Muharrem İnce: Beni sarayın oyununun içinde göstermenize gerçekten üzüldüm

Muharrem İnce, Korkusuz yazarı Can Ataklı'nın, "Muharrem İnce'nin durup dururken ekrana çıkarılması, adaylığının sorulması, sonra da İmamoğlu ile kapıştığı izlenimi verilmesi sarayın bir oyunu olamaz mı?" ifadesine tepki gösterdi.

Eklenme: 19 Eylül 2019 08:43 - Güncelleme: 19 Eylül 2019 08:48

CHP'de birçok kritik noktada görev yapan, genel başkan ve Cumhurbaşkanlığı adayı da olan Muharrem İnce, Korkusuz yazarı Can Ataklı'nın, "Muharrem İnce'nin durup dururken ekrana çıkarılması, adaylığının sorulması, sonra da İmamoğlu ile kapıştığı izlenimi verilmesi sarayın bir oyunu olamaz mı?" ifadesine tepki gösterdi.

İnce Ataklı'ya, "Beni sarayın oyununun içinde göstermenize gerçekten üzüldüm ve alındım" diye sitem etti.

Ataklı, "Farkında olmadan Muharrem İnce'yi çok üzmüşüm" ifadesini kullandığı bugünkü yazısında şunları kaydetti:

Öğle saatlerine doğru Muharrem İnce aradı.

“Beni çok üzdünüz Can Bey” diye söz girdi.

Anladım neyi kastettiğini ama neden üzdüğümü anlamadım.

Dünkü “Yine mi baskın seçim geliyor?” yazılarımda, adından söz etmiştim.

Muharrem İnce, “Beni sarayın oyununun içinde göstermenize gerçekten üzüldüm ve alındım” diye üsteledi.

Yazımın kendisiyle ilgili bölümünde aynen şu cümle vardı: Muharrem İnce'nin durup dururken ekrana çıkarılması, adaylığının sorulması, sonra da İmamoğlu ile kapıştığı izlenimi verilmesi sarayın bir oyunu olamaz mı?

Dedim ki, “Muharrem Bey, asla sizi oyun içinde göstermeyi düşünmem bile, zaten bunu düşünemem de. Bu cümle ile sizi kıracağım, üzeceğim de hiç aklıma gelmedi. Ben sadece bir baskın seçimle durumunu düzeltmeye çalışan Erdoğan'ın her şeye başvurabileceğini anlatmaya çalıştım.”

Aslına bakarsanız, tuhaf gelecek size de belki ama Muharrem İnce ile hiç tanışmıyoruz. Oturup konuşmuşluğumuz da yok.

Yine dedim ki, “Muharrem Bey, belki de sizinle hiç tanışmıyor olmamızın da etkisi vardır. Lütfen İstanbul'a ilk geldiğinizde haber verin, bir kahve içimi de olsa sohbet edelim.”

Sesi biraz buruk da olsa “Tamam, söz” karşılığını verdi.

Telefonu kapattıktan sonra ben de üzüldüm.

Cumhurbaşkanlığına aday olmuş, 16 milyon oy almış, partisiyle yönetim bağı kalmamakla birlikte kimsenin inkar edemeyeceği biçimde hâlâ güçlü bir siyasetçi olarak ayakta duran Muharrem İnce'yi kırmak, üzmek istemem mümkün mü?

Konuşmamızda söylemedim galiba ama yine de farkında olmadan bunu yapmışsam özür dilerim.