Darbeci kumpasçı firari bir FETÖ'cü: Kim bu Halis Tunç?

Gazeteci ve Superhaber.tv yazarı Ceyhun Bozkurt, FETÖ'cülerin en sinsi ve hain isimlerinden Halis Tunç'un dosyasını açtı. 15 Temmuz'dan sonra yurtdışında Türkiye düşmanlığı yapan Halis Tunç bakın kimmiş?

İŞTE CEYHUN BOZKURT'UN O YAZISI

Bugün size sosyal medyada, FETÖ taktikleriyle Türkiye’de milli siyaset izleyen, FETÖ, PKK ve bütün terör örgütlerine karşı mücadele yürüten herkese saldıran bir sosyal medya FETÖ’cüsünü anlatacağım.

Vatansever subaylar Balyoz ve diğer kumpaslarda hedef alındıklarında yurtdışında olsalar bile Türkiye’ye dönerken, bu şahıs 15 Temmuz 2016 tarihinden sonra zaten yurtdışındayken firar etmiş bir FETÖ’cü. Adı-soyadı Halis Tunç.

Öncelikle neden bu şahsı yazdığımı kısaca anlatayım. Bilindiği gibi FETÖ militanları, özellikle 17-25 Aralık’tan sonra sosyal medya üzerinden yoğun bir şekilde manipülasyona girişmişti. Bu manipülasyon süreci 15 Temmuz 2016 NATO’nun FETÖ eliyle Türkiye’yi işgal girişimine kadar sürdü. Çok sayıda FETÖ militanı yakalandı, tutuklandı, yargılanıyor, yargılandı.

Ancak işgal girişimi püskürtülünce yakalanmayan çok sayıda FETÖ militanı da, ya yurtdışına kaçtı ya da zaten bulundukları yurtdışından geri dönmedi. İşte bu militanlar, sosyal medyayı yoğun bir şekilde kullanarak, yan yana omuz omuza kumpaslara karşı mücadele ettiğimiz bazı insanlar dahil olmak üzere iktidar karşıtlığı gözlerini karartmış olan kesimleri etkilemeye başladı.

Özellikle “15 Temmuz tiyatrodur/iktidarın oyunudur” gibi gaflet, delalet ve hatta hıyanet barındıran söylemlerin kaynakları büyük oranda bu firari FETÖ militanlarının manipülatif mesajları. Yazımın girişinde ismini zikrettiğim Halis Tunç da, bu FETÖ’cülerden biri.

Yazdıkları uzun süredir dikkatimi çekiyordu. Bir araştırma yapınca, başta kumpas şehitlerimiz Ali Tatar, Cem Aziz Çakmak, Murat Özenalp gibi denizci komutanlarımız olmak üzere çok sayıda vatansever komutanımıza kumpas kurulmasından 15 Temmuz’a giden sürecin yapıtaşlarının döşenmesine kadar çok sayıda olayda rol aldığı bilgilerine ulaştım. Aktarmaya başlayalım.

Halis Tunç, Deniz Harp Okulu’ndan 1995 yılında mezun oldu. Bir deniz subayı 4 yıl gibi denizciler tarafından olağan dışı derecede kısa bulunan bir gemi görevinin ardından FETÖ mensuplarının yoğun olarak kadrolaştığı askeri eğitim kurumuna atandı. Bu görevi sırasında itirafçı ifadesi ile Tunç’un FETÖ bağlantısı doğrulandı.

FETÖ’ye üye olduğu iddiasıyla gözaltına alınan bir şüpheli, savcılıkta verdiği ifadede askeri okula başladığı tarihlerde FETÖ yapısı içerisinde kendisinin abiliğini yapan M.T.A’nın kendisine aktardığını anlattı. Şüpheli, ifadesinde, “sınıf okulunda bölük komutanı olan ve o tarihlerde üsteğmen veya yüzbaşı rütbesinde olan M.T.A. Tunç için, ‘Kendisi bizim abimizdir, bizdendir. Çok ciddi bir sıkıntın olduğunda ona müracaat edebilirsin’ şeklinde cümleler kurdu” demişti. Şüpheli ayrıca Halis Tunç’u fotoğrafı ile teşhis etmişti.

KUMPASLARDA ROL OYNAYAN EKİPTE

Halis Tunç, 2003 yılında istihbarat sınıfına geçti. İki yıl gibi kısa bir süre sonra da, sorularının çalınarak FETÖ/PDY mensuplarına verildiği itirafçılarla teyit edilen Deniz Harp Akademisi sınavını kazanarak 2005-2007 yılları arasında kurmaylık eğitimi gördü. İşte Tunç, bu eğitimini tamamladıktan sonra Türk Deniz Kuvvetlerinin Atatürkçü, Milliyetçi, vatansever komutanlarına kurulan kumpaslarda çok kritik rol oynayan bir yere atandı: Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı bünyesine. Halis Tunç’un, bu görev sürecinde hain kumpas süreçlerinin içinde yer aldığı belirtiliyor.

Tunç daha sonra yurtdışında görevlendirilmiştir. Bu süreçte Tunç’un yabancı dil notlarının analizi dikkat çekicidir. İlk başta KPDS sınavından 62 notu alan Tunç, müteakip yıllarda bu notunu 97,5’e çıkarmıştır. “Çalışmış, notunu yükseltmiştir” diyebilirsiniz. Ancak aynı dönemde KPDS sorularının FETÖ militanlarınca çalındığını hatırlatırım.

Yine Genelkurmay Başkanlığı General Amiral Şube’de görevli FETÖ militanları tarafından kendisine ABD Deniz Harp Okulu mezunu Türk Subayların bile alamadığı dinleme sınav notları verildiği belirtiliyor. İlginç olan, Tunç’un hem 2009 hem 2010 yılında bu sınavda aldığı not, küsuratına kadar aynı: 93.33. Tunç, bu notlar sayesinde birçok subayın hakkı gasp edilerek Atina Büyükelçiliğimizdeki Silahlı Kuvvetler Ataşeliği Deniz Ataşeliği görevine atandı.

Halis Tunç’un, askeri ataşelik görevi ile paralel bir şekilde amirallik terfi değerlendirmelerinde yer almasının önünün de açıldığı belirtiliyor. Tunç’un, 15 Temmuz işgal girişimi sırasında Genelkurmay Karargâhında görevli olup o gece yaşanan olaylarda vatandaşlarımıza ateş açtığı, görüntülerde sabit olan Tuğamiral S.S.  gibi darbeye fiilen iştirak eden çok sayıda amiral tarafından meslek hayatı boyunca sicil olarak desteklendiği kaydediliyor.

Buraya bir not ekleyelim: Tuğamiral S.S., 15 Temmuz gecesi vatandaşlarımıza tabanca ile ateş açmıştı. Mahkemede elindekinin telefon olduğunu söyleme pervasızlığını gösterecek kadar alçalan bu FETÖ’cü, görüntüler net olarak gösterilince “Olabilir. Cep telefonuna benzetmiş olabilirim. İkisi de aynı renkte. Tamam tabanca, ilk etapta telefon gibi geldi” yanıtını vermişti.

Yine S.S.’nin 15 Temmuz’dan sonra Genelkurmay Karargahındaki odasında arama yapılmış ve S.S.’nin özel kasasında, 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra Türkiye’yi kaosa sürükleme planı olan bir Gladyo operasyon belgesi çıkmıştır. Belgede mezhepsel kaosun planlandığı, olayların nerede (hatta hangi kafede) başlatılacağından, sokakların nasıl karıştırılacağına kadar çok sayıda provokasyonun ayrıntılı bir şekilde planlandığı görülmektedir.

Tekrar dönelim Halis Tunç’a…

Atina Deniz Ataşeliği esnasında “Görev Yetersizliği” nedeniyle yurt dışı görevinden döndürülmesi teklif edilmesine rağmen dönemin Genelkurmay Personel Başkanı Korgeneral M.İ ile General Amiral Şube Müdürü Piyade Albay C.T’nin bu teklifleri dikkate almadığı ifade ediliyor. Bu nedenle Halis Tunç, görevine devam etti. Bu arada C.T.’nin 15 Temmuz akşamı sözde sıkıyönetim direktifini yazan kişi olduğunu da hatırlatalım.

Halis Tunç, firarı sonrasında aynen yıllarca PKK’lı teröristlerin yaptığı gibi yabancı ülkelerden siyasi sığınma istedi.

ÖRGÜT İRTİBATLARI

Tunç’un tespit edilen FETÖ bağlantıları şunlar:

- FETÖ’nün mahrem hizmetler olarak adlandırılan yapılanması bünyesinde 2010-2013 yıllarında operasyonel hatlar oluşturan ve kurmay subayların mahrem imamı olarak bilinen H.Ç.,

-  İzmir/Foça Deniz Üs Komutanlığı’nda görevli darbeci subayların mahrem imamı olarak bilinen H.Ç.,

- Adalet imamı olduğu yönünde ciddi bilgiler bulunan R.A.,

- ABD’de firari olan İ.K., E.Ç. ve Milli Eğitim Bakanlığı’ndan ihraç edilen Uzman M.Y. ile irtibatlı olduğu tespit edilmiştir.

Ayrıca erkek kardeşinin de 2014 yılından sonra FETÖ elebaşının talimatına uyarak Bank Asya’da yeni hesap açmak suretiyle 55.477,2 TL. maddi destekte bulunduğu tespit edilmiş.

Halis Tunç, bütün bu tespitlerden sonra 667 sayılı KHK ile 22 Ağustos 2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldı.

TÜRKİYE’YE BATI/NATO MÜDAHALESİ İSTEDİ

Tunç, firarından sonra başta Yunan yayın organları olmak üzere çok sayıda yabancı basın organına Türkiye’yi kötüleyen açıklamalar yaptı. Örneğin, “armyvoıce.gr” isimli internet sitesine 22 Ekim 2018 tarihinde verdiği söyleşide;

- Kendisinin üçüncü bir ülkede bir buçuk yıl süren prosedürden sonra siyasi bir sığınma aldığı,

- Röportaj boyunca sürekli olarak ülkemizi suçlayıcı ifadeler kullandığı,

- FETÖ/PDY’ye mensup kişileri aklamaya çalıştığı,

- İşgal/darbe girişiminde helikopterle Yunanistan’a kaçan 8 FETÖ militanının iade edilmemesi için yoğun çalışmalar yürüttüğü,

- 15 Temmuz sonrası Rus yanlısı subayların hızlı şekilde terfi ettirildiği gibi gerçek dışı iftiralar üzerinden açıkça Avrupa ülkelerine Türkiye’ye müdahale çağrısı yaptığı görüldü.

Aynı söyleşide, yurtdışına firar eden FETÖ militanlarına yardım ettiğini de itiraf etti. Tunç, “Büyükelçilik, benden Türk askerlerinin veya vatandaşlarının yasadışı yollardan denizden ya da karadan Yunanistan sınırını geçmesinin önlenmesi için Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı ve liman teşkilatı ile iletişime geçmemi istedi. Bunu yapmadım. Çünkü neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemiyordum” ifadesini kullandı.

Tunç’un yaptıkları bununla sınırlı değil. Bu FETÖ’cü, 20 Kasım 2019 tarihinde Hollanda’da NOS kamu televizyonu ile yaptığı söyleşide, NATO’ya açık açık “Türkiye’ye siyasi müdahale, baskı yapılması” çağrısı yaptı.  Tunç, “Baskıdan sonuç alınmazsa atın” dedi.

SOSYAL MEDYAYI ORGANİZE EDİYOR

Halis Tunç’un, yurtdışında yaptığı bir görev de Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Cumhurbaşkanı, Hükümet Üyeleri, Valiler, Emniyet Müdürleri, Yargı Mensupları ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Komuta Kademesine yönelik hakaretler ve iftiralar ile karalama kampanyası yürüten sosyal medya hesaplarını organize etmek ve sözde “FETÖ Diasporası” oluşturmaya yönelik faaliyetlerde görev almak. Bu kapsamda FETÖ ile mücadeleyi sekteye uğratmak amacıyla sosyal medya paylaşımlarında ihanet boyutuna varan söylemlerde bulunmakta.

Özellikle FETÖ ile mücadele eden askerlere yönelik karalama kampanyalarının arkasındaki FETÖ militanlarının başında gelmekte. Bu çerçevede hakkında çok sayıda suç duyurusu bulunan, dava açılan ve yakalama kararı bulunan Halis Tunç’un, önümüzdeki günlerde Emniyet’in “En Çok Aranan Teröristler Listesi”ne eklenmesi bile gündeme gelebilir.

Ceyhun Bozkurt / Superhaber.tv