her ümmete göre şeriat verdik’ diyor. Tek bir şeriat yok ama tek bir İslam var. Bu nedenle sürekli değişmektedir ki sürekli değişen şeriat İslam’la bir tutulamaz. Eğer İslam, sürekli değişen bir şeye kurban edilecekse, İslam da din olmaktan çıkar” dedi.


“Kelimei tevhit diye bir bayrak yoktur” diyen Filiz, “Bu bayrak Suudlara ait milli bir bayraktır. Bu bayrak kutsal bir şey içermez. Bu bayrağı açarak Cumhuriyet ve Atatürk’ü hedef almak insanları Allah’la kandırmaya girer” ifadelerini kullandı.

‘ORTAÇAĞ ÖZLEMİ’
İlahiyatçı yazar Cemil Kılıç ise “Hem şeriatçı hem Müslüman olunmaz. Şeriat İslam’a alternatif paralel bir dindir. Biz şeriatçı değil Müslüman’ız. Asıl şeriatı savunmak İslam’a husumettir” dedi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, Diyanet Akademisi’nin kabul edilmesinin, Meclis’ten de kabul oyuyla geçmesinin Tevhid-i Tedrisat yasasına ve Anayasa’nın 174. maddesine aykırı olduğunun altını çizdi. Avukat Şükran Eroğlu, “Şeriatın dinin bir hükmü olduğunu söylemek demokrasi kurallarıyla bağdaşmaz” ifadelerini kullandı. 

Emekli Müftü Gani Aşık, “Şeriat özlemi ortaçağ özlemi anlamına gelir. Şeriat eşittir İslamiyet değildir. Din konusundaki bilgileri yüzeysel olanlarla, seçim dönemlerinde din sömürüsünü siyaset piyasasına sürmeyi alışkanlık haline getirenleri seçmenin takdirine bırakmak en doğrusu” ifadelerini kullandı. 29 Ekim Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan ise “Sistem anti laik uygulamaların hakim olduğu sürece taşınıyor” dedi.

Laiklik Meclisi’nden, “Laiklik diyenleri hedef almak toplumu hedef almaktır” ifadeleri kullanılırken Kadın Meclisleri açıklamasında “Dün anayasayı ihlal edenler bugün şeriat savunuyor” denildi. İstanbul Kadın Kuruluşları Birliği Koordinatörü Nazan Moroğlu ise “Türkiye 100 yıl geriye mi götürülmek isteniyor” diye sordu.