Savcılar Fettah Tamince’yi FETÖ davasından böyle kurtarmış

Zaman Gazetesi'nin 17-25 Aralık'tan sonraki patronlarından, Rixos otellerinin sahibi Fettah Tamince’ye FETÖ’den takipsizlik kararı verileceği iki yıl öncesinden belliymiş.

Eklenme: 08 Temmuz 2019 16:50 - Güncelleme: 08 Temmuz 2019 16:59

15 Temmuz darbe girişiminden sonra KHK ile kapatılan Zaman gazetesinin eski yönetici ve yazarları hakkında 12 Nisan 2017 tarihinde FETÖ’den iddianame hazırlandı.

Savcı İsmet Bozkurt tarafından hazırlanan iddianamede, Zaman gazetesinin yazarları Mümtazer Türköne, Ahmet Turan Alkan, Şahin Alpay, Mustafa Ünal ve Ali Bulaç'ın ve bazı muhabirlerin de aralarında bulunduğu 30 kişinin, "darbeye teşebbüs" iddiasına dayanan suçlamalardan üçer kez ağırlaştırılmış müebbet, "silahlı terör örgütüne üye olma" iddiasına dayanan suçlamadan da 15'er yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi.

Ancak Zaman Gazetesi’nin 17-25 Aralık’tan sonraki patronlarından Fettah Tamince bu iddianamede yer almadı.

20 ay sonra da (2 Ekim 2018) savcı İsmet Bozkurt tarafından Tamince ve Bank Asya’ya ciddi paralar yatırdığı belirlenen eşi Duygu Tamince hakkında “kovuşturmaya yer yoktur” kararı verildi.

Fettah Tamince ve eşine verilen bu takipsizlik kararı kamuoyunda günlerce konuşulurken Cumhuriyet Savcısı İsmet Bozkurt bir süre sonra, "FETÖ mensuplarıyla para pazarlığı yaptığı" suçlamasıyla açığa alındı.

Bozkurt’un açığa alınmasıyla kamuoyunda “FETÖ Borsası” iddiaları yeniden gündeme geldi.

O AYRINTIYI KİMSE GÖRMEDİ

Odatv'de yer alan habere göre, tüm bunlar yaşanırken de Zaman gazetesi iddianamesinde yer alan bir ayrıntı gözlerden kaçtı. 

Savcı Bozkurt’un hazırladığı iddianamede Tamince’ye takipsizlik kararı verileceği aslında 20 ay önceden yazılmıştı.

İddianamede savcı İsmet Bozkurt, Fettah Tamince ve Eroğlu Holdingin sahibi Nurettin Eroğlu ile ilgili, “Medya ile ilgisi olmayan, bu saha hakkında yeterli bilgisi bulunmayan ve dolayısıyla ‘üst akıl’ tarafından daha kolay yönlendirilebilecek ehliyetsiz şahıslara FETÖ/PDY yayın organlarının yönetimlerinde görev verilmiştir.

Bu sayede yönetim kurulu üyeleri ve hatta yöneticiler ‘kukla’ durumunda kalmışlardır. Nitekim tekstil işi ile uğraşan Nurettin Eroğlu ifadesinde, hiç bir bedel ödemeksizin Feza Gazetecilik A.Ş’ye % yüzde 2.83 payla ortak edildiğini, şirket toplantılarına katılmadığını ancak zaman zaman kendisine gönderilen evrakları imzaladığını, bu şirketten kar dağıtımı adı altında herhangi bir ücret almadığını ve 17-25 Aralık 2013 tarihinde düzenlenen sözde operasyonların ardından 31 Aralık 2013 tarihinde bu hisselerini yine hiçbir bedel almaksızın devrettiğini, şirket yetkililerinin oyalamaları neticesinde devir işleminin ancak 28 Ocak 2014 tarihinde resmiyet kazandığını ifade etmiş, devir sırasında Mehmet Akif Avşar’ın kendisine 300 bin TL gönderdiğini ve daha sonra bu bedeli geri aldığını sözlerine eklemiştir.

Sektörle ilgisi olmayan Tamince’nin de benzer şekilde Feza Gazetecilik A.Ş.’ye ortak edilip sonradan hisselerini devrettiği ifadelerinden ve şirket kayıtlarından anlaşılmaktadır” tespitinde bulundu.

SAVCININ “TESPİTLERİ” TAKİPSİZLİK İÇİN ÖN HAZIRLIKTI

Savcı Bozkurt’un iddianamede yer alan bu “tespit”leri Eroğlu ve Tamince’ye takipsizlik verileceğinin ipucuydu. Bu “tespit”lerden yıllar sonra da Tamince’ye, savcı Bozkurt tarafından takipsizlik kararı verildi. Zaman gazetesi iddianamesinde sanık olarak yer almayan Zaman gazetesinin hissedarlarından Nurettin Eroğlu’nun dosyası ise ayrıldı.

Eroğlu ismi ise kamuoyun yabancı olduğu bir isim değil. Nurettin Eroğlu, TUSKON’un firari başkanı Rıza Nur Meral’in 2014 yılındaki genel kurulda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı “Yakında kimin inlerine girilecek göreceğiz” diye tehdit ettiği konuşmada yer aldığı gerekçesiyle 2016 yılında gözaltına alındı. Fetullahçı Terör Örgütü'nün finans kaynaklarına yönelik yürütülen soruşturma kapsamında operasyon düzenleyen polis ekipleri merkezi Bahçelievler'de bulunan Eroğlu Holding'de de arama yaptı. Soruşturma kapsamında Eroğlu’nun 17-25 Aralık sonrası Bank Asya’ya 300 milyon TL yatırdığı gündeme geldi.

BANK ASYA’NIN HİSSEDARI DA, TUSKON BİNASININ SAHİBİ DE SORUŞTURMA GEÇİRMEDİ

Ancak bu operasyondan birkaç gün sonra Eroğlu serbest bırakıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tehdit edildiği TUSKON toplantısına katılan 434 kişiden biri olan Nurettin Eroğlu, Bank Asya’nın hissedarlarından Süleyman Çetinsaya, TUSKON’un Şişli’deki merkez binasının sahibi Mehmet Demir ve Yaşar Küçükçalık gibi soruşturma geçirmedi. Bu isimlerin soruşturma geçirmemesini ise kimse sorgulamadı.

TUSKON'DA SADECE İKİ TUTUKLU KALDI

86 kişinin yargılandığı TUSKON davasında ise Kadir Topbaş’ın damadı Ömer Faruk Kavurmacı ve Güllüoğlu baklavalarının sahibi Faruk Güllü dışında tutuklu sanık kalmadı.

Son duruşmada ise Ömer Faruk Kavurmacı'nın sarf ettiği, "TUSKON başkanının Erdoğan'ı tehdit konuşmasını alkışlayanlar dışarıda, alkışlamayan ben hala tutuklu" sözleri dikkat çekiciydi.

Gelecek duruşmada TUSKON'da neler yaşanacak bilinmez ama son celsede TMSF’nin kamu adına dinlenmesi talebiyle mahkemeye ismini verdiği tanıkların ifadelerinde, “Sait Kavurmacı ile Ömer Kavurmacı arasında anlaşmazlık vardı. Mesela seçimlerden önce Ömer Bey'in talimatıyla şirketin dışına AK Parti afişleri astık. Ahmet Kavurmacı, bundan 2 saat sonra şirkete geldi. Hışımla odaya girdi. 'Bu afişleri kim astırdı?' diye bağırıp çağırdı. Sonra çekti gitti. Gecede afişin asılı olduğu noktaya molotof atıldı. Buna rağmen Ömer bey aynı yere aynı afişlerden astırdı… Yine bir gün Said Kavurmacı, Bank Asya’nın yönetimine girmek istediğini belirttiğinde Ömer Faruk Kavurmacı buna karşı çıktı. Said Kavurmacı da yönetime girmekten vazgeçti” demesi herkeste şaşkınlık yaratmışa benziyor.

Çağdaş Ulus

Odatv.com