Emekli taban aylığı 21 yılda alım gücünü koruyabilseydi bugün 25 bin 104 lira olacaktı

Ergün, en düşük emekli aylığı ile 2002'de 15 gramdan fazla altın alınabiliyorken bugün ise sadece 4,5 gram alınabildiğini belirt

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Genel Başkanı Kazım Ergün, AKP’nin iktidara gelmesinin ardından 21 yıl içinde taban emekli aylıklarının ve buna paralel olarak da bütün emekli aylıklarının altın fiyatları karşısında çok ciddi bir erime yaşadığına dikkat çekti.

Ergün, “2002 yılındaki aylığımızın altın karşılığını bugün alabilmiş olsaydık en düşük emekli aylığı 25 bin 104 lira olacaktı. Bugün ise 7 bin 500 liraya mahkûm olduk. Emeklilerimizin yılbaşına kadar dayanacak gücü, takati kalmamıştır” dedi.


Ads by Kiosked
TÜED Başkanı Kazım Ergün, emekli aylıklarıyla ve emeklilerin yaşadıkları sıkıntılarla ilgili değerlendirme yaptı. AKP’nin iktidara geldiği 2002’den bu yana emeklilerin aylıklarıyla altın fiyatları arasında kıyaslama yapan Ergün, şunları kaydetti:

"2002'de 15 gramdan fazla altın alınabiliyordu, bugün ise sadece 4,5 gram"
“2002 yılında en düşük emekli aylığı olan 257 lira ile 15 gramdan fazla altın alınabiliyordu. Yani bir başka ifadeyle bir hediyelik altın bilezik ve beraberinde 2 adet çeyrek altın alınabiliyordu. Bugün gelinen noktada ise Hazine yardımıyla 7 bin 500 liraya denk gelen en düşük emekli aylığıyla sadece 4,5 gram yani 3 çeyrek altın alınabiliyor. Emekli taban aylığı geçen 21 yıllık süreçte alım gücünü koruyabilseydi bugün 25 bin 104 lira olacaktı. Aynı şekilde asgari ücret de 17 bin 970 lira seviyesinde olacaktı ve bu tutarla 10,78 gram altın alınabilecekti.

Dernek olarak yaptıkları hesaplardan örnek veren Ergün, şöyle devam etti:

“Taban emekli aylıkları, altın karşısında ciddi bir erime yaşamış ve neredeyse emeklinin her ay maaşıyla alabildiği bir hediyelik bilezik, yıllık olarak da 12 altın bilezik elinden alınmıştır. Yapılması gereken, derhal emeklinin alım gücünün yükseltilmesi, intibaklarının yapılması, ek ödeme oranlarının yüzde 10 seviyesine yükseltilmesi ve sağlık kesintilerinin kaldırılmasıdır. Emeklilerimiz yaşları itibarıyla bir ayağı hastanede, bir ayağı da eczanede olan insanlardır. Sağlıkta katkı payları ise emekliler için adeta bir kabusa dönüşmüştür. Emeklilerimizden sağlık katkı payı kesilmemelidir. Zaten kıt kanaat sağlıksız beslenen emeklilerimizi vitaminsizlikten ve proteinsizlikten ciddi hastalıklar beklemektedir.

Yetkililerimizden beklentimiz, hayatlarının son dönemini huzur içinde geçirmek isteyen ve bunun için geçmişte yüksek miktarlarda sigorta primi ödeyerek çalışan emeklilerimize hak ettiği saygının gösterilmesi, alım gücündeki kayıpların derhal telafi edilmesidir. Emeklilerimizin yıl başına kadar dayanacak gücü, takati kalmamıştır.” (Anka)