Bildirici: Muhalifler Yönetime Seçildiğinde Karalama Korosu Devreye Giriyor

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, yeni yazdığı yazısında "Siyasi iktidar muhalifleri bir sivil toplum kuruluşunun yönetimine seçildiğinde medyada hemen bir karalama korosu devreye giriyor" değerlendirmesinde bulundu.

Medya Ombudsmanı Faruk Bildirici, "Siyasi iktidar muhalifleri bir sivil toplum kuruluşunun yönetimine seçildiğinde ya da birileri iktidarın hoşuna gitmeyen konuşmalar yaptığında medyada hemen bir karalama korosu devreye giriyor; FETÖ şüphelisi, PKK’lı, DHKP-C yandaşı, sabıkalı, suç kayıtlı, terör destekçisi gibi damgalar yapıştırılıyor." değerlendirmesini yaptı.

Bildirici, farukbildirici.com'da yayımlanan yazısında, "İktidar destekli Metin Feyzioğlu Türkiye Barolar Birliği başkanlığını kaybedince aynı “karalama korosu” yeni başkan ve ekibini karalamaya başladı. Önce Sağkan’ın kazanmasının ardından, Genel Kurul salonunda bazı avukatların “Gündoğdu hep uyandık” marşını söylemesini televizyonlarda ve internette dillerine doladılar." ifadesini kullandı.

Bildirici şunları kaydetti:

"Seçimin ertesi günü de “TBB’ye eşcinsel hayranı başkan” (Yeni Akit), “İslam’ı hedef almıştı” (Yeni Şafak) haberleri yapıldı. 7 Kasım’da Aydınlık’ta yayımlanan “Sağkan’ın sicili: Terörist için taziye mesajı” başlıklı haberin spotu aynen şöyleydi: “Sağkan, başkan seçilmesinin ardından adeta HDP’li Selahattin Demirtaş’a gönderme yapan mesajlar verdi. Sağkan’ın, ‘Ülkemizde insan hakları ihlallerinin arttığı, Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarının uygulanmadığı’ ifadeleri tepki çekti.”

Haberde ise Sağkan’ın, “adeta Demirtaş’a gönderme yaptığı” cümleler yoktu. Kimlerin tepki gösterdiği bilgisine de rastlayamadım. Üstelik haberde Sağkan’ın AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı sözleri “iddia” diye nitelendirilmişti. Halbuki AYM ve AİHM kararlarının uygulanmadığı bir gerçek. Somut örnekler bir yana Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Osman Kavala hakkındaki AİHM kararı uygulanmadığı için ihlal prosedürü başlattığı malum. Barolar Birliği yönetimi aleyhindeki haberler serisi dün de Yeni Şafak’ın “TBB yönetiminde terör destekçileri” haberiyle devam etti. Haberin spotu aynen şöyleydi:

“TBB’nin yeni yönetimine terör örgütlerine yakın isimlerin girmesi dikkat çekti. Başkan Erinç Sağkan’ın ekibindeki Atilla Çelik FETÖ’cülerin avukatı, Turgay Hınız FETÖ destekçisi, Abdülbaki Çelebi ve Ali Bayram PKK gösterilerinde boy göstermiş. Veli Küçük DHKP-C yandaşı, Fedayi Doğruyol ise aynı terör örgütünün avukatı.” Sağkan ve ekibindeki hukukçuların, avukatlık yapmaları, adil yargılanma hakkını savunmaları bile suç olarak sunuluyordu. Hatta siyasi faaliyetlerde bulunmaları, protesto gösterilerine katılmaları dahi teröre destek olarak nitelendirilmiş; Barolar Birliği’nin yeni yönetimi “DHKP-C’, FETÖ ve PKK’ya yakın isimler” olarak damgalanmıştı. Bu insanlar hakkında bu suçlamalar nedeniyle bir soruşturma dahi yokken onları örgüt üyeliği ile suçlamak gazetecilik ile bağdaşmaz. Zaten Barolar Birliği’nin yeni yönetimiyle ilgili Yeni Şafak’ın haberi de Yeni Akit ve Aydınlık’ın haberleri gibi gazetecilikten çok politik amaçlarla hazırlanmış metinler görünümünde."