A101'de Büyük Skandal: Bozulan Ürünleri Zorla Çalışanlarına Satıyor!

A-101 zincir marketlerinde son kullanım tarihi yaklaşan ürünlerin satılması için çalışanlara mobbing yapılıyor. Bozulan ürünler işçiye satılıyor. Bir A-101 işçisi “İtiraz ettiğimizde kovulma tehdidiyle karşılaşıyoruz” dedi.

A-101 zincir marketlerinde işçiler, son kullanma tarihi (SKT) yaklaşan ürünleri satmaya, bozuk ürünleri ise satın almaya zorlanıyor. Market içerisinde yapılan envanter sayımlarında açık çıktığında, zarar çalışana ödetilmek isteniyor.

Türkiye’nin her bölgesinde şubesi bulunan A-101 zincir marketlerinde çalışan işçiler, son kullanma tarihi yaklaşan ürünlerin müşterilere satıldığını, tarihi geçmiş ürünlerin ise imha etmek yerine şube müdürlerinin, çalışanlara satın almaya zorladıklarını aktardı.

Tarihi geçmiş ürünlerin imha edilmesi için gerekli işlemleri yapan işçilere ihtar verildiğini anlatan eski A-101 çalışanı, “Bu ürünleri kendi cebimizden almayıp, imha edilmesi gerektiğini söylediğimizde işten çıkarılma tehditleri ile karşılaşıyoruz” dedi.

TEHDİT VE MOBBİNG

Birgün'ün haberine göre işçiler, son kullanma tarihleri yaklaşan ürünlerin müşterilere el altından satılması için ayrıldığını ve müşterilerin bilgisi dâhilinde indirimli satışların gerçekleştiğini aktardı.

Bahsi geçen bu ürünleri satamadıkları zaman mobbinge maruz kaldıklarını aktaran eski A-101 çalışanı şunları söyledi: “Bu sorunu biz yıllardır yaşıyoruz. Ürünü satamayan çalışanları, işten çıkarmakla tehdit ediyorlar. Son kullanma tarihi yaklaşan bu ürünleri satmamız için devamlı baskı yapılıyor ve eğer satamazsak bu ürünlerin imha edilmesi için gerekli işlemleri başlatıyoruz. İmha edilmesi gereken ürünlerin miktarı artınca da çalışanlara yapılan baskılar artıyor.”

Tüketim tarihi geçen ürünleri, çalışanların satın alması için baskı uygulandığı aktaran işçi, “İmha tutarı artınca mobbinge maruz kalacaklarını ve işten çıkarılma tehditleri ile karşılaşacaklarını bildikleri için SKT’leri geçmiş ürünleri satın alarak çöpe attıklarına şahit oldum. Bu sorunlar çalışanların ceplerinden alınarak çözülmeye çalışılıyor. Bu insanlara maaş vermelerinin ne mantığı var?”

A-101’de yapılan envanter sayımında çıkan açıkların personellere ödetilmek istendiğini söyleyen eski A-101 çalışanı, “Depodan ürün eksik gelebiliyor, gün içerisinde hırsızlık yaşanabiliyor. Depodaki hatanın bedelini biz cebimizden karşılamak zorunda kalıyoruz. Eğer hırsızlığı da kamera kayıtlarıyla kanıtlayamazsak, ürünü yine bize ödetmek istiyorlar” dedi. İşçi, çıkan açığı ödemeyi reddeden personellerin yine işten çıkarma tehditleriyle karşılaştığını açıkladı.

CEZA DAVALARI AÇILIYOR

Konuya ilişkin Birgün'e konuşan Mağaza Market-Sen temsilcisi Nurseli Gözüaçık şunları söyledi: “İzmir’de bir A-101 mağazasında envanter sayımında çıkan 55 bin lira açığı işçilere ödetmek istediler. İşçilerse haklı olarak bu tutarı ödemedi. Bu yüzden işten atıldılar ve kendilerine ‘mağazanın imkânlarını kullanarak zenginleşmek’ iddiasıyla dava açıldı.”

Ödemeye itiraz eden personellerin, bazı marketlerde işverenin hırsızlık iddiasıyla Kod-46 ile işten çıkarıldığını aktaran Mağaza Market-Sen temsilcisi Nurseli Gözüaçık şunları söyledi: “Kod-46 ile işten haksız yere çıkarılan işçilere aynı zamanda ‘mağazanın imkânlarını kullanarak zenginleşmek’ iddiasıyla ceza davası açılıyor.”

Artan yoksulluk ve alım gücünün düşmesi nedeniyle insanlar, bozulmak üzere olan ürünleri daha ucuz olduğu için satın almak mecburiyetinde. Son tüketim tarihleri yaklaşan veya bozulan ürünleri imha etmek zorunda olan çalışanlar, mağaza müdürlerinin bu ürünleri müşterilere el altından satılması için ayırttığını ve ürünleri indirimli olarak müşteriye bilgisi dahilinde verdiğini aktardı. İşçiler, ürünün başta kasadan geçirildiğini sonrasında da iptal edilerek ücretinin elden alındığını belirtti.

Konuyu değerlendiren Gözüaçık şunları söyledi: “Ucuzluk marketleri, halkın büyük çoğunluğunun alışveriş yaptığı yerler. Karşımızda SKT’si geçmiş ürünü almak zorunda kalan bir halk var. Bir yandan da bu ürünleri satmaya mecbur bırakılan çalışanlar var. Tablonun bütününde felaket diyebileceğimiz bir görüntüyle karşılaşıyoruz. Bu sömürü düzeninde iktidarın, emekçileri ve halkı soktuğu durumu açık bir şekilde görmekteyiz.”