AKP ile MHP Arasındaki Soğuk Rüzgarların Nedeni Belli Oldu

Korkusuz gazetesi yazarı Ahmet Takan, Ankara kulislerinde konuşulanları bugünkü köşesine taşıdı. Takan, AKP'nin MHP ile arayı soğuttuğunu ve yeni bir çözüm sürecine hazırlanıldığını ifade etti.

Takan'ın "Saray, MHP ile neden “serin” görüntü vermeye başladı?.." başlıklı yazısı şöyle:

Garip işler oluyor Ankara’da… Gariplikler daha da artarak devam edecek gibi… Geçtiğimiz çarşamba günü kaleme aldığımız “Bahçeli, Kılıçdaroğlu’nun hapse girmesini mi istiyor?..” başlıklı yazımızın son cümlelerinden biriydi…

Emin olun zerre abartı yok. “Lağım patlamış, ortalığı b.. götürürken daha ne gariplikler olacak” da demeyin. Çünkü görüntüye verilen fotoğraf ile arka kapılarda çevrilen filmler birbirinden çok farklı. Aynı zamanda bir Türkiye gerçeğidir; bu memlekette siyaseti düzden okumaya çalışanın yanılma payı her zaman çok fazladır. 14 Haziran’da Brüksel’de gerçekleşen NATO liderler zirvesi ve baş başa 45 dakikalık Biden-Erdoğan görüşmesinden sonra Ankara’da olup bitenler, derin koridorlardaki telaş ve konuşulanlar, saraydaki yeni hazırlıklar farklı bir dönemin habercisi gibi…

★★★

NATO liderler zirvesi, Biden-Erdoğan görüşmesinden Türkiye heyetine verilen önemli bir nottan konuyu açmaya başlayalım;

“ABD- Türkiye arasındaki ilişkiler bundan sonra kurumlar arasında ve NATO esasları çerçevesinde yürütülecek. Unutmayın, Biden 4 sene başkan.”

Şimdi sırasıyla gidelim…

-Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın stratejik yurtdışı gezileri ve temasları devam ediyor.

-MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, salı günkü grup toplantısında, İçişler Bakanı Süleyman Soylu’ya sahip çıktı. Bahçeli, “Kim demiş sayın Soylu yalnız diye? Kim demiş sayın Soylu kimsesiz diye? Türkiye Cumhuriyeti’nin İçişleri Bakanı görevini vatan ve millet sevgisiyle yerine getiren, gece demeden gündüz demeden bölücü terörle mücadele eden mert ve milletperver bir devlet adamıdır. Hakkında ne söylenirse söylensin, bizim bölücülerle iş tutan, terör örgütlerine hayranlık besleyen odakların hayasız tezviratlarına aldırış etmemiz mümkün değildir” dedi. Brüksel’deki zirveden önce Devlet Bahçeli’nin her Süleyman Soylu’ya sahip çıkışına aynı tonda destek veren AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’dan bu defa ses seda çıkmadı. Sizce garipsenmeyecek bir durum mu?..

O zaman Ankara’nın derin kulislerine kulak verelim;

İddia o ki; sarayda “çözüm sürecinin” tıpa tıp benzeri olmayan yeni bir açılım süreci için hazırlıklar yapılıyor. Tayyip Erdoğan’ın Brüksel’deki temaslarının ve Biden’ın ona söylediklerinin ardından MHP ile bir serinleşme sürecine girildi. Ve, Devlet Bahçeli’nin Süleyman Soylu’ya destek veren o sözleri sarayın talebiydi.

Kafanız karıştı değil mi?.. İzah etmeye çalışayım;

Sarayın bir taşla 5 kuş vurma stratejisi…

Devlet Bahçeli’nin Cumhur İttifakı’na çaresiz ve zorunlu bağımlılığı koz olarak kullanılıyor. Zaten, Bahçeli’nin yapacağı çıkışları MHP’de kendisinden başka kimsenin de bilemeyeceği için ve diğer yöneticiler etkisiz eleman olarak değerlendirildiğinden kurumsal bir sıkıntıdan endişe edilmiyor. Çok yıpranmış ve AKP’de rahatsızlık yaratan Süleyman Soylu’ya destek veren Bahçeli’ye bu “arayı serinletme” stratejisi gereği  destek verilmiyor. Sarayın bu stratejisi önümüzdeki süreçte en az 20 gün daha devam edecek. Yani, Bahçeli AKP ve tabanında rahatsızlık yaratan çıkışlarına devam edecek. Sarayın verdiği “MHP ile aramız serinleşiyor” görüntüsünün arkasında neler var?.. Ankara’nın derin kulislerinde güvenilir kaynaklardan duyduklarım;

–Brüksel dönüşü İmralı’da görüşme trafiği arttı. Bu aralar, İmralı’da yatan terörist başı Abdullah Öcalan ile saray bürokrasi arasında yapılan görüşmeler yoğunlaşırken, heyetteki isimler daha üst düzeye çekildi. Kaynaklarım, HDP’nin kapatılması ve bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının düşürülmesi konusunda Öcalan’ın desteğinin alınmaya veya en azından tepkisinin hafifletilmeye çalışıldığını ileri sürüyor.

–İmralı’daki trafik devam ederken, saray, MHP ile arayı açan, serinleşen  görüntüsü ile birlikte yeni bir açılım süreci için kamuoyu yoklamaları yapıyor.

(AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan bugün Diyarbakır’da olacak. Erdoğan en son 9 Mart 2019’da (31 Mart yerel seçim öncesi) Diyarbakır’a gitmişti. Erdoğan’ın bu ziyaretine denk gelen bir açıklama da çok manidar!.. Hizbullah’a yakınlığı ve Tayyip Erdoğan’a destekçiliği ile bilinen HÜDA-PAR’ın Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Hüseyin Yılmaz, son yapılan ücret ve maaş zamlarını eleştirdi.

Yılmaz, Resmi Gazete’de Erdoğan imzasıyla yayımlanan kamu kurum ve kuruluşlarının harcamalarında tasarruf sağlanması, bürokratik işlemlerin azaltılması ve kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanımına ilişkin “tasarruf tedbirleri” genelgesine de tepki gösterdi. Yılmaz, “Tasarruf tedbirlerinden bazı kurumları muaf tutamazsınız. Hatta bu konuda külliyenin örnek olması, birçok masrafı kısması lazımdır” dedi.)

-Saray, Cumhur İttifakı’nın devam edip etmeyeceğine ve yenilenen bir HDP ile yeni bir açılım süreci başlatıp başlatmayacağına “MHP ile serinleşme süreci” ve yaptığı kamuoyu yoklamalarının neticesine göre karar verecek.

-İmralı görüşmeleri neticesinde Öcalan’dan bir açıklama gelebilir.

★★★

Başkentin derin kulislerinde konuşulanların ardından gündeme gelmesi gereken sorulardan seçmece yapacağım;

-Tek adam rejimi yerini Türkiye’yi CEO’ların yönettiği bir sisteme mi bırakıyor?..

-İmralı’da terörist başı Öcalan ile anlaşılırsa, ABD’nin talepleri doğrultusunda Suriye’de kurulacak sözde Kürt devletine ses çıkarmayacak mıyız?.. Türkiye, YPG’nin terör örgütü olduğu konusunda fikir değiştirecek mi? Veya ona da mı sessiz kalacak?..

-Terörist Öcalan ile yapılan pazarlıklar neticesinde Kandil’deki şer yuvalarının Haşdi Şabi ile bağlantısı ve dolayısıyla İran ile bağlantısı kesilebilecek mi?.. Türkiye’nin terör örgütü ile mücadelesi sadece bir bölgeyle mi sınırlı tutulacak?.. ABD’nin desteği ile Irak’ın kuzeyine yapılan operasyonlar sonucunda “PKK terörünü bitirdik” algısı veya söylemi Türkiye’nin başındaki büyük belaların sonunu getirmeye yetecek mi?..

-Sedat Peker videoları yüzünden derinlerde tasfiye edileceklerin yerini kimler alacak?..

★★★

Ulu Tanrı,  tüm şehitlerimizle birlikte Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun kahraman silah arkadaşlarına rahmet etsin. Nur içinde yatsınlar. Mekanları cennet olsun.