Ekonomist Boratav'dan Albayrak'a: Felaketi övgü vesilesine dönüştürmesi komik oluyor

Türkiye’deki kriz derinleşiyor. Prof. Dr. Korkut Boratav’a göre, dış yükümlülüklerin döndürülmesinde, büyük bir adım atılmadı. Boratav “Oradan gelen borç yapılandırma süreçleri ekonomiye yeni bir şok getirecek mi öngöremiyoruz” dedi.

İktisatçı Prof. Dr. Korkut Boratav, ekonominin küçülmeye devam ettiğini söyledi.

Geleceğin parlak olmadığına işaret eden Boratav, işsizlikteki artışın vahim tarafının istihdamın da düşmesi olduğuna dikkat çekti.

Boratav ekonominin krizde olduğunu, cari açıktaki düşmenin de ekonomideki cansızlığı gösterdiğini vurguladı.

Boratav, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın cari açıkla ilgili açıklamaları hakkında da, “Bizim Hazine ve Maliye Bakanı’nın bir felaketi övgü vesilesine dönüştürmesi komik oluyor” dedi. 

Talep düşüyor

Prof. Dr. Korkut Boratav Cumhuriyet’e büyüme, işsizlik ve cari açık verilerini değerlendirdi.

Korkut Boratav’dan satır başları şöyle:

- Aslında resmi istatistiklerde de ortaya çıkıyor. Kalkınma’nın haftalık bülteni var. Bu bülten mart sonrasının çeşitli talep unsurlarının seyrini belirliyor. Oradan anlıyoruz ki mesela elektrik talebi, otomobil satış talebi, beyaz eşya satış talebi, perakende talebinde düşmeler var. Otomobil satışı yüzde 55 gerilemiş durumda, beyaz eşya satışı yüzde 6.5 gerilemiş, ilaveten açılan şirketlerin sayısı yüzde 21 düşmüş... Bu, talebin düştüğünü gösteriyor. Bu göstergeler küçülmenin devam ettiğini ortaya koyuyor.

Daralma var

- Milli gelirin 2019’da küçülmeye devam ettiğini görüyoruz. Ek olarak İstanbul Sanayi Odası’nın yayımladığı endeks var. Sanayideki çeşitli göstergelerde genişleme mi var, daralma mı? Bu endekse göre de daralmaya devam ediyor. 2018 Nisan ayında başlayan daralma 12 aydır devam ediyor. Bu, sanayinin de ilk 3 aydan sonra da düşme eğiliminde olduğunu gösteriyor. Ekonominin küçülmesi devam ediyor. Ayrıca henüz ortaya çıkmayan başka problemler de var. Dış yükümlülüklerin döndürülmesinde, büyük bir adım atılmadı. Oradan gelen borç yapılandırma süreçleri ekonomiye yeni bir şok getirecek mi öngöremiyoruz.

Gelecek parlak değil

- Türkiye kredi iflas takası primi CDS puanı mayıs ayında 500 puanın üzerine çıkmıştı. Aşağı yukarı en yüksek puan bizim. Bu, şu anlama geliyor: Olası kredi batmaları halinde ne kadar risk primi ödenecek. Batık krediler sigortalandırıldığında ne kadar yüksek risk kredisi ödenecek. Kredilerin batma olasılığına karşı ek risk marjını gösterir. Türkiye’nin puanı benzeri ülkelerin üzerinde, rekor düzeyde. Bu da geleceğin parlak olmadığını gösteriyor.

Ekonominin gücü kalmadı

- Türkiye ocak, şubat, martta cari açık verdi. Cari fazla önceki yılın 8. ayında başladı, 4 ay fazla verdi. Sonra cari açık veriyor. Şu anda 12 yıllık toplama baktığımızda cari açık düşüyor ama 4 ay fazla verdikten sonra yine açığa dönüştü. Problem budur. Dolayısıyla şu anda cari fazla vermiyoruz. Cari işlem açığının düşmesi ekonominin cansızlığının göstergesidir. Çünkü esas olarak ithalattaki daralmadan kaynaklanıyor. Ekonominin ithal edecek gücü kalmadı. Sanayi ara malı ithal edilmiyor, yatırım durduğu için yatırım malları ithal etmiyoruz, tüketim düştüğü için tüketim ithalat girdisi de düşüyor. Bunlar küçülen ekonominin cansızlaşmasının göstergesi.

- Ekonomi öyle bir noktaya indi ki artık daha fazla cari açığı düşüremiyor. 589 milyon dolar cari açık verdik martta. Artık dibe vuran ekonomi cari fazla verecek güçte de değil. Bizim Hazine ve Maliye Bakanı’nın bir felaketi övgü vesilesine dönüştürmesi komik oluyor.

Bakan Albayrak ne demişti?

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, haziran ayından itibaren Türkiye’nin cari fazla vereceğini belirterek, “Bu istikamette devam edersek 2019 yılı inşallah tarihimizin en yüksek cari fazlasını verdiğimiz bir yıl olacak” demişti.

En kötü haber: İstihdam da azalıyor

- İşsizlikteki artışın daha da vahim tarafı istihdamdaki azalmadır. Mevsimlik artış normal. İnşaat sektöründe bütün çöküntüye rağmen istihdamın açıldığı sezona girdik. Şubat, mart arasında inşaat sektörünün ivmesi istihdamı artırıyor görünür ama önceki yıla bakarsanız istihdam düşüyor. En kötü haber budur. Mevsimlik etkeni bırakın, 12 ay ile mukayese edin. İstihdam düşüyor. İşsizlik iki yerden besleniyor. Yeni iş bulunamıyor, mevcut istihdam durumu düşüyor. En ağır problem budur. Ekononim durgunluk değil, kriz içinde olduğunu gösteriyor.

- Eğer sadece işgücüne katılan yeni ordu, gençler iş bulamama güçlüğüyle karşı karşıya olsalar, durgunluk var, ekonomi büyümüyor derdik. İstihdam düşüyorsa ekonomi krizde diyoruz. Bu bize ekonominin krizde olduğunu gösteriyor.