"Alanur Hanım'a o tokatı ben de atabilirdim!!!" Nedim Saban yazdı!

MEDYAFARESİ- Medyafaresi yazarı Nedim Saban eski bir anısını anlattı. "Alanur Hanım, bugün Petek Dinçöz'ün programında tokat yedi. Elle şifa dağıtan bir hanıma "şarlatan" demiş! Sen, maille şifa dağıtırken oluyor da, elalem elle şifa dağıtsa ne olur?"

Amerika'da eğitimimi tamamlayıp Türkiye'ye geldiğim ve Dr.Stress programıyla çoook ünlü olduğum günlerden birinde kapım çaldı.

Kapının deliğinden gördüğüm hanımı, evde  yemek pişirirken tereyağ ya da soğanı biten ya da mikseri kırılan komşum sandığım için kapıyı açtım. Zaten enerjisiyle  kapının deliklerinden sığmayıp, içeri fırlayan bir hanımefendiydi  Aniden evimdeki koltuğa zıpladı. Ben Psikolog Alanur Özalp'im dedi.

Önce bunun bir kamera şakası olduğunu  sandım. Sonra problemli bir çocukluk yaşadığım zamanlarda beni ısrarla Prof. Günseli Koptagel'e  gönderen annemle babamın ergenlik bonusu diye düşündüm

Alanur Hanım'ın derdi, evde soğan kalmaması  ya da mikserin bozuk olması değil, onu televizyona çıkarmamdı.
Mikserini programda tamir edecekti.

Olay Early 90's larda geçtiği için; o zaman medyanın ne menem bişey olduğunu tam olarak çözememiştim. Sonra Alanur Hanım'ın adı, mankenler, türkücüler, ünlü ve zengin adamların sevgililerini geçmişti. Hangi programı açsam, stüdyo kapısının deliğinden fırlıyordu.

Televizyonu açamaz olmuştum. Bir psikolog izlerken bir psikolojinin bozulması, ne demektir, anlayamazsınız.
Bir yandan deprem oluyor, öte yandan  Ahmet Mete Işıkara konuşuyor gibi bişey!.

Televizyonumu satmayı düşündüm,yetmeyince  evimi taşıdım.  Tam sağlığıma kavuşmuştum ki, spam mailler akmaya  başladı: Bilgisayarımdan bir virüs sızıyordu. "Anksiyeteye çözüm bulunur", "stresiniz eritilir",
"manik depresiflerin manyaları çözülür"! İmza Alanur Özalp.

Alanur Hanım'a derhal  mail attım. Lütfen psikolojinizin reklamını yapmayınız çok fenna oluyorum dedim. Sağolsun, anlayışla karşıladı. Tek tük de olsa  spam'ler devam etti  ama anladım ki, o  mailler tek tuşla 100 milyon adet mail atan aygıtlardan gönderilmiş.

Alanur Hanım, bugün Petek Dinçöz'ün programında tokat yedi. Elle şifa dağıtan bir hanıma "şarlatan" demiş! Sen, maille şifa dağıtırken oluyor da, elalem elle şifa dağıtsa ne olur?

Tokat yemeden önceki son cümlesi, "Bu bilime aykırıdır, " olmuş. Bilgisayarda bilim reklamı yapan birinin, bilime aykırılıktan sözetmesi tuhafıma gitti. Tam da Hande Ataizi'nin çanta saldırısının üzerine, bu tokat beni gerdi. Anlaşılan, memleketimizde ekomomik krizin ardından, savaş havası da esecekti! Belki elle şifa dağıtan kadın, tokat atarak, şifa dağıtacağını ve Alanur Hanım'ı iyileştireceğini sanmıştır, kimbilir.

Alanur Hanım'ı birkaç programda ağırlayacak kadar kafayı  yemiş olsaydım, o tokadı ben de atabilirdim. Evimin kapısını kilitledim, bilgisayarıma ek bir virüs programı kurdum.
Koruma altındayım  ve şimdilik çok şükür sağlıklıyım!
Kendimi çok kötü hisedersem, elle şifa dağıtan hanımdan yardım rica edebilirim

NEDİM SABAN