DOLAR/TL Kurunda Son Durum Ne? Piyasal Ne Durumda?

Kur 15 seviyesinin altında yatay seyir izlemeye devam ediyor. Peki piyasalarda son durum ne?

ABD Merkez Bankası'nın (Fed) hızlandıracağı sıkılaştırma adımları da Ankara'nın uyguladığı ekonomi politikalarına yönelik riskleri artırıyor.

Bugün iç piyasada TCMB tarafından açıklanacak piyasa katılımcıları anketindeki enflasyon beklentilerinde devam etmesi beklenen bozulma takip edilecek.

Dolar/TL bu sabah saat 08:48'de 14.75/14.75 seviyesinde işlem gördü. Gösterge 10 yıllık tahvilde bileşik getiri geçen ay yüzde 28.57'ye kadar çıkarak tarihi rekora yükseldikten sonra gerilemeye başladı. Dün son işlem yüzde 25.75 oldu.

Türkiye'nin 5 yıllık CDS'leri Mart'ta 700 baz puanı aşarak rekor seviyeye yükseldikten son 2 haftada 150 baz puana yakın düşüş gösterdi. CDS dün günü 582/590 baz puan seviyesinden tamamladı.

Dünya borsaları, başlıca merkez bankalarının öngörülenden daha hızlı faiz artıracağı beklentileriyle haftalık bazda kayıp vermeye hazırlanırken, tahvil getirileri yükseldi. Dolar ise bir ayın en iyi haftasını kapatmaya hazırlanıyor.

Petrol fiyatları, tüketici ülkelerin Rusya'dan petrol ithalatını zorlaştıran yaptırımlarının ardından oluşan arz açığını kısmen kapatacak olan stratejik rezervlerden 240 milyon varil petrolü piyasaya sürme kararının etkisiyle sınırlı geriledi.

Brent ham petrolünün en yakın vadeli varil fiyatı LCOc1 gün içerisinde 1 doların üzerinde yükselmesinin ardından yüzde 0.6 düşüşle 100 dolar civarında seyrediyor.

Brent Aralık'taki 65 dolardan 139 dolara kadar yükseldikten sonra Çin'de koronavirüs yayılımı kaynaklı talep düşüşü ve tarihte eşi görüşmemiş düzeyde stratejik rezervlerden yapılan satışlarla geriliyor.

Mart itibarıyla %60'ı aşan ve yükselişini yüzde 70'in üzerine doğru sürdürmesi beklenen enflasyonda sorun büyürken Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati enflasyonda giderilemeyen "ataleti" yeni yatırım araçları gibi enstrümanlar geliştirerek kıracaklarını ve yıl sonunda enflasyonun "makul" bir seviyeye ineceğini söyledi.

Merkez Bankası (TCMB) yükselen enflasyona karşı yüzde 14 seviyesindeki politika faizi ile tepki vermezken, TL'nin negatif getirisi 47 puana ulaştı.


TÜFE yıllık bazda yüzde 61.14'e yükselirken; bu, son 20 yılın ve AKP iktidarı dönemindeki en yüksek enflasyon oranı oldu. Yılsonu için de tahminler bir önceki Reuters anketindeki yüzde 38 seviyesinden yüzde 50 üzerine çıktı.

Artan enerji maliyetlerinin ekonomi programının temel hedefi olan cari fazlanın artık bu yıl için mümkün olmadığını göstermesi de istikrarlı kur politikasını da içeren yeni ekonomi politikası için en büyük tehdit olarak görüyor.

Piyasalarda ABD ile F-16 savaş uçağı anlaşmasının ilişkilere olası pozitif etkisi ve Kaşıkçı davasının Suudi Arabistan'a devredilmesi sonrası olası yeni ekonomik faydalar da takip edilen gelişmeler arasında.

ENERJİ İTHALATI EKONOMİDEKİ DENGELERİ ZORLUYOR
Türkiye'nin enerji ithalatı Mart'ta bir önceki yıl aynı döneme göre yüzde 156 artarak 8.4 milyar dolar olurken, ilk üç ayda yüzde 188 artarak 25 milyar dolar oldu.

BOTAŞ dahil kamu iktisadi teşebbüslerine (KİT) döviz satışı Mart ayında 3.24 milyar dolar olurken, TCMB rezervlerinden KİT döviz ihtiyaçlarının belirginleştiği son 5 ayda döviz satışı 18.34 milyar dolara ulaştı.

Artan enerji maliyetleri ve kamunun yön belirleyici olduğu mevcut kur ve ekonomi politikasında bu imkan kullanımı rekor seviyelere ulaştı. TCMB aynı miktarda rezerv kaybına rağmen 18.34 milyar dolarlık döviz talebinin piyasaya girmemesini sağlamış oldu.

Böylece TCMB doğrudan müdahalede bulunmasa bile rezerv maliyetine rağmen piyasaya gelecek döviz talebini azaltıyor. Ancak bu swap hariç eksi 45 milyar dolar olan rezervler üzerindeki baskıyı artırarak hükümetin "istikrarlı kur" politikası üzerinde risk oluşturuyor.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bu yıl için enerji sübvansiyonlarının bütçeye maliyetinin 300 milyar TL'ye ulaşacağını belirtirken bütçeden BOTAŞ'a rekor transferler de devam ediyor.

REUTERS