Ömer Çelik'ten #HerŞeyÇokGüzelOlacak yorumu

AKP MKYK toplantısının ardından basına açıklamalarda bulunan Ömer Çelik 'Herşeygüzelolacak' etiketi adı altında Ekrem İmamoğlu'na destek veren sanatçılar hakkında konuştu.

Eklenme: 10 Mayıs 2019 21:51 - Güncelleme: 10 Mayıs 2019 22:28

AKP Sözcüsü Ömer Çelik, partisinin MKYK toplantısının ardından basına açıklamalarda bulundu.

Çelik'in açıklamalarından satır başları şöyle:

"Bugün bir şehidimiz vardı, Allah'tan rahmet diliyoruz. Kahraman Mehmetçik, polislerimiz, güvenlik güçlerimizin hepsi kararlı bir şekilde terörle mücadele ediyorlar. Eşsiz fedakarlıkta bulunuyorlar.

Anadolu Ajansı muhabirine ulaşmaya çalışıyorlar. Kamerasına ulaşmışlar ama kendisine ulaşamamışlar. Tüm gazeteci arkadaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Umarız arkadaşımıza sağlıklı bir şekilde ulaşma imkanı olur.

YSK'nın verdiği karar içerde ve dışarda tartışılmaya devam ediyor. Neredeyse bazı ülkelerde birinci gündem maddesi bu olmuş durumda. Herkese uyarımız şudur. Bazı hususlara dikkat edilmesi gerekir.

Birincisi, Türkiye'deki seçim süreçlerine ve sonuçlarına müdahale anlamına gelecek açıklamalardan kaçınmak gerekir. Müdahale gibi açıklamalar saygı ile karşılanmaz.

Demokrasinin olmadığı ülkelerde seçim tekrarlanmaz. YSK, mazbatayı birinden alıp diğerine vermedi. Oyun berraklaşması açısından bir süreç yaşanacak.

Türkiye'nin seçim yapma kapasitesi, dünyadaki birçok ülkeden yüksekte bir kapasitededir. Sandıkların tamamı sayılsaydı sonuç farklı çıkacaktı. İstanbulluların iradesi tecelli edecek ve hep beraber bu sonucu selamlayacağız.

Şimdiki eksiklikler tamamlanmış olacak ve sonuç olarak bir takım usulsüzlüklerin olmadığı seçim olacağı için 1 oy farkla bile kim kazanırsa başımızın üstünde yeri var diyeceğiz. Biz de kendi adayımızın kazanmasını isteriz. Ama vatandaşımız nasıl karar veriyorsa başımızın üstündedir deriz.

ABD'nin sözcüsü not ettik diyor. Söylemek istediğimiz şey şudur, bu seçim sonuçlarıyla ilgililerken, eş zamanlı olarak Venezuela'da darbe çağrısı yapmalarını, seçilmiş liderin askeri darbe yoluyla çağrıda bulunmalarını bütün dünya not ediyor bunu.

Bugün bir Amerikan gazetesine yansıyan bir şey vardı. Kendi danışmanlarının Venezuela konusunda kendisini yanılttıkları şeklinde.

Türkiye'yi Batıya şikayet eden Türkiye içindeki siyasetçilerin durumu iyi değerlendirmesi lazım. Hiçbir siyasetçi ülkesini şikayet ederek yol almamalı.

Bize AGİT gibi kurumları hatırlatanların bilmesi gerekiyor. Biz tüm mükellefiyetlerimizi yerine getiriyoruz. Muhalefetin adayından mazbata alınmış da bizim adayımıza verilmiş gibi bir tablo var gibi davranılıyor.

Nitekim Venedik Komisyonu'nun 2009 raporunda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere, seçimlerin nasıl yenileneceğiyle ilgili ayrıntılar vardır. Biz bu başvuruyu yaptık.

Netice itibariyle YSK kararını verdi. Bugün yine Avusturya Başbakanı'nın açıklamasını izledim, seçim sürecini eleştiriyor, seçimlerin yenilenmesine karşı çıkıyor.

İslam, Türk ve yabancı düşmanlığının en üst düzeye ulaştığı bir ülkenin Başbakanının önce tutarlı şekilde aynaya bakması lazım. 2016 yılında yeşillerin adayı 30 bin farkla seçildiği, orada mahkemeye gitti seçimlerin yenilenmesine karar verildi.

Türk demokrasisi, bedeli ödenmiş bir demokrasidir. Uğruna şehitler verilmiş bir kazanımdır. Milletimizin tamamının ortak değeri olarak var olmaktadır. Buna herhangi bir şekilde zarar verilmesi karşısında çok büyük bir hassasiyet duyuyoruz.

Müttefiklerimizden ve dışımızdaki dünyadan aynı saygıyı besliyoruz. Her isteyene kapımızı açıyoruz ve kapımızı açıyoruz.

Tabi içerdeki tepkiler başka bir boyuta geçmiş durumda. Daha önceki basın toplantımızda şöyle bir şey söylemiştim. "Kızılay'da hakimleri yürütmeyiz" diyenlerin varacağı yerin tehlikeli olacağını söylemiştim.

Genel Başkanımıza karşı CHP sözcüsü "Yüce Divan" hatırlatması yapmıştım, ben de eleştiride bulunmuştum.

Bu geleneğin kullandığı kodlara sahibiz. Arkasından en geldi? Bir CHP sözcüsü bir darbe çağrısı yaptı. CHP vekili kınanmış değildir, uyarılmış değildir. Bir milletin iradesiyle seçilmiş yönetime karşı darbe çağrısı yapmış işlenecek en büyük suçtur.

Ve o kişinin alnında ömür boyu taşınacak bir leke olarak durur. Bir sonraki aşamaya da geçildi. CHP Genel Başkanı YSK hakimlerinin isimlerini vererek, hedef göstererek konuşma yaptı.

Hatta soyadlarıyla dalga geçmeye kadar işi götürdü. Dediğim gibi bunlar Yüce Divan'dan bahsettiği zaman kafalarınızın arkasındakini iyi biliyoruz.

CHP adayı da YSK'ya söylediği sözler ve üsluptaki radikal değişiklik dikkat çekmektedir.

YSK'nın gerekçeli kararını görmemiz lazım. Şunu herkes biliyor, YSK itirazları değerlendiriyor. Tabi tüm ilde itiraz olmadı. Bunu herkesin bilmemesi normaldir.

Bu yasa 2018 yılında çıktı ve uygulanıyor. Bu yasa da eksiklik hissettiğimiz zaman itirazda bulunuyoruz. Bu sefer de CHP, "Niye itirazda bulunuyorusunuz" diyor. Yasa da ki eksiklikleri düzeltmemiz suç görülüyor.

Önemli olan şu, YSK kararını verdi. Vatandaşa gideceğiz. Vatandaş kararını verecek. Bu şaibeler ortadan kalkacak.

Biz bu tip ambargoların halkları cezalandırmak olduğunu her seferinde ifade ediyoruz.

Kuzey Kore ile bu kadar yoğun diplomatik çalışmalarının arandığı dönemde İran'dan böyle bir karar çıkması bölgedeki demokratik çerçeveye zarar veriyor.

(S-400 alımı) Bununla ilgili pozisyonumuzu aynen koruyoruz.

Türkiye'nin ilk önceliği Patriot almaktı. Türkiye'nin alması için uygun koşullar sağlanmadı.

ABD, İsrail saldırganlığını desteklemekten vazgeçmelidir.

Türkiye geçmişte olduğu gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin hak ve menfaatini korumakta kararlıdır.

SANATÇILARIN 'Her Şey Çok Güzel Olacak' MESAJLARI

Bu gelenek bize ait bir gelenek değil. Cumhurbaşkanımız Afrin’e ziyarette bulunduğunda kendisine eşlik eden sanatçılara dönük fişleme faaliyetinin nasıl olduğunu gördük.

Cumhurbaşkanımızı ziyaret edenlerin etiketlendiğini gördük. Tek tek kimin ne dediğine girmeden bir siyasi çağrı yaptığında her birinin tek tek aynı cümleyi söylemesi tercihi kendilerine aittir.

Sanatçı dediğinizde aklınıza sanatsal üretim ve bireysellik gelir. Bütün sanatçıların bireysellik yerine bir söylem etrafında kenetlenmeleri kendilerinin tercihidir.

Demokratik olarak eleştirme hakları vardır. Herkesin nezih bir üslupla hareket etmesinde fayda var. Biz Türkiye’nin sanatçılarının kıymetli olduğunu düşünüyoruz.

Afrin’de ben de vardım. Sağ olsun çok değerli sanatçı arkadaşlarımız da destek verdi. Nasıl bir linç kampanyası olduğunu ben hatırlıyorum. Kimse kimseye linç kampanyası yapmasın. Linç kampanyası bizim geleneğimiz değildir.