Aykut Işıklar'dan bomba iddia: Ebru Gündeş'in, Reza Zarrab'dan boşanmasının asıl nedeni bu mu?

Medyafaresi.com yazarı Aykut Işıklar, Reza Zarrab'dan boşanmaya karar veren Ebru Gündeş hakkında kimsenin aklına gelmeyen o ihtimali sorguladı. Bakın neler yazdı?

İŞTE AYKUT IŞIKLAR'IN O YAZISI

Gazeteci; hakim-savcı gibi sırtını pek çok koruyucu yasaya dayayarak, istediğini sorabilen bir kişi değildir. Ne kadar ‘kamu görevi yapıyorum’ diye kendini aldatsa da, sorularının bir hudut çizgisi vardır.

Vatandaşın da gazeteciye gerçekleri anlatmak diye bir zorunluluğu da yoktur. İsterse doğruları açıklar, isterse gözünün içine baka baka yalan söyler.

Gazeteci; gündemin tepesine oturmak için iftira dolu yalan haberler de yapamaz. Birkaç gün gerçek ortaya çıkana dek ‘büyük gazeteci!’ havalarına girse, bilen bilmeyen hakkında konuşsa yani ‘popüler gazeteci’ olsa da, yalan haberin sonu çok kötüdür. Yalanı ortaya çıkınca çok fena madara olur.

Bedeli de çok ağırdır. Hatta cezaevine girenler bile vardır. ‘Ne yapayım bana bunları söylediler’ deyip halkı kandıramazsın. Hele devlet sırlarını, önemli  ülke sorunlarını asla kafasına göre yazamaz ve yönlendiremezsin. Çok ciddi araştırmak zorundasın. Yazdığın her kelimede doğruluk payı olmalıdır.

Gazeteci; ‘Ben anlatılanı yazarım. Haber kaynağını ispat edersem kendimi savunmuş olurum. Karşımdaki kişi yalancı ise bu benim suçum mu?’ diyemez. Yazdıklarının hesabını bir gün vermek zorunda kalır.

Gözünün içine baka baka yalan söyleyen kişi ile yalan söyleyeni ayırmak zorundadır. Bunun için de konunun uzmanı olması şarttır. Uzman öyle bir iki yılda olunmaz. Kişileri tanımak ve olayları doğru yorumlamak için uzun yıllar gerekir.

Politika, ekonomi, spor gibi konularda durum farklı değildir. Hepsinde de tecrübeli gazeteci olmak gerekir. Üzücü bir durum, son yıllarda gazetecilik diğer meslekler gibi çok ucuzladı. Boynuna  fotoğraf makinesi takmaya bile gerek yok. İsteyen gazeteci olabiliyor. Yeter ki güçlü ağabeylerin olsun. ‘Bu delikanlı bizdendir’ denmesi  yeterlidir. Konusuna ve kişililere vakıf çok az gazeteci kaldı. Onlar da etliye sütlüye dokunmadan emeklilik hakkına kavuşmayı bekliyor.

Şimdi şu yazdıklarımı örnekleri ile huzurunuza getireceğim. Koltuklarda otursanız da sizi bu tiyatronun bir oyuncusu yapacağım. Son yıllarda ‘aktif tiyatro’ çok moda. Şimdi siz de aktif tiyatro oyuncusu gibi sahneye ortak olun.

Yıllardır magazin gazetecisi olduğum için size örneklerim de magazin dünyasından olacak.

Son günlerde en çok neyi konuşuyoruz? Ebru Gündeş’i halen New York'da cezaevinde tutuklu bulunan eşi Reza Zarrab'dan ayrılmak istemesi değil mi? Ama hep Ebru’nun ve avukatların dedikleri yazılıp-çiziliyor.

Son derece duygusal bir kişiliğe sahip olan Gündeş’in bu zor günlerinde başka birine aşık olabileceği kimsenin aklına gelmiyor. Ebru çocuk ruhludur.

İsterseniz filmi başa sarıp düşünelim. Gündeş’in avukatı boşanmak için dilekçe verdi. Bunu medya aracılığı ile bildirdi. Hemen ertesi günü Sarraf’dan duygusal yanıt geldi. ‘Zor günlerdeyim ama yine de eşimin bu kararına saygı duyuyor, boşanmayı kabul ediyorum’ dedi. Üç gün sonra Günay adında alaturka içkili gazinoda sahneye çıkmaya başlayan Gündeş, sahnede hiç de yuvası yıkılan bir kadın gibi görülmedi. Şarkı aralarında erkesi güldürmeye çalıştı.

Zaten ilk günden beri, çocuğu babasız büyüyecekmiş gibi o klasik fikirler hiç aklına hiç gelmedi. Hep sanatım ve hayranlarım deyip durdu. Hatta hep çok mutlu göründü. Boşanmanın perde arkasını araştırmak ise birkaç genç gazetecinin aklına geldi. Onlar da hep parasal konulara daldılar.

Acaba Cumhurbaşkanı Reza Sarraf’ı övdüğü o tarihi açıklama iki gün önce olsa idi... Ebru boşanmakta bu kadar kararlı olur, kesin konuşabilir miydi?

Bu zamanlama bazı kişiler tarafından çok konuşuldu. 17-25 Aralık olayından sonra AK Partili iş adamları Ebru’yu sahnede hiç yalnız bırakmadı. Özellikle adam başı 3 bin lira ödedikleri Günay’ı hep doldurdular.

Ama bundan sonra ‘Ebru yenge’ye ilgi devam edecek mi? Araştırmacı-gazetecilere göre; boğazdaki hakkında yıkım kararı çıkan üç katlı muhteşem yalı tamamen Sarraf’ın olmuş.

3 milyon dolarlık resimler ve at’ı zaten çok önceden Sarraf’a iade edilmiş. Biz hediye biliyorduk.

Yani Ebru Gündeş’e bu evlilikten hiçbir şey kalmamış. Sahip olduğu üç evi zaten sahnelerde şarkı söyleyerek kazanmış. Birinde annesi, birinde ağabeyi, en küçüğünde de  kendisi oturuyormuş.

Eski magazin gazetecileri Gündeş’in parayı hiç sevmediğini çok iyi bilir. Sevgililerine ne arsalar, ne arabalar kaptırdı.

Hatta bir rivayete göre eski eşine de çok bonkör davrandı. Gündeş için her şeyi söyleyin ama ‘paragöz, hesap kitap’ kadını asla demeyin.  Böyle hiçbir şey almadan ayrılmasının mutlaka bir nedeni olmalı ama bu maddi varlık değil.

Aşk olabilir hem de çok sürpriz bir aşk.

İşte bu araştırmacı gazetecilerin hiç aklına gelmedi.

Serveti ve eşinin şu an içinde bulunduğu durum, sanatçı kimliği filan konuşuldu da özel yaşamı hiç deşilmedi.

Reza Sarraf ile evlenince albüm satışı düştü, yüzde 50 tarafından konserlere çağrılmaz oldu bunlara okey de... Sevmeyi ve sevilmeyi çok seven Gündeş tek mi yaşayacak? Veya eşi cezaevine girdiğinden beri  kalbi New York için mi atıyor?

Bana gelen bilgiler çok ilginç. Piyasanın iyice içinde olan kişiler gerçekleri biliyor. Ebru Gündeş’in neden boşandığını aralarında konuşuyorlar.

Anlatmak bana düşmez. Ortalarda büyük gazeteci gibi dolaşanları bu zevkten mahrum etmek istemiyorum.

Eyvah yerim bitti. Yıllardır hayatında erkek yok diye bildiğimiz Hülya Avşar’ı  bir sonraki yazımda anlatacağım. Ne yapıyor, neden Londra’ya gidiyor falan filan.

Birlikte aktif tiyatroya devam edelim. MEDYAFARESİ'ni takip etmeye devam edin.

Magazin konusunda beyniniz gelişsin.