Kılıçdaroğlu: İstiyorlarsa yine YSK orada gitsinler...

Gezi Parkı eylemlerinden 6 yıl sonra açılan davaya tepki gösteren CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Amaç, yargı eliyle intikam almak. Kim ne derse desin Osman Kavala boşuna boşuna yatıyor. Ama ne yaparlarsa yapsınlar Türkiye'nin önü açılacak" dedi.

Eklenme: 25 Haziran 2019 14:12 - Güncelleme: 25 Haziran 2019 14:32

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan CHP lideri Kılıçdaroğlu, İstanbul'da 31 Mart seçimlerinin ardından kumpas kurulduğunu ve Ekrem İmamoğlu'nun mazbatasının iptal edildiğini belirterek, "Binbir türlü iftira attılar, 'oyları çaldılar' dediler. Nerede bu hırsız? Elimizde kamera kayıtları var dediler, nerede bu kayıtlar?" diye sordu.

Gezi Parkı davasını eleştiren Kılıçdaroğlu, "Gezi davasının çökmesine yol açacak en önemli cümleyi Osman Kavala kurmuş; ‘Madem Soros’tan talimat alarak yapmışım bunu, Soros’un davada şüpheli olmaması garip değil mi?’ diye soruyor. Çünkü bu davada amaç gençlerden intikam almak" ifadesini kullandı.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

  • Gezi olayları dünyanın en demokratik eylemlerinden birisiydi, kimsenin burnu bile kanamadı. Gezi direnişinde ağaçların kesilmesine karşı direndiler. Kitaplar okundu. Sevgi gösterilerinde bulunuldu. Yeryüzü sofraları kuruldu. Gezi'ye katılanların tamamı bizim çocuklarımız. Her görüşten gençlerimiz vardı orada.

  • 601 gündür Osman Kavala içerde. Bu insanlar ne yaptı? 600 gündür mahkemeye çıkmayı bekledi. FETÖ'cülerin hazırladığı iddianamelerle yargılanıyorlar. Amaç Soros değil, Gezi'ye katılan gençlerden intikam almak. Ama ne yaparlarsa yapsınlar Türkiye'nin önü açılacak.

  • Gezi davasının çökmesine yol açacak en önemli cümleyi Osman Kavala kurmuş: 'Madem Soros'tan talimat alarak yapmışım bunu, Soros'un davada şüpheli olması garip değil mi?' Çünkü amaç gençlerden intikam almak. Gezi'ye katılan bizim insanımız. Her kesimden insan vardı orada. Nedir bu davalar? FETÖ'nün taktikleri aynen devam ediyor. Kim ne derse desin Osman Kavala, Eren Erdem boşuna yatıyor.

'İMAMOĞLU 800.000'İ AŞAN BİR OYLA SEÇİMİ ALDI'

Hiç kimse meraklanmasın; Türkiye'nin önü açıldı, Türkiye'nin önü daha da açılacak. Türkiye'ye huzur gelecek, bereket gelecek, demokrasi gelecek. 31 Mart'ta bir seçim yapmıştık, güzel de bir sloganımız vardı 'Mart'ın sonu bahar' diye. Gerçekten Mart'ın sonu bahar oldu. Ankara’da, Antalya’da, Adana’da, Mersin’de baharı getirdik. İstanbul’u hazmedemediler, binbir türlü iftira attılar. Oyları çaldılar dediler, nerede bu hırsız?

  • Elimizde kamera görüntüleri var dediler, e hani nerede? Sonunda itiraf ettiler, siyasi bir söylem dediler. Siyasetin de bir ahlakı vardır.

  • Seçim yenileme kararı alınınca kimi çevreler 'boykot edin' dedi. Kimileri de beklediler ki CHP’liler sokağa dökülsün, camı çerçeveyi indirsin. Biz sağduyulu hareket ettik. 16 milyon İstanbulluya sonuna kadar güveniyoruz dedik ve güvendik.

  • Haktan, hukuktan, adaletten bahsedenler hakem olarak milleti görürler. 13.729 oy farkla kazanmıştı Ekrem İmamoğlu. 23 Haziran’da sandığa gittik ve 800.000’i aşan bir oyla İmamoğlu seçimi aldı. Bu milletin ahlakına, ferasetine ve vicdanına güvendik, güveniyoruz.

'ORANTISIZ BİR GÜÇLE PROPAGANDA YAPTILAR'

Seçimler her türlü iftiraya rağmen yapıldı, Pontus’tan tutun diplomaya kadar. Doğrudan doğruya İmamoğlu’nu hedef alarak orantısız bir güçle propaganda yaptılar. Ama bizim de vicdanımız, Allah’ımız ve inancımız var.

  • Şimdi bir daha 82 milyonun vicdanına ve adalet duygusuna sesleniyorum. Eğer bir kişi tarafsız davranacağına dair namusu ve şerefi üzerine and içmişse tarafsız kalmalıdır.

  • Hep beraber bir demokrasi destanı yazdık. Hem Ekrem bey, hem Milletvekillerimiz, İl Başkanlarımız, örgütümüz, taraflı Cumhurbaşkanı'na rağmen güzel bir çalışma sergilediler.

  • Eğer bütün dünya bugün Türkiye'yi konuşuyorsa 16 milyon İstanbullu sayesindedir. 16 milyon İstanbullu bir siyasi destan yazdı. Ve bu destan bizim siyasi tarihimizin en önemli destanlarından biridir.

  • AK Partili, ülkücü MHP'li kardeşlerime, Saadet Partili kardeşlerime, HDP'ye oy veren bütün kardeşlerime teşekkür ediyorum. Sizden-bizden demeden, doğulu-batılı demeden, etnik kimlik üzerinden inanç üzerinden siyaset yapmadan milyonların hep beraber motorları maviliklere sürmesi kadar güzel bir şey yoktur. Bu destan sadece CHP'nin destanı değil, demokrasiye susayanların destanıdır.

'YSK ORADA İTİRAZ ETSİNLER YENİDEN SEÇİME GİDERİM'

  • Bu seçimlerin iki temel sonucu var Türkiye için. Seçmen Türkiye'deki siyasilere bir mesaj verdi. Siyasilerin vesayetinde olan yargıya mesaj verdi. Mazbatayı haksız bir şekilde aldınız. 'Biz haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan olmayacağız' dediler. İstiyorlarsa yine YSK orada, gitsinler dilekçe yazsınlar. Vallahi itiraz etmeyeceğim, yeniden seçime gideceğim. Bütün dünyaya şu mesajı verdik. Yargının siyasallaşmasına rağmen bu ülkenin kültüründe ve dokularında demokrasi vardır ve biz demokrasi mesajı verdik. Dünya da bunu kabul etti. Türkiye'den demokrasi açısından umutlarını kesmişlerdi. Bizler bir destan yazarak demorkasiden yana oy kullandık, mesajı verdik. Dünya 'Türkiye'de gerçekten demokrasi kültürü yerleşmiş durumda' dedi.