Ragıp Ertuğrul ragipertugrul@gmail.com@

Nejat Uygur politik tiyatronun alâsını yaptı

“Miğferine Çiçek Eken Asker” oyunu ile halkı askerlikten mi soğutmuştu Nejat Usta, hem de bir subay çocuğu olarak; yoksa barışa bir güzelleme miydi oyunu?

Sanatı sevmek, sanatı takip etmek, sanat yapmaya ve sanatçı olmaya karar vermek; daha yolun başında kendini özgürce ifade etmenin, eleştirel düşünmenin ve yaratıcılığın safında yer almak; ezberciliğin, ön yargıların, yasaklamaların,  zorbalık ve hoyratlıkların karşısında olmak demektir.

Oysa Türkiye’de çoğu zaman sanatın uyarma, eleştirme, muhalefet etme fonksiyonu görmezden geliniyor. Sanatçının bu eylemleri mesleğinin, işinin, sanatının bir işlevi olarak görmesi, sanatını topluma bu işlevleri taşıyacak şekilde sunması cezalandırılıyor.

En son Nazım Hikmet’in “Taranta Babu’ya Mektuplar” adlı eserinden uyarlanan ve tiyatro oyuncusu Cansu Fırıncı’nın tek kişilik performansla sahnelediği oyuna bir yerel yönetim tarafından yapılan salon tahsisi, oyunun ‘politik’ olduğu gerekçesiyle iptal edildi.

Çok yeni bir haber de müzik dünyasından geldi: Sibel Tüzün’ün, sosyal medyadaki #HerŞeyÇokGüzelOlacak paylaşımından dolayı TRT’deki program konukluğu iptal edilmiş.

Yakın tarihimizde tanık olduğumuz buna benzer engelleme, yasaklama veya cezalandırmalarla hafızamızı tazeleyelim: Sivas Madımak katliamı, gözümüzün önünden asla gitmeyecek bir acı kara leke olarak kaldı. Oyuncu Mehmet Ali Alabora hakkında, Gezi eylemleri sırasındaki bir sosyal medya paylaşımından dolayı yakalama kararı çıkarıldı.

Birçok aydın akademisyen ve sanatçı, sadece barışa özlemlerini dile getirdikleri için tüm emekleri ve emeklilik hakları heba edilerek KHK ile üniversitelerinden ve sanat kurumlarından uzaklaştırıldı. İzmir Yenikapı Tiyatrosu oyuncusu Nazlı Masatçı, bir sokak tiyatrosunda halkı askerlikte soğuttuğu gerekçesiyle yargılandı ve hapse atıldı.

Oyuncu Cenk Dost Verdi, sosyal medya paylaşımlarıyla sözde örgüt propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılandı ve hapse atıldı. Müjdat Gezen ve Metin Akpınar gibi iki duayen tiyatro adamı bir televizyon programında topluma ve toplumsal yaşama ilişkin gözlemlerini paylaşmaları gerekçesiyle savcılığa çağrıldı.

Sanatın politik olmaması mümkün müdür? Örneğin tiyatro yaşamının 35 yılında tüm Anadolu’ya tiyatroyu götüren, götürmeyi bırakın izleten ve sevdiren Nejat Uygur mu politik değildi? Oyunlarının sadece adına baktığınızda bile nasıl zeki bir muhalefet yaptığını görürsünüz:

“Miğferine Çiçek Eken Asker” oyunu ile halkı askerlikten mi soğutmuştu Nejat Usta, hem de bir subay çocuğu olarak; yoksa barışa bir güzelleme miydi oyunu?

“Aman Özal Duymasın” oyunu ile bir devre damgasını vurmuş politikacıya hakaret mi ediyordu yoksa sahneden muhalefet mi ediyordu?

“Zamsalak” oyunuyla hükümeti ekonomi politikasından vurarak yıkmayı mı amaçlıyordu, yoksa işçisiyle, emeklisiyle, memuruyla her kesimden vatandaşın sesini mi duyuruyordu sahne üzerinde?

Peki! “Daha güzel, daha mutlu, daha aydınlık bir dünya için batsın bu dünya.” diyerek şarkısına başlayan Orhan Gencebay’ın şarkısının politik olmadığını söyleyebilir miyiz? “Yazıklar olsun, yazıklar olsun / Kaderin böylesine, yazıklar olsun / Hersey karanlık, nerde insanlık / Kula kulluk edene yazıklar olsun. / Batsın bu dünya, bitsin bu rüya / Ağlatıp da gülene, yazıklar olsun / Dolmamış çileler, yaşanmamış dertler / Hasret çeken gönül, benim mi olsun. / Ben ne yaptım, kader sana / Mahkum etti, beni bana / Her nefeste, bin sitem var / Şikayetim yaradana, şikayetim yaradana...” Sözlere bakacak olursak; Gencebay’ın bu şarkıyla halkı Allah’a isyana teşvik ederek dinden soğuttuğuna kanaat getirilmesi gerekirdi?

Halkın yani bizlerin vergileriyle inşa edilen kültür merkezlerini kendi karargâhları gibi gören belediyecilerin, yine halkın vergileriyle beslenen ulusal medya kanallarının başına çöreklenen sözde idarecilerin halkın hizmetinde olduklarını unutmamaları gerek. Olmayan kültürleriyle, sanatı şekillendirmeye çalışmaları, sanatçıya parmak sallamaları tam bir kara komedi.

Bu soyu tükenmekte olan gericilere inat at koşturdukları mecralara tamah etmeyin. Elbet iktidar sahipleri günün birinde, özgür sanatın toplumun düşüncelerinin bir yansıması olduğunu, gerçek sanatçıların hizmet etmek için göreve geldikleri halkın nabzını tuttuğunu anlayacaklar. Siz iyisi mi herşeyin çok güzel olacağını bilerek kendinizi sanatın kollarına bırakın. Mesela ilk iş; Oyun Sandalı’nın “Taranta Babu” oyununu gidip izleyin:

12 Mayıs Pazar 21.00 Van Devlet Tiyatrosu - 15 Mayıs Çarşamba 21.00 Antalya/ Mall Of Antalya - 17 Mayıs Cuma 21.00 Kartal Hasan Âli Yücel K.M. - 25 Mayıs Cumartesi 21.30 Mersin Kongre Merkezi - 26 Mayıs Pazar 21.00 Kadıköy Boa Sahne.

Diğer Yazıları

En Çok Okunan Haberler
İşte yeni partinin adı! Türk Patent'e başvuruldu!1İşte yeni partinin adı! Türk Patent'e başvuruldu!
Davutoğlu Pelikan Çetesinin yaptıklarını tek tek ifşa etti2Davutoğlu Pelikan Çetesinin yaptıklarını tek tek ifşa etti
Süleyman Soylu Demokrat Parti'ye mi dönüyor?  3Süleyman Soylu Demokrat Parti'ye mi dönüyor?
İmamoğlu Esenler Otogarının alt katına indi: Asla eşimi ve çocuğumu göndermem4İmamoğlu Esenler Otogarının alt katına indi
Bloomberg: Türkiye Batı'yı terk etti, gitti de kurtulduk5Bloomberg: Türkiye Batı'yı terk etti, gitti de kurtulduk
Erdoğan'a hakaretten yargılanan Zuhal Olcay hakkında karar6Erdoğan'a hakaretten yargılanan Zuhal Olcay hakkında karar
Acun Ilıcalı duyurmuştu! Cansu Dere ile anlaşma iptal7Acun Ilıcalı duyurmuştu! Cansu Dere ile anlaşma iptal
Uğur Karakullukçu İmamoğlu paylaşımı yüzünden mi Turkuvaz Medya'dan istifa etti?8İmamoğlu paylaşımı sonrası A Spor'a çıkamamıştı: İstifa etti!
Davutoğlu Erdoğan ile nasıl ters düştüğünü ilk kez açıkladı9Davutoğlu Erdoğan ile nasıl ters düştüğünü ilk kez açıkladı
CHP 15 Temmuz bağışları için harekete geçti10CHP 15 Temmuz bağışları için harekete geçti