Dominatrik olmayı internet normalleştirdi!

Hürriyet yazarı Tolga Tanış Washington'da dominatrik bir kadını anlattı ve onunla mesleği hakkında röportaj yaptı. İşte o röportaj.

Kentin göbeğinde fahişelerle buluşan valiler... İnternette donunu
gösteren milletvekilleri... Washington gibi herkesin birbirini kesip
hata aradığı kentte bu işleri yapmaya nasıl cesaret edebiliyorlar diye
düşünürdüm. En uç örneğine rastladım. Beş yıldır müşterilerine
sado-mazo, fetiş fanteziler yaşatan... Masaj servisi adıyla kazandığı
paranın vergisini ödeyen bir dominatriks.

Gerçek adı Shamaine. 33 yaşında. Amerika'nın kuzeyi Montana'dan. Hafta
içi, Washington'ın tren garı Union Station'da buluştuk. Elinde valizi.
Trene binmeden bir lokantada konuşuyoruz.
Kalın çerçeve gözlükleri, taralı düz saçları, puantiyeli elbisesiyle
daha çok bir mürebbiye gibi duruyor. Yanında da 'J' dediği Müslüman
ailede büyümüş bir kadın seks blogger'ı.
Valizi gördüm. "Müşteriden mi geliyorsunuz" dedim. Ve fark ettim ki, en
yanlış başlangıcı yaptım. Kendini huzursuz hissetti. Muhtemelen
kafasında onlarca soru işareti, yasal açıdan bir bela yaşayıp
yaşamayacağı şüphesi duymaya başladı.
Kendini Domina Vontana diye tanıtan Shamaine bir dominatriks. İşi de,
içinde seks olmayan bir tür seks işçiliği. femdomdc.com sitesine
giriyorsunuz. Not bırakıyorsunuz. O da bakıp size hizmet verip
vermeyeceğine karar veriyor. Hizmet ne mi?.. Üzerinde deri kıyafetler...
Uzun çizmeler... Elinde çoğu zaman kırbaç veya acı verici başka bir
alet... Seks yapmadan seks fantezisi yaşatma... Bağlama, kelepçeleme,
dövme, aşağılama, ayak yalatma vesaire... 'Normal' denilen cinsel
ilişkilerde sapıkça diye düşünülen her şey...
İşin dominatriks kısmı ilginç... Bir de bunu Washington gibi bir kentte
yapmak ayrı bir hikâye. Yerel bir dergide Washington'ın ilk dominatriksi
diye çıktı geçenlerde. Ve yaşadığı huzursuzluk da anladığım kadarıyla o
yazıdan sonra başına gelenlerden sonra oldu.
Demiş ki, "Müşterilerim arasında politikacılar da" var. Hem de
insanların koltuk için birbirini yediği... Görevlilerin öğrencilikte
yurtta yaptıklarına kadar her şeyinin didiklendiği... Avukatların bu işten
milyonlarca dolar kazandığı bir kentte...
Konuştukça güvenini tekrar kazanır gibi oldum. Ve "Neler yaşadınız o
hikâyeden sonra" diye sordum. "Dışlandım. Bana iş veren menajerler,
peşimde paparazziler var diye ilişkiyi kesti. Komşularım taciz etti.
Diğer dominatriksler beni aralarına almadı" dedi.
İşin bütün eksantrikliğine rağmen, sakın şaşırmayın. Shamaine bir
muhafazakâr. Muhafazakâr bir ailede büyüyor. Ve babası ölene kadar da
böyle bir işe başlamıyor. Ama o öldükten iki hafta sonra, Washington'da
ilk dominatriks ilanını veriyor. "Ona saygımdan bekledim. Bana söz
verdirmişti. O hayattayken aşırı riskler almamı istemedi" dedi.
"Ya muhafazakâr değerler?.. Bu işle nasıl bağdaşıyor" dedim. "Niye
olmasın ki!.. Bütün müşterilerim benim gibi muhafazakâr. Hepsi
karılarına sadık. Unutmayın ben seks yapmıyorum. Sadece rahatlamalarını
sağlıyorum" dedi. Bu muhafazakârlık kısmının asıl karikatür faslına
gelince... "Niye New York'a gitmiyorsunuz. Oradaki yeraltı kültürü çok
daha geniş" dedim. "Orası benim için fazla liberal. Ben ya Washington'da
ya da Chicago'da çalışırım" dedi.

*SORUMLULUKLARDAN KURTULMA ANI*

En kısa seans bir buçuk saat. Bir saati 250 dolar. Ama pazarlıkla daha
uzun kalabiliyorsunuz. Örneğin tüm bir hafta sonu. "O zaman servis
değişiyor mu" dedim. "Temelde değişmiyor. Ancak acele etmiyorum. Sık sık
dinlenmesi için zaman bırakıyorum" dedi.
Peki nedir bir insanı dominatriks kiralamaya iten ruh hali, derseniz.
"Müşterilerimin hepsi güçlü, başarılı insanlar. Başarının yolu da
başkalarını mutlu etmekten geçiyor. Sadece benim yanımda kendilerini
rahat ve sorumluluklardan uzak hissediyorlar. Üzerlerinde hiçbir yük
olmuyor" dedi.
Tabii böyle söyleyince kendinizi bir psikologla konuşur gibi
hissediyorsunuz. Ama Shamaine'in babasına da verdiği risk üstlenmeme
sözü, işin asıl heyecan veren kısmı ki... Bir bodrumdasınız... Etrafta
kafes, silah, zincir bir sürü tehlikeli alet... İnternette verdiğiniz
ilanı görüp sizi kiralamış bir adamla baş başa seks fantezileri
yaşıyorsunuz. Ve karşınızdakine ayaklarınızı yalatsanız bile ne kadar
tahrik olursa olsun kural gereği seks yapmıyorsunuz.

*İNTERNET MARJİNALİ NORMALLEŞTİRDİ*

"Aile nasıl karşılıyor yaptığınız işi" dedim. "Kardeşlerim sorun
çıkarmıyor. Annem ise benimle gurur duyuyor. Her zaman ne yapmak
istiyorsam onu yaptım" dedi. "Peki birine dominatrik

 olduğunuzu söylediğinizde nasıl karşılıyor" dedim. "Eskiye göre çok
normal" dedi. "Niye ne değişti?" "İnternet. Orada herkes tecrübelerini
anlatıyor. Seks blogger'larına bakın. Eskiden marjinal karşılanırdı.
Şimdi bazıları Amerikan Üniversitesi'nde (AU) sosyal medyada cinsellik
dersleri veriyor. İnternet, marjinal sayılan birçok durumu normalleştirdi."
Haklı olduğu kısım... İnternete girin. Dominatrikslerin de dahil olduğu
BDSM grupları görürsünüz... İngilizce esir etme, hükmetme, sadizm ve
mazoizmin baş harflerinden oluşan kısaltma. Web siteleri açıyorlar. Ve
her hafta bir yerde toplantılar düzenleyip 18 ila 35 yaş kuralı dışında
hiçbir şart aramadan tanışıyorlar. Partner edinmek için.
Haksız sayılabileceği kısım ise... İşin halen basına yansıdığında skandal
içeren bir boyutunun olması. Ve halen genelgeçer ahlak kurallarına ters
gelecek kadar marjinal sayılması... Birinin domintariks olduğunu bilen tek
sizseniz, onunla ilişkinizde bunu tolere edebiliyorsunuz. Ama
dominatriks olduğunu herkes biliyorsa... Konuşmaktan, yan yana
görünmekten dahi kaçınıyorsunuz.

*ACI VE TEHLİKE BEYNİN HİSSEDEBİLECEĞİ EN GÜÇLÜ DUYGUYU ÜRETİYOR*

İşin görüntü kısmı ne kadar marjinal olursa olsun... Çok zengin bir
altkültür aslında bu. BDSM dediğinizde karşınıza binlerce sayfalık
külliyat çıkıyor. Ve işin acı ile zevk ilişkisine dair, Marquis  de
Sade'dan da önce, birçok filozofun laf ettiği anlaşılıyor. 18. Yüzyıl'da
Edmund Burke'nin acıdan doğan zevki 'görkemli' diye tanımladığını okudum
örneğin bir yerde. "Acı ve tehlike düşüncesini harekete geçirecek her
şey, dehşet vericiliğin her türlüsü bu görkemin kaynağıdır. Beynin
hissedebileceği en güçlü duyguyu üretir" demiş.
Shamaine ile konuşurken, onda da bir altkültüre ait olmanın havasını
hissediyorsunuz. Hep bir kabiliyetten bahsediyor örneğin. "Kabiliyetim
vardı, hemşirelik okudum", "Kabiliyetim vardı, hastabakıcılık yaptım",
"Dominatriks olmak için gerekli kabiliyet bende vardı" vesaire... Ne iş
yaparsa yapsın sanki kendini sanatçı gibi görüyor.

*BURAM BURAM GÜLSUYU KOKUYOR*

Konuşuyoruz. Bir gülsuyu kokusu alıyorum. En sonunda dayanamadım. "Bu
gülsuyu kokusu sizden mi geliyor" dedim. "Evet. Beyaz güllerden. Esans
üreten bir kadına yaptırıyorum" dedi. Koku dışında fetiş objeler işin
sermaye gerektiren en pahalı kısmı. En ufak parça 200 dolardan başlıyor.
Mekân olarak ise eğer kendi ayarladığı bir ev ya da bir bodrum değilse
sadece 4 ve 5 yıldızlı otellere gidiyor. "Onun dışında evlerde 60-200
kişilik partiler oluyor" dedi.

*VANİLYA MISINIZ, KINKY MI*

 İşin televizyoncu sorularına gelirsek... En çok ayak okşamayı seviyorlar.
Sonra bağlanmak isteyenler var. Poposuna şaplak yemek ve aşağılanmak
isteyenler üçüncü sırada. "Nasıl aşağılıyorsunuz" dedim. "Asla
küfretmem. Utandıracak işler yaptırırım. Örneğin ayağımı yalamak
isterse, önce dayak yemesi gerektiğini söylerim" dedi.
Mesleki terminolojisinde iki tip var: Biri 'vanilya' dedikleri, seks
yaramazlığı yapmayan cici çocuklar. Ötekiler ise her türlü 'sapık'
fanteziye açık 'kinky'ler. "Kinky'ler en çok hangi meslek grubundan
çıkıyor" dedim. "Tanıdığım bütün inekler, özellikle bilgisayar
mühendisleri kinky. Eşcinseller de kinky olur" dedi. Bunun dışında da
müşterileriyle ilgili tek bir detay vermedi.
Konuşmanın sonuna geldik. Artık rahatlamıştır diye düşündüm. Ve
ayrılmadan önce son kez denedim: "En son ne zaman bir müşteriyi
gördünüz" Yine başa döndü: "Benim için gizlilik çok önemli. Spesifik
hiçbir soruya yanıt veremem."

Tolga Tanış / HÜRRİYET