Cem'in ifadesinde şok ayrıntılar! 'Keserken iki kez cinnet geçirdim!'

Münevver Karabulut'un katil zanlısı Cem Garipoğlu'nun savcılık ifadesi 9 sayfa tuttu. Cem Garipoğlu, Münevver Karabulut'u nasıl öldürdüğünü ifadesinde bir bir anlattı.

Tutuklanan Münevver Karubulut'un katil zanlısı Cem G.'nin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdiği ifadede, olay günü iki kez cinnet getirdiğini söylediği ve cinayet sonrası saklanırken tanımadığı bir adam tarafından bir eve yerleştirildiği, bu kişinin de 15 günde bir yemek bırakıp gittiği ortaya çıktı.

"KENDİMİ KAYBEDİP ONA SALDIRDIM"
Cem G.'nin İstanbul Cumhuriyet Savcısı Faruk Erşen Yılmaz'ın odasında alınan 9
sayfalık ifadesinde, "Münevver'in cep telefonuna el attım. Bir erkek, 'Sevgilim' şeklinde mesaj çekmişti. Mesajları okuyunca Münevver'e ne kadar bağlandığımı anladım, çılgına döndüm. Münevver'in bir erkekle ilişkisi olduğunu, bu ilişkisini benden gizlediğini ve ilişkisinde belli bir aşamaya geldiğini düşündüm. Onunla buluştuğunu tahmin ettim. Mesajı sordum, o da beni sevdiğini, bu kişiyle görüşmediğini söyledi. İkna olmadım. içtiğim votka da üç dubleyi bulmuştu. Daha önce hiç bu psikoloji altına girmemiştim. O an kendimi kaybedip ona şiddet uyguladım, ona vurdum, ona saldırdım" dedi.

"OLAYLAR MUTFAKTA GERÇEKLEŞTİ"
Cem G., "Bütün olay mutfakta gerçekleşti. Öfkeyle önce meyve bıçağını bir kez karnına vurdum. Evde kimse yoktu. Ben bir kere vurduğumu hatırlıyorum. Kendimi toparladığımda cansız bedenini yerde gördüm. Onu cansız olarak yere düşürecek kadar nasıl zarar verdiğimi tam olarak hatırlamıyorum" diye ifade verdi. Cem G.'nin ifadesi sırasında İstanbul Çocuk Mahkemeleri'nde görevli psikolog Derya Deniz, Esra Kurt, pedagog Ümran Aksüyek ve Sosyal Hizmet Uzmanı Emine Ayar'ın da hazır bulunduğu kaydedildi. Katil zanlısının "Onu o halde görünce panik oldum. Bavula koyayım dedim, bavula sığdıramayınca başını kesmek için nalbura gidip testere aldım. Bahçe kapısından içeri girince yine cinnet getirdim. Bu defa testereyle başını kestim. Başını kesince valize sığdı. Korsan taksi çağırdım. O an olayın vahametini ve Münevver'in öldüğünü anlayınca cesetten nasıl kurtulacağımın hesabını yapmaya başladım. Her nasılsa taksiciye dedemlerin adresini verdim. Taksiden inince bir çöp konteynerine bıraktım. Etrafı kontrol ettiğimde kimseyi görmedim" şeklindeki ifadesi dikkat çekti.

"BABAMA, ÖNCE YARALADIM DEDİM"
Psikologların "Kişi cinnet getirdikten sonra planlı ve organize hareket edemez. Suçun akabinde bu planlamayı yapamaz" şeklindeki görüşlerin ardından Cem G., "Cesedi götürmeden önce kan vardı, tişört, bez gibi şeylerle silmiştim. Temizlediğim giysileri de kendi dolabıma gizledim. Etrafı tam olarak temizlemedim. Kaba temizlik yaptım. Babam eve geldiğinde dışarı çıktık, onu şoke etmemek için Münevver'i yaraladığımı söyledim. Sonra onu öldürdüğümü ve çok pişman olduğumu söyledim. Sonra babam kafeye birini yolladı. Onu tanımıyorum ve tipini hatırlamıyorum. Onunla geldiği arabaya bindik. Arka koltuğa kaçak gibi uzanmıştım. Gizlenmem ve üstümü örtmem için bana bir battaniye verdi, 6-7 saatlik bir yolculuktan sonra beni bir eve yerleştirdi. Bu evde 6 ay kaldım. 15 günde bir yemek bırakıp gidiyordu. Babam beni bıraktığında cüzdanımda 200 TL para vardı. Saklandığım süre içinde paraya ihtiyacım yoktu, 15 günde bir ihtiyaçlarım geliyordu. Benimle ilgilenen babamın bir adamıydı, o kişi beni getirip nasıl sakladıysa, sonra getirip teslim etti. Daha sonra plakası verilen
avukatın aracına bindim ve onunla tanıştım."

"HUKUKÇU OLMAK İSTİYORDUM"
Ayrıca genç kızın vücudundaki ters V şeklindeki yara ve çiziklerin nasıl meydana geldiğini hatırlamadığını belirterek, "Bunlar varsa elbette ben yapmışımdır. Ancak bunların bir törene, ayine ya da şeytana kurban verme şeklindeki sapık tarikat ya da gruplarla ilgisi yoktur. Sadizm ya da işkencesever iddialarını kabul etmiyorum. Üniversite eğitimimde uluslararası hukuk okumayı düşünüyordum" dedi.

'Münevver bana annesinin doktor olduğunu söylemişti'
İfadesine "Münevver Karabulut'la Bebek'teki Starbucks Kafe'de tesadüfen tanıştık.
Annesinin doktor olduğunu söylemişti. Orta halli bir ailenin kızı olduğunu düşündüğümden babasının ne iş yaptığını sormadım. Ancak benim maddi durumum iyiydi, ona pahalı hediyeler alırdım. Hatta kendisine Prada marka pahalı bir çanta aldım" şeklinde başlayan Cem G.'nin, pek çok soruya 'Hatırlamıyorum' şeklinde kontrollü yanıtlar verdiği de kaydedildi. Cem G., nalburdan fiş alıp almadığını ve olay günü 12.47'de eve girerken elinde görülen poşetin ne olduğunu
hatırlamadığını, sahte nüfus cüzdanını barlara girmek için kendisinin fotokopiyle çoğaltarak yaptığını söyledi. Öte yandan 'Bıçağı ve Karabulut'un cep telefonunu ne yaptınız?' sorusunu da, "Bıçağı saklamışımdır herhalde bir yere" şeklinde
yanıtladı.

RÜŞVETİ YALANLADI
Cem G., kendisini saklayan kişiyi de, "Beyaz tenli, uzun boylu, 35-40 yaşlarında, siyah kıvırcık saçlı bir şahıs" olarak nitelendirdi, yurtdışına kaçırıldığı, ailesinin polise rüşvet verdiği ve olay günü yakalanıp serbest bırakıldığı şeklindeki iddiları da reddetti.

'Zeytinburnu sürtüğü' dosyası soruldu
İşte Cem G.'nin ifadesinden önemli detaylar: "Ben annebabasıyla tanışmadım, ancak o benim annemle İstinyepark'ta tanıştı. Sonradan annem, 'İyi bir kıza benziyor' dedi. Ben son 4-5 ayda kendisine bağlandım ve sevgili olmaya başladık. Ancak evlilik planları yapmadık. Sadece dalga geçer gibi evlilik konusuna değiniyorduk. Olaydan 2 hafta önce 'Kanlı Sevgililer Günü' filmine gittik. O filme gitmeyi ben mi, o mu teklif etti, hatırlamıyorum. Ben Münevver'i seviyordum. Onu aldatacak bir ilişkiye girmedim. O dönemlerde kıskançlığı dalga geçer gibi yapıyordu. Bizim kıskançlığımız, kur yapmak şeklindeydi. Olay gününe dek her şey güzel gidiyordu."

"CİNSEL İLİŞKİYE GİRMEDİK"
"Olay günü buluştuktan sonra benim evime gitmeye karar verdik. Teklif ettim, kabul etti. Bana güveniyordu. Biraz sevişmeyi düşünüyorduk. Kendisiyle cinsel ilişkiyi hiç düşünmedim. Ancak yalnız kaldığımızda seviştiğimiz oluyordu. Sevişmenin ötesine de geçmedik. 15.00 sıralarında eve gittik, ön kapıya kadar boşuna yorulmasın diye ben içeri girip, ona bahçe kapısını açtım. İki duble
votka içtim. Münevver bir şey içmedi. 10 dakika, kıyafetlerle biraz öpüştük, hafif birbirimizi okşadık, duygusal olarak sevgimizi paylaştık. Bu çerçeveyi aşmadık."

"O SÖZLERİ FANTEZİ OLSUN DİYE SÖYLEDİM"
Cem G., ifadesinde yurtdışında ailelerin yanında kalırken, herhangi bir cinsel ya da psikolojik istismara uğramadığını, şiddete maruz kalmadığını da sözlerine ekledi. Bilgisayarında genç kızla MSN kayıtlarını "Zeytinburnu Sürtüğü" adlı dosyada topladığı sorulan Cem G., "Bunun bir amacı yok. Ben ona değer veriyordum. Onu sürtük gibi görmüyordum" dedi. Olaydan bir gün önce Karabulut'a 'Senin için müthiş planlarım var' sözleri de sorulan Cem G., "Bu sözleri fantezi olsun diye söylemiştim. Ancak seni boğacağım şeklinde bir şey söylemem söz konusu olamaz. Araştırılsın" diye konuştu. Katil zanlısı ayrıca "Münevver'e babamın sekreteriyle aşk yaşadığını söylemedim. Babamla annemin arası iyidir. Onların birlikteliğinden bir hoşnutsuzluğum yoktur" dedi.

Telefon görüşmelerini hatırlamadı!
Cinayet sonrasında yaptığı telefon görüşmeleri kendisine sorulan Cem G., arkadaşı olduğunu söylediği kişilerle yaptığı görüşmeleri ve içeriklerini hatırlamadığını söyledi. Cesedi çöp konteynerine attıktan sonra yaya olarak Akmerkez'e gittiğini orada tesadüfen ağabeyinin arkadaşı ile karşılaştığını söyleyen Cem G., "Karşılıklı olarak telefon numaralarımızı istedik, kayıt için telefonlarımızı çaldırmış olabiliriz" dedi. Teslim olduğundaki elbiseleri nereden aldığı sorulan Cem G., üzerindekilerin olay günü üzerinde bulunan elbiseler olduğunu söyledi. Yapılan bir ihbarda Kevser Akın'a ait bir araçla yurtdışına kaçırıldığı yönündeki iddiayla ilgili olarak da Cem G.'nin, "Bu iddialar doğru değildir. Adı geçen Kevser Akın'ı da tanımıyorum" dediği kaydedildi

Öfkelendiren mesajı göndereni bilemedi
Bilgisayarında yapılan incelemede, Münevver Karabulut'a çok benzeyen genç bir
kızla ilgili bilgisi ve ilişkisi olup olmadığı sorulan Cem G., "Bayan arkadaşım Seda'dır. Münevver'e benzediğini düşünmüyorum. Normal bir arkadaşım" dedi. Cinayet günü Münevver'in cep telefonunda genç kızın başka bir kişi ile ilişkisi olduğunu gösteren mesajların kim tarafından gönderildiği konusunda bilgisi sorulan Cem G., kendisini sinirlendiren mesajların kim tarafından gönderildiğini hatırlamadığını söyledi. Olay günü Münevver'le evde buluştuktan sonra genç kızın cep telefonundan annesi Nagihan Karabulut'a gönderilen "Beşiktaş'tayım" yazılı mesajla ilgili olarak da Cem G. "Bu mesajı ben atmadım. Münevver'in atıp atmadığını da görmedim" dedi.

Habertürk