Ali Babacan'dan Ayasofya yorumu: Ciddi bir tutarsızlık

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Ayasofya’nın ibadete açılması konusunda, “İktidar, sorunlara çözüm üretemediği için, hassasiyetler ön plana çıkartılarak siyasi destek korunmaya çalışılıyor” dedi, bu konuda geçmişte ve bugün yapılan açıklamalardaki tutarsızlıklara dikkati çekti.

T24'ten Tahir Tahincioğlu'nun haberine göre; Ekonomideki gidişatın kötü olduğunu belirten Babacan, “Türkiye karanlık bir tünele girdi. Ucunda ışık görülmüyor” diye konuştu. Babacan, olası bir seçimde cumhurbaşkanı adayı olup olmayacağı konusunda da “Bir siyasi parti, genel başkan var, iddialı olmak zorunda. Bu çalışmalar boşuna yapılmıyor” yorumunu yaptı.

Partisinin yeni genel merkez binasında gazetecilerle bir araya gelen Babacan, şunları söyledi:

37 ilde başkanlar belirlendi

"Genel merkezimizi açtık. 10 yıllık bina burası. Eşyalarıyla kiralandı. Ekonomik bir başlangıç yapalım dedik. Mekan önemli ama insanlar ve fikirler daha önemli. Teşkilat çalışmalarımız sürüyor. 37 il başkanımızı ve yönetimini görevlendirdik. Bugün iki, haftaya da 15 il başkanını görevlendireceğiz. İnsan insana temas bizim için çok önemli. Sesimizi ulaştırmak istemeyen mecralar var.

Bu nedenle sesimizi ulaştırmayı önemsiyoruz. Tam Covid döneminde başladık örgütlenmeye. 18 komisyon kurduk. Gönüllü olan, web üzerinden bizle temasa geçenlerle başladık. Zoom üzerinden görüşmeler yaptık. Yasaklar kalkınca komisyonlar bölgelere gitti. 81 il ziyaret edildi. 6 ila 10 kurucu heyet belirlendi illerde. İlçe yönetim kurulları oluşacak, kongreler başlayacak.

Başka partilerde olmayan iki prensip var. Genellikle teşkilatlar, akraba, tanışıklardan oluşur. Bizde en az üçte ikisi teşkilatın internet üzerinden temas kuranlar. Ortak Türkiye hayali bizi birleştiriyor. İl yönetim kurullarının en az yarısı bir siyasi partiden gelmeyenlerden oluşuyor. Bir partiden gelenlerin oranı ise il yönetimlerinde yüzde 25’i aşmayacak.

Bu yapılar kurulunca, partinin bilinirliği artacak. Şu anda Babacan ve arkadaşları parti kuruyor denildiğinde herkes biliyor ama DEVA Partisi denildiğinde henüz fazla bilinmiyor. Bu siyasi kimliği inşa edeceğiz.

Türkiye kredi desteğiyle süreci yürütüyor

Haftada iki kez uluslararası toplantılara online katılıyorum. Ekonomi bu pandemi sürecinden çok etkilendi. Dünya ekonomisinin yüzde 5 daralacağı öngörülüyor. 2008 krizinde daralma yüzde 1’di sadece. Avrupa için daralmanın yüzde 8-9 olacağı söyleniyor. Türkiye, açısından Avrupa’daki daralma, ihracat ve turizm nedeniyle çok önemli. Türkiye açısından süreç kredi desteği ile yürüyor.

Bu da aslında sadece sorunları öteliyor. Türkiye, zayıf ekonomik koşullarda yakalandı bu sürece. 2009’da 0,9 büyüme vardı. Merkez Bankası rezervleri erimişti. Kurumsal yapı, hukukun üstünlüğü erozyona uğramıştı. Türkiye’nin işi zorlaşmış durumda.

3 milyon 700 bin yeni işsiz

Dünkü işsizlik rakamlarına göre, Ağustos 2018’den bu yana 3 milyon 700 kişi, istihdam azalmış. Kadınların işgücüne katılımı azalmış. Kadınların iş aramaktan vazgeçmesi de söz konusu. Ve o yüzden işsiz sayılmıyor onlar. Bu nedenle rakam yüzde 11’lerde görünüyor işsizlikte.

Gençlerdeki istihdamda da büyük kayıp var. Yeni iş alanları için yatırım, yatırım için güven, güven için istikrar gerekiyor. Demokrasi standartlarınız olacak ki yatırımcı böyle hissetsin. Türkiye içinde bile birikimi olan yüzlerce insan var. Korkuyor yatırım yapmaya. O zaman sorunları çözemiyorsunuz.

Türkiye karanlık bir tünelde, ucunda ışık yok

Türkiye, karanlık bir tünele girmiş durumda. Işık da görünmüyor ucunda. Ucu kapalı mı, toprak mı var, bilinmiyor. Bu yönetim çözüm üretemiyor.

Hassasiyetler ön plana çıkarılıyor

Çözüm üretemediği için de hassasiyetler ön plana çıkartılıyor. Durumu etme siyaseti ile siyasi destek korunmaya çalışılıyor. Sürdürülebilirliği yok bu siyasetin. Lafla peynir gemisi yürümüyor. Ama insanlar refah ister, özgürlük ister. Bu olmayınca da ne kadar başka şeyler yapılsa da destek zayıflar.

Daha da kötüleşeceği için partiyi kurduk

Arzu etmiyoruz ama bu tablo daha da kötüleşeceği için biz bu partiyi kurduk. Tamamen hazır olmak istiyoruz.

15 Temmuz ve hukuka uygun yönetim
15 Temmuz’un yıldönümü. 4 yıl geçti ama sürekli hatırlamak lazım. Bu emri verenleri, hain darbe teşebbüsüne katılanları hatırlamak, onları en ağır biçimde cezalandırmak lazım… Şu da var, 15 Temmuz’dan sonraki iki yıl özellikle ve hala, güvenlik politikaları öncelendi. İnsan hakları ve adalet konularında büyük hatalar yapıldı.

Güvenlik politikalarının, insan hakları ve adalet perspektifinden ele alınması gerekiyor. Ülkenin hukuka uygun biçimde yönetilmesi gerektiğini görüyoruz. Başka yollara, yapılara sapmadan, şeffaf, kurallara uyarak yönetmek zorundasınız. Anayasayı yok sayarak, yargıdan istediği sonucu çıkartarak yönetmeye çalışmak, hukuk devleti ile bağdaşmaz.

Ayasofya yorumu: Umarım yansımalarını düşünerek karar almışlardır
Babacan, açıklamalarının ardından soruları yanıtladı. Babacan, “Milli ve dini hassasiyetlerin ekonomideki tabloyu perdelemek için gündeme getirildiğini söylüyorsunuz. Ayasofya’nın ibadete açılması da böyle bir adım mı?” sorusuna, şu yanıtı verdi:

“Umut ediyorum ki yöneticiler, Ayasofya konusundaki kararın içerideki ve dışarıdaki yansımalarını düşünmüşlerdir. Hayırlı olsun diyorum. Yansımaları göreceğiz. Ayasofya, ortak kültür mirası. Hem fiziki şartlarının, hem tarihi öneminin korunması gerekiyor. Biz, kendi yönetimimizde bunu sağlayacağımızı söyledik. O eseri, ruhu ve yapısıyla korumak önemlidir.

Tutarsızlığı görmek lazım

Yöneticilerin, önceki açıklamalarıyla, bugünkü açıklamaları arasındaki tutarsızlıkları görmek lazım. Özgürce bunu ortaya koymak pek mümkün olmuyor belki ama şunun görülmesi gerekiyor. Bu yönetimin en önemli sorunu tutarsızlık. Ne değişti dünden bugüne. Ayasofya’dan bağımsız söylüyorum. Her konuda böyle. Şartlar çok zorlu. İnsanlar, daha kötü olur düşüncesiyle siyasi desteğini sürdürüyor, daha iyi olacağı hayali yok. Biz bunun için kurduk partiyi.

Babacan, bu sözleriyle, Erdoğan’ın Ayasofya konusundaki önceki açıklamalarını mı kast ettiği konusunda da “Her konuda… Herhangi bir başlığı cımbızlayın, ne denilmiş, ne yapılmış görülür. Ciddi bir tutarsızlık” dedi.

Babacan, Ayasofya’nın bir bölümünün zaten ibadete açık olduğunu anımsatarak, “Şimdi daha geniş bir mekan açılacak. Daha geniş bir alanda namaz kılınabilir. Ama tarihi özelliklerinin korunması da çok önemli” dedi. Erdoğan’ın açıklamaları için de, “Sayın Cumhurbaşkanı’nın kendi yorum ve ifadeleri” diye konuştu.