Aydınlık yazarı: Erdoğan, o gazeteciyi uçakta istemedi

Aydınlık yazarı Sabahattin Önkibar, Nuri Elibol'un gazeteciliği bırakmasıyla ilgili olarak "Nuri Elibol’un ismi yukarılardan çizilmiş ve Elibol da bunun sonucu olarak gazeteciliği bıraktığını açıklamıştır" dedi.

Önkibar, "Kuşkusuz devletin istihbarat bilgilerine hakim Cumhurbaşkanlığı hiç kimsenin bilmediklerini biliyor ki yıllar yılı yanında taşıdığı bir gazeteciyi (!) aforoz edip onun medyadan ayrılmasının önünü açıyor" ifadesini kullandı.

Önkibar'ın "Cumhurbaşkanlığı uçağından atılan gazeteci" başlığıyla yayımlanan (5 Ekim 2017) yazsısı şöyle:


Tarih: 15 Eylül 2017 gününün akşam saatleri yani takriben 20 gün önce.

Türkiye Gazetesi sahibi Mücahit Ören Cumhurbaşkanlığı Sarayı tarafından aranır:

“Sayın Ören malum Sayın Cumhurbaşkanımız yarın ABD’ye gidiyorlar... Seyahati izlemesi için gazetenizden derhal bir isim bildirin.”

Mücahit Ören: “Bildirdik... Ankara Medya Gurup başkanımız Nuri Elibol katılıyor.”

Saray: “Hayır o isim uygun görülmedi... Başka bir isim bildirin.”

Mücahit Ören: “Gezi yarın değil mi... Nasıl yetişecek?”

Saray: “ABD vizesi olan birini bildirirseniz, yarın uçağa alırız.”

Yataktan uçağa
Mücahit Ören, “Ben ismi birazdan bildiririm” deyip telefonu kapatıyor ve Türkiye Gazetesi Genel Yayın Müdürü İsmail Kapan’ı arıyor:

-“Alo İsmail Abi ,nerdesin?”

-“Efendim az önce uyumak için yatağa girdim.”

-“ABD vizen var mı ?”

-“Var.”

- “O zaman hemen giyin ve bir arabayla Ankara’ya hareket et. Cumhurbaşkanının ABD gezisine sen katılacaksın.”

-“Nuri Elibol gidiyordu.”

-“Onu artık istemiyorlar.. Hiç vakit kaybetme Ankara’ya yola koyul. Ben ismini bildiriyorum.”

Bir dönem çalıştığım Türkiye Gazetesi içinden dinlediğim bu anektotta da görüldüğü gibi Nuri Elibol’un ismi yukarılardan çizilmiş ve Elibol da bunun sonucu olarak gazeteciliği bıraktığını açıklamıştır.

Reklamdan sonra devam ediyor

Neden afaroz edildi?
Peki daha önce abartısız onlarca defa Tayyip Erdoğan’ın uçağına binen Nuri Elibol ne yaptı da Saray’ın hışmına uğradı sorusuna gelince?

İşte bam teli burasıdır...

Kuşkusuz devletin istihbarat bilgilerine hakim Cumhurbaşkanlığı hiç kimsenin bilmediklerini biliyor ki yıllar yılı yanında taşıdığı bir gazeteciyi (!) aforoz edip onun medyadan ayrılmasının önünü açıyor.


Gelelim Nuri Elibol’un kim olduğuna?

Daha önce yazdık,TSK mensubu bir subaydır ve askerde bir yıla yakın hapiste kalmıştır... TSK’dan ayrıldıktan sonraKemal Ogansoy’un yerine bir gece ansızın Türkiye Gazetesi’ne Ankara Temsilcisi yapılmıştır.

Peşi sıra Ulubol isimli bir inşaat şirketi kurup hem gazetecilik hem müteahhitlik yapmıştır.

Solcu gazetecilerin komutanı!
Bu süreçte kamudan büyük ihaleler almıştır.

Mesela Ankara Büyükşehir Belediyesinden eski rakamla yüz küsur trilyona yakın işler almış, keza Dikmen Vadisi projesinde çok büyük paralar kazanmıştır.

Yıllar önce Yeniçağ Gazetesi’nde bütün bunları yazınca Nuri Elibol bana o dönemin parası ile 300 trilyonluk tazminat davası açtı ama kaybetti.

Trajikomik olan bu Nuri Elibol’un Enis Berberoğlu’ndan Murat Yetkin ve Aslı Aydıntaşbaş’a kadar pek çok sözde solcu Ankara gazetecisinin “Komutanım” diyerek saygı gösterdiği isim olmasıdır... Öyle ki Murat Yetkin, Elibol’u köşesinde referans isim olarak selamlamıştır. Bu durumu yazıp eleştirince Murat Yetkin bana Nuri Elibol’un avukatı aracılığı ile 75 trilyonluk dava açmış ama o da kaybetmiştir.

Temsilcilere ziyafetler!
Yine yazmıştım,bir dönem beraber çalıştığım Şamil Tayyar bir gün bana“Bu Nuri’de ne çok para var. Gazetelerin Ankara temsilcilerine sürekli ziyafetler veriyor ve pek çok gazeteci ona yalakalık yapıyor” demişti.

Ama görüyorsunuz zaman bizi haklı çıkarmıştır.

Biz türlü güçlüklerle 30 küsur sene bir gün bile ara vermeden gazeteciliğimizi sürdürürken Nuri gibilerin akıbeti ortada.

Nuri Elibol bağlamında bir diğer iddia Melih Gökçek ile olan çok yakın ilişkileridir.