Nebahat Çehre'den, Erdoğan'a ecdad yanıtı!

Şu sıralar '41' adlı yeni dizisine hazırlanan Nebahat Çehre, eski dizisi 'Muhteşem Yüzyıl' üzerinden Erdoğan'ın ecdad çıkışını yorumladı.

Eklenme: 15 Ocak 2013 09:14 - Güncelleme: 09 Nisan 2016 05:40

Sözcü Gazetesi'nden Yüksel Şengül'e samimi açıklamalar yapan Nebahat Çehre, Başbakan Erdoğan'ın Muhteşem Yüzyıl dizisi hakkındaki açıklamalarına da cevap verdi.

İşte o röportaj;

Öncelikle ’41′ adlı yeni dizi projesi hayırlı olsun.
’41′ dizisini erteledik.  Çünkü senaryo zor bir senaryo. Türkiye’de ilk kez yapılacak bir çalışma olacak. Sanırım yaz aylarında çekimler başlayacak ve yeni yayın döneminde de ekrana gelecek. Çok farklı bir dizi bu.
Zaten Nebahat Çehre de ‘farklı’ olmazsa hiçbir projede yer almaz ki!

VALİDE SULTAN YİNE TRANSPARAN.. FOTO GALERİ

(Gülüyor) Ben o konuda her zaman titiz davranırım. Ancak sonuçta asıl kararı verecek olan seyircidir. Önemli olan onun beğenmesi, izlemesidir. Dilerim ’41′ dizisi de sevilir. Geç olsun güç olmasın, geç olsun reytingi yüksek çıksın.

41′de Nebahat Çehre’yi nasıl bir karakter olarak izleyeceğiz?
Kamera önüne kahin olarak geçeceğim. Geleceği görüp, gelecekle ilgili haberler vereceğim. Fantastik ve mistik bir proje bu. Diğer rollerdeki kişilerin de farklı özellikleri olacak. Birisi geçmişle bağlantı içinde, birisi gelecekle, biri de şifa dağıtacak.
Hiç acele etmiyorum. Ben biraz dinleneyim, hayranlarım beni özlesin, ben kameraları özleyeyim. İyi bir iş çıksın ortaya. Yazık, bu sene çok dizi yayından kaldırıldı, çalışanlar perişan oldu. Allah yardımcıları olsun.

VALİDE SULTAN’DAN BİKİNİ ŞOV.. FOTO GALERİ

41′ dizisindeki kahin rolüne hazırlanan Nebahat Çehre’nin var mıdır böyle yetenekleri ya da sezgileri?
Balık burcuyum ben ve su grubuna ait burçlarda böyle bir yetenek vardır. Bir dönem hiç anlamadığım halde bana kahve falı baktıranlara inanılmaz isabetli şeyler söylediğimi hatırlıyorum.
Ölümden ürküyorum… Hayat, şöhret, servet… Her şey bir anda bitebiliyor.
Önceden hissettiğin, gelecekle ilgili haber verdiğin olaylar oldu mu?
Evet, oldu. Mesela, birkaç kez depremi önceden hissettim. Yıllar önce İzmir’de fuar gazinolarında program yaparken, Efes’in lobisinde oturuyorduk. İnanılmaz bir fırtına çıktı. Emel Sayın ve Müjdat Gezen de yanımdaydı. İçim sıkılıyor çocuklar, sanırım deprem olacak dedim. Müjdat, “Nebahatçığım, lodos bu lodos, deprem değil canım!” diyerek benimle alay etti. Daha Müjdat sözlerini bitirmemişti ki, sallanmaya başladık.
Bir keresinde de Ulus’ta evimdeydim. İçim sıkılıyor, deprem olacak dedim ve ardından yine sallanmaya başladık. Galiba altıncı hissim kuvvetli benim.

VALİDE SULTAN TRANSPARAN.. FOTO GALERİ

Şu anda “İçim sıkılıyor” deme sakın…
(Gülüyor) Hiçbirimizin içi sıkılmasın.
Rolüne nasıl hazırlanıyorsun?
Bu çok özel bir rol. Onun için senaryonun tamamlanmasını bekliyorum. Tamamlandıktan sonra hazırlanacağım o karaktere. Yapımcılar bu rolde biraz yorulacağımı söylüyor.
Aksiyonu bol bir dizi galiba…
Aksiyon değil de, gözle, mimikle oynayacağım ve sanırım bol dış sahneler, farklı mekanlar olacak.
Nebahat Çehre bakışlarıyla oynayacak…
Bakışlarımla oynamayı severim.
Hayatında tanıdığın bir kahin ya da geleceği gören, sezgileri güçlü birisi oldu mu?
İnsanların altıncı hislerine inanırım. Bazı insanlar yeryüzüne özel olarak gelmiştir. Onlar için “Kırklara karışmış” derler, geleceği kolayca okuyabilirler.

Nebahat Çehre ile ilgili kulağıma gelen bir olay var. Annen Müzeyyen Hanım, sürekli nazara geldiğin için daha çocukken seni alıp bir hocaya götürmüş… Sonrasını senden dinleyelim…
Evet, şimdi hatırladım. Bazıları için, çabuk nazara geldiğinden “Yıldızı düşük” derler. Benim yıldızım da Zühre’dir ve çok sık nazara geldiğim için komşumuzun tavsiyesiyle annem beni bir hocaya götürmüştü. 10 yaşındaydım ama hocanın dediklerini şu an bile hatırlıyorum. “Bir gün seni herkes tanıyacak, adını herkes bilecek. Başında pırıl pırıl parlayan bir taç görüyorum. Çok uzak ülkelere gideceksin” dedi. Biliyorsunuz, önce Türkiye Güzeli seçildim, ardından İngiltere ve Amerika’da ülkemizi temsil ettim. “İki evlilik yaşapacaksın. Bir evliliğinde ölüme çok yaklaşacaksın” dedi.
Yılmaz Güney arabasıyla sana çarpmış, başının üzerine koyduğu kadehe gerçek silahla ateş etmişti.
Evet, o evliliği kastetmiş olmalı. Hoca “Hiçbir işini gerçekleşmeden söyleme, söylersen mutlaka bozulur” dedi. İlginçtir ben de her şeyimi dostlarımla paylaşmak isterim. Çoğu da hocanın dediği gibi bozulur, olmaz.
Var mı böyle başka ilginç bir olay?
Londra’da lisan öğrenen bir arkadaşım vardı. Onu ziyarete gitmiştim. Yanında bir İngiliz arkadaşı vardı. Oturduk sohbet ediyoruz. Ben de 20 sene önce her şeyi bırakmışım. Ne sahne çalışmalarım var, ne sinema, ne televizyon… Hiçbir şey yok. Oyunculuğa dönmek fikri ise aklımın ucundan bile geçmiyordu! Arkadaşım Hamiyet “Bu kız çok iyi tarot falına bakar” dedi. İngiliz kız bana tarot falı baktı o gün. “Siz eski mesleğinize döneceksiniz ve eskisinden çok daha başarılı olacaksınız” dedi. İşimin ne olduğunu da bilmiyordu. Gülüp geçtim ama o İngiliz kızın sözleri gerçeğe dönüştü ve ben yıllar sonra geri döndüğüm oyunculuk mesleğimde eskisinden çok daha başarılı olup, zirveye çıktım.

NEBAHAT ÇEHRE CANLI YAYINDA ŞARKI SÖYLEDİ.. VİDEO

Nebahat Çehre zirvede ve çok seçici… ‘Muhteşem Yüzyıl’daki Valide Sultan karakterine veda ettikten sonra mutlaka pek çok yeni proje teklifi gelmiştir…
Valide Sultan rolünden sonra pek çok yeni proje getirildi, hiçbirini kabul etmedim. Beni tek tip kadın olarak görmeye başladılar. Zengin, güçlü, kudretli, bakımlı ve güzel kadın Nebahat Çehre… Ancak bu kadın tipi kalıplaşmaya başladı ve üzerime yapıştı. Ben bu kalıbı yıkmaya kararlıyım. Çünkü oyuncuyum ve 110 sinema filmim var. Kimse beni belli kalıba sokmamalı.

Yapımcılar ne diyor peki?
(Gülüyor). Yapımcılar da “Nebahat Hanım, senin alternatifin yok” diyorlar. Neyse, ’41′deki rolüm çok farklı bir rol olacak.
’41′in oyuncu kadrosunda ‘Muhteşem Yüzyıl’ın Malkoçoğlu Bali Bey’i Burak Özçivit de var…
’41′in oyuncu kadrosunda sadece ben ve Burak Özçivit’in isimleri belli, diğer karakterleri kimlerin oynayacağı daha sonra açıklanacak.
‘Muhteşem Yüzyıl’da Malkoçoğlu saraya geri dönmeyecek mi? Mihrimah Sultan onu çok seviyordu…
Yok, Malkoçoğlu saraya dönmeyecek.
Önce ‘Bir Haziran Gecesi’, sonra ‘Aşk-ı Memnu’, ardından da ‘Muhteşem Yüzyıl’… Hepsi de reyting rekorları kırdı, kırıyor. ’41′in başarılı olabileceğine inanıyor musun?
Elbette, başarısına inanmadığım projede asla olmam.
Valide Sultan hala konuşuluyor. Bu rol Nebahat Çehre’nin oyunculuğunu taçlandıran bir rol oldu, değil mi?
Evet, Valide Sultan rolü çok iyi oturdu bana. Önemli olan da buydu. Prensibim gereği başlamış bir diziye asla sonradan dahil olmam. Geçen yıldan devam eden pek çok diziden teklif aldım ama kabul etmedim. Benden sonra Valide Sultan rolünü kim oynarsa oynasın o rol daima beni hatırlatacaktır. Valide Sultan denilince akla Nebahat Çehre gelecek bundan sonra.
Cumhuriyet kadını olarak, aydınlık ve uygar, kadın haklarını koruyan, insanına saygılı, yüzünü batıya dönmüş bir Türkiye istiyorum.
Çok sevilen ve izlenen bir dizi olmasına rağmen sezon sonunda ekrana veda edeceği söyleniyor. “Başbakan izin verdi, devam edecek” diyenler de var. Ne olacak, senin kulağına gelen bir bilgi var mı?
Haziran ayında dizi ekrana veda edecek… Ancak bu bir dizidir ve sarayın görkemini, giysilerini, entrikalarını elbette yansıtması gerekiyor. Osmanlı sarayında görkem, dekolte, entrika yok muydu?
Entrika tamam da savaşların olmadığı söyleniyor…
Savaşlar verildi. Ancak her bölümde de savaş verilemez. Bu gerçekten inanılmaz bir bütçe gerektirir. “Ecdadımız savaştaydı, haremde pineklemedi” diyenler öyle olmasını çok istiyorsa örtülü ödenekten bir bütçe çıkarsınlar, o parayla da her bölüme savaş sahneleri çekilip konulsun. Oysa ‘Muhteşem Yüzyıl’da emeği geçen herkese teşekkür edilmeli. Gençler onun sayesinde tarih kitaplarını karıştırmaya başladı. Ülkemizi ve bizleri yurt dışında tanıttı, sevdirdi. Geçende bir Amerikalı oyuncu gelmişti, “Amerika’da Türk dizilerini, filmlerini izliyoruz ve çok beğeniyoruz. Mesela, Bruce Willis sıkı bir Nebahat Çehre hayranıdır” dedi (gülüyor). Bruce Willis’in benim hayranım olması sadece beni değil hepimizi mutlu etmeli. Hep biz mi onlara hayran olacağız!
Nebahat Çehre sanat hayatında bir film ya da diziye müdahale eden bir Başbakan görmüş müydü hiç?
Bugüne kadar bir Başbakan’ın film ya da diziye müdahalesini hiç hatırlamıyorum ama bir zamanlar sansür olayımız vardı sinemamızda. Bence şu anda ülkemizin komşularıyla ilgili sorunlarına bakılmalı, ekonomiye bakılmalı, teröre bakılmalı… Bir diziyle niye uğraşılır ki, anlamıyorum.
‘Muhteşem Yüzyıl’ı eleştirip “Ecdadımız savaştaydı, haremde pineklemedi” diyenler, öyle olmasını çok istiyorsa örtülü ödenekten bir bütçe versinler, o parayla da her bölüme savaş sahneleri hazırlansın.
Peki sana Valide Sultan’ın göğüs dekoltesiyle ilgili ikaz gelmiş miydi?
Önceleri bir şey yoktu ama daha sonra göğüs dekolteme bir parça konularak hafif bir kamofle yapılmıştı. Oysa gerçekte Osmanlı sarayına bakınca, haremdeki kadınların hepsi devşirmedir. Dolayısıyla başka ülkelerin kültürüdür haremde ya da sarayda yansıtılan. Bu nedenle saraydaki dekolte çok normaldir. Ayrıca dışardan erkekler gelince de örtünüyorlar.
Meral Okay hayatta olsaydı mutlaka çok üzülürdü…
Ben onun öldüğünü kabul edemiyorum hiç. Hayatta olsaydı, ‘Muhteşem Yüzyıl’a yapılanlara Meral Okay da çok üzülürdü. Senaryolar çala kalem yazılmadı ki, tarihçilerden yardım alındı, fikir alındı.
Gelelim Nebahat Çehre’nin sesinin güzelliğine… Dost toplantılarında şarkılar söylemeye devam ediyorsun. Bir single ya da albüm düşünmüyor musun?
Behiye Aksoy’un sesine çok benzetirlerdi sesimi. Ben o yıllarda da sahneye çıkmayacaktım ama Zeki Müren çok ısrar etti, o ikna etti. Çok iyi hocalardan dersler aldım ve asla detone olmadım. Bundan sonra şarkıcılık yapmam, yapamam. Sesim de kısıldı artık. Çok faranjit geçirdim. Hayattaki en büyük pişmanlığımı sorarsan hemen söyleyeyim, Haldun Dormen’in ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’ teklifini kabul etmemiş olmamdır.
Geçen yıl yapılan bir röportajda oyunculuğu bırakacağını söylemişsin.
Her zaman iyi hatırlanmak amacındayım. Oyunculuğu çok iyi bir noktada bırakmak istiyorum. “Sanatın yaşı yok” diyenlere katılıyorum ama ben tadında ve zirvede bırakmak niyetindeyim. En iyi şekilde götürebildiğim kadar götüreceğim, sonra da veda edeceğim oyunculuğa. Önce sağlığımız iyi olsun, ülkemizde huzur olsun.

Aşkı tekrar yaşayacağına inanıyor musun?
Allah’a teşekkür ediyorum. Yıllar sonra oyunculuğa geri döndüm ve genç nesil de beni seviyor. Hayatı boyunca çok sevilmiş, çok sevmiş bir kadınım. Aşka doydum ve o defteri kapattım artık. Ayrıca ben çok seçiciyim.
Kimbilir, bakarsın Eskişehir treninin yolunu arabasıyla kesecek bir erkek daha çıkabilir karşına!
(Nebahat Çehre gülümsüyor. Çalkantalı bir aşk yaşadığı ve ilk evliliğini yaptığı Yılmaz Güney, 60′lı yıllarda kendisine küsüp Eskişehir’e giden Çehre’nin içinde olduğu trenin yolunu kesip onu arabasına alarak İstanbul’a geri getirmişti.)
Neler yaşadım ben, neler. O yüzden artık aşkı mazide hatırlamak daha güzel geliyor. Tek başına yaşamaya alıştım. Bu da farklı bir lüks ve bu hoşuma gidiyor. Hayat, ne kadar çok yaşarsan yaşa bir gün bitiyor ve her şey göz açıp kapatıncaya kadar geçiyor. Ölüm ürkütüyor beni… Hayat, şöhret, servet… Her şey bir anda bitebiliyor. Şöhret tiryakisi olmadım hiç. Gençlerin de şöhretlerine güvenmemesi gerekir, yarınlarını düşünerek kazandıklarıyla da yatırım yapmalılar.
Günümüz oyuncularından en çok kimi ya da kimleri beğeniyorsun?
İsim vermeyeyim ama oyunculukta çok iyi olanlar var. Genç oyuncuların bazılarında vücut dili eksikliği var. Donuk ifadelerden çıkmaları gerekir.
Nebahat Çehre, ’41′ adlı dizide bir kahin olacağına göre, bize bu sohbetin sonunda 2013′te Türkiye’yi nelerin beklediğini söyleyebilir mi?
Keşke güzel şeyler söyleyebilsem. Bir cumhuriyet kadını olarak, aydınlık ve uygar, kadın haklarını koruyan, insanına saygılı, yüzünü batıya dönmüş bir Türkiye’de yaşamak istiyorum.
Nebahat Çehre’nin ağzına sağlık. Biz de öyle bir Türkiye istiyor ve o Türkiye’yi özlüyoruz…