Paris'teki Türk Büyükelçiliği önünde toplanan Ermenilere polis ne yaptı?

Melis Bayraktar Paris'ten bildiriyor / Medyafaresi.com- 24 Nisan'ı geçen Şubat ayında sözde "Ermeni Soykırımını Anma Günü" olarak ilan eden Fransa, dün ilk kez bu kapsamda resmi tören düzenledi.

Eklenme: 25 Nisan 2019 12:23 - Güncelleme: 25 Nisan 2019 12:57

Cezayir’de bir buçuk milyon insanı katleden Fransa'nın başkenti Paris'teki anma törenlerine, Fransa Başbakanı Edouard Philippe öncülük etti.

Törende bir konuşma yapan Philippe, Sein Nehri kıyısındaki Ermeni Soykırımı Anıtı'na da çiçek bıraktı. Ardından göstericiler Türkiye’nin Paris Büyükelçiliği’nin önünde yürüdü.

Melis Bayraktar  Medyafaresi.com / Paris

Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı Büyükelçilik binasına ulaşamayan göstericiler, Büyükelçilik yakınındaki bir sokakta toplandılar.

Bir süre Türkiye aleyhine slogan atan gösteri grubu kısa sürede dağıldı.

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, 24 Nisan’ın anma günü ilan edeceğini geçtiğimiz yılbaşında Ermeni Teşkilatları Koordinasyon Komitesi’nin yıllık gala yemeğinde yaptığı konuşmada duyurmuştu.

İşte Medyafaresi.com Paris Temsilcisi Melis Bayraktar'ın kamerasına yansıyan görüntüler:

Hatırlanacağı üzere, 2001 yılında 1915 olaylarının sözde soykırım olarak tanınmasının ardından Fransa Parlamentosu, 2006 yılında 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının reddedilmesinin suç sayılmasını öngören yasa teklifini onaylamıştı. Ancak, dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy söz konusu teklifin senatoya gelmesinin önüne geçtiği için yasalaşması mümkün olmamıştı.

Polis toplanan göstericilerin Türk Büyükelçiliğinin sokağına girmesine izin vermedi. Fotoğraf: Melis Bayraktar

2011 yılında ise, Fransa Parlamentosu, Ermeni iddialarını suç sayan yasa teklifini oy çokluğu ile kabul etmişti.

Ancak 2017’de, Fransa Anayasa Mahkemesi, “bazı suçların reddinin suç sayılması” ile ilgili yasasının ilgili hükmünü iptal etmişti.

Daha önce “Ermeni soykırımı yok” fikrini savunan kişilere ceza verilmesinin önünü açan yasa, ifade özgürlüğüne engel teşkil ettiği ve tarihi çalışmaları siyasetçilerin müdahalesine açık hale getirdiği ve orantısız bir saldırı olduğu gerekçesi ile geçerliliğini yitirmişti.