Kılıçdaroğlu: CHP'ye verilecek her oy dünyaya bir mesaj

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Yeni Zelanda'da yaşanan saldırıyla ilgili eleştirilere yanıt verdi.

Eklenme: 18 Mart 2019 22:45 - Güncelleme: 18 Mart 2019 22:51

Yeni Zelanda'da 50 kişinin katledildiği saldırıyla ilgili yaptığı açıklamaları eleştirilen Kılıçdaroğlu, "İslam dünyasında yaşanan dram, İslam dünyasından kaynaklanan terör, bütün dünyada farklı yorumlara yol açtı. İslam dünyasının da oturup düşünmesi gerekiyor, neden benim ülkemde terör var?" ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun sözlerine Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Müslümansan terörün kaynağının İslam dünyası olduğunu nasıl söylersin! İslam dünyası kendisine bir bakmalı, diyor. Bir Müslüman bunu Müslümanlara nasıl yakıştırır!" derken Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın da "Bunlar tam da aslında teröristleri sevindiren açıklamalardır" yorumunu yaptı.

Gazete Duvar'dan Özlem Akarsu Çelik'e konuşan Kılıçdaroğlu eleştirilere şu cevabı verdi:

"Konuşmamın tamamına bakıldığı zaman katliamı lanetledik. Bu katliamı yaratan Batı'nın ırkçı, İslam düşmanı siyaset adamlarının sorumluluğunun da ortada olduğunu hatırlattım. Bu katili yaratan İslam karşıtı, ırkçı politik yapılardır, bu yapıların yarattığı iklimdir. Bunun iyi sorgulanması lazım ve bu iklimin ortadan kaldırılmasının koşulları yaratılmalı.

Teröre, kimden gelirse gelsin karşı olduğumuzu belirtiyoruz. 50 kişinin hayatını kaybetmesi bütün dünyada infial yarattı. Sadece İslam dünyası tarafından değil Hristiyan dünyası tarafından da lanetlenmeli. Vahşi, acımasız, insanlık dışı bir olay.

Bu katilin yetişme koşulları, Müslümanlara düşman olması, bunu yetiştiren iklim, bunların sorgulanması gerekiyor. Gidip ibadet yapan insanları tek tek vurması akıl alacak olay değil. Irkçı ve İslam düşmanı bu ve benzer saldırıların vakit geçirmeksizin önüne geçilmeli. Katledilen Müslüman kardeşlerimizin hiçbir kabahatleri yok.

Beka dediler tutmadı, Mansur Yavaş dediler tutmadı, ezana saygısızlık dediler tutmadı. Şimdi bizim üzerimizden Yeni Zelanda'daki olayı gündeme getiriyorlar, o da tutmayacak. Bütün dünyanın lanetlediği bir olayı başka bir yere çekmeye, oradan siyasi rant elde edebilir miyim arayışına girmeye gerek yok. Siyaseten de ahlaki olarak da doğru değil."

"Mansur Bey'i aradım, konuştuk. Bir basın toplantısı yapacağını, bütün ayrıntıları kamuoyu ile paylaşacağını, bu iftira kampanyasından dolayı siyaset adına büyük üzüntü duyduğunu, siyasetin böyle olmaması gerektiğini ifade etti. Halk, sevse de sevmese de Mansur Bey'in düzgün bir insan olduğunu kabul ediyor. Beypazarı'nda uzun süre belediye başkanlığı yaptı.

Eğer bir kara leke olsa orada çıkardı. Araştırdılar, soruşturdular bir şey bulamadılar. Sonuçta bir çocuk tacizcisi buldular. Yarı şizofren, sahtekâr bir adam bulup arkasına takıldılar. Önce saygın bir işadamı dediler. Saygın işadamının kim olduğu ortaya çıktı! Şimdi ‘Biz onu tanımıyoruz' diyorlar. Tanımadığınız adama neden ‘saygın işadamı' diyorsunuz?

'ERDOĞAN KENDİSİNE ÇIKIŞ ARIYOR'

Tutturdular Mansur Yavaş… Mansur Yavaş'tan ne istiyorsunuz! Düzgün, çalışkan, projelerle hizmet üretmeye çalışan bir kişi. Bir kaybetme korkusu içinde kendisine çıkış arıyor Erdoğan.

Heyecan var sokaklarda. CHP'ye verilecek her oy, dünyaya bir mesaj yollayacak, "Türk halkı iktidarın bütün baskılarına rağmen demokrasiye sahip çıktı" algısını güçlendirecektir. Bu algıyı güçlendirecek her oy aslında Türkiye'de demokrasinin pekişmesine de yol açacaktır. Samimi düşüncem de budur.

Kadın örgütleri açıklama yaptılar. O gürültülü ortamda, polislerin baskısı altında ezan sesini duymadıklarını, polislerin uyguladığı şiddet dolayısıyla kendilerini savunduklarını, protesto ettiklerini ifade ettiler.

Sağduyu sahibi, muhafazakâr kimlikleri ile tanınan yazarların köşe yazılarında da ezanın protesto edilmediği vurgulandı. Neden insanlar ezanı protesto etsin ki? Orada binlerce kadın olduğu söyleniyor. Binlerce kadının içinde de hiç kimsenin aklına ezanı protesto etmek gelmez.

O gösteriyi alıp da başka bir çerçevede inanç üzerinden dini siyasete alet etmek doğru değil. Bu bağlamda herkesin Mehmet Akif Ersoy'un ‘Ezanlar' şiirini okumalarını tavsiye ederim.

Akif, ezanı sadece dini bir ritüel değil aynı zamanda bağımsızlığın da sembolü olarak görür (Kılıçdaroğlu, M.A. Ersoy'un, "Ezanlar" şiirinde vurguladığı, "güneşin her yerde farklı zamanlarda doğması sebebiyle yeryüzünde ezansız zaman yoktur" hatırlatmasında bulunuyor ve dünyanın her yerinde insanlar ezan sesini duymaya bu denli alışmışken neden birdenbire birileri protesto etsin, imasında bulunuyor."

En Çok Okunan Haberler