İzmir Atatürk Lisesi'nde neler oluyor?

İzmir Atatürk Lisesi dersliklerinin 'Medeniyet ve Değerler Protokolü' çerçevesinde TÜGVA’ya tahsis edilmesi yeni bir tartışma başlattı.

Eklenme: 12 Ağustos 2017 20:37 - Güncelleme: 12 Ağustos 2017 22:35

Karara itiraz eden Atatürk Lisesi Mezunları Derneği, uygulamanın durdurulması için başvurular ve protesto açıklamaları yaptı.

Peki 'Medeniyet ve Değerler Protokolü' neleri içeriyor? TÜGVA protokol çerçevesinde ne tür eğitimler veriyor? Atatürk Liseliler nelere, neden itiraz ediyor?

Gazete Duvar'dan Nuray Almaç'ın haberine göre; daha önce İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile Türkiye Gençlik Vakfı arasında imzalanan protokollerde, söz konusu protokolün yasal dayanakları şöyle sıralanıyor:

-Milli Eğitim Temel Kanunu (madde 18,40,41 ve 42)

-21.05.2010 tarihli ve 27587 sayılı M.E.B. Yaygın Eğitim Kurumlar Yönetmeliği,

-13.05.2011 tarih ve 2205 sayılı Halk Eğitimi Faaliyetlerinin Uygulamasına Dair Yönerge,

-04.07.2007 tarih ve 26572 sayılı Başbakanlık Genelgesi,

-13.01.2005 tarih ve 25699 sayılı M.E.B İlköğretim ve Orta Öğretim Kurumlan Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği.

TÜGVA okullarda ne tür eğitimler veriyor?
Protokollerde, TÜGVA’nın okullarda ne tür faaliyetler düzenleyeceği ise şöyle sıralanıyor:

– Medeniyet değerlerini tanımaya dönük eğitimler, kültür sanat çalışmaları, sosyal etkinlikler,

-Medeniyet düşüncesini anlamaya dönük eğitimler, kültür sanat çalışmaları, sosyal etkinlikler,

-Medeniyet tarihini ve önemli şahsiyetleri tanımaya dönük eğitimler, kültür sanat çalışmaları, sosyal etkinlikler,

-Sosyal ve kültürel gelişimi desteklemeye dönük eğitimler,

-Medeniyet mimarisini tanımaya dönük eğitim, kültür sanat çalışmaları ve geziler,

-Medeniyet değerleri ve medeniyet düşüncesi alanında yarışmalar,

-İletişim araçlarını kullanmak,

-El becerisi kazandırma vb. kurslar,

-Öğrenci velileri ve aile ziyaretleri,

-Gezi, seminer, yarışma, kitap okuma, güzel yazı yazma ve güzel şiir okuma vb. etkinlikler.

-Arapça öğrenme okulu Esma-ül hüsna öğrenme okulu

-40 hadis öğrenme okulu

-Ortak kitap okuma okulu

-Akıl oyunları okulu

-Zihin haritaları okulu

-Hızlı okuma ve algılama okulu

-Hafıza teknikleri okulu

-Etkili iletişim ve liderlik okulu

-Okçuluk okulu binicilik okulu

-Yelkencilik okulu

-Kaligrafi okulu

-Ebru okulu

-Tezhip okulu

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) ve Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) arasında imzalandığı belirtilen söz konusu protokol neyi amaçlıyor? Bu eğitimlerin içeriği nedir, derslikler ne kadar süre ile tahsis edilecek, daha önce benzer uygulamalar yapıldı mı? Bu uygulama hukuki olarak ne anlama geliyor?

Cum günleri kurs verilmiyor

Atatürk Lisesi Mezunlar Derneği Başkanı Murat Saraç şunları söylüyor: ”Kapsam yaz okulu olarak gözüküyor ve 1 Ağustos-11 Eylül tarihleri arasındaki süre içerisinde pazartesi-perşembe günleri arasında dersliklerin kullanımını ve uygulamaları içeriyor. TÜGVA’nın resmi sitesinden eğitimin içeriği hakkında edindiğimiz bilgiye göre; ‘Yaz okullarında sabahtan öğle saatlerine kadar, Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimizin hayatı ve temel dini bilgiler üzerine dersler verildiği. Öğleden sonrada okçuluk, binicilik, yüzme, badminton, masa tenisi, tırmanış, paintball, basketbol gibi bedensel aktivitelerin yanı sıra mangala ve satranç gibi zihinsel aktivitelerin yapıldığı’na dair genel bilgiler var. Bu arada cuma günleri ise herhangi bir kurs verilmiyor.

"Okul çatısı altında siyaset yapılıyor"
Saraç, itirazlarını ise şöyle sıralıyor: “TÜGVA, her ildeki temsilcilikleri aracılığıyla İl Milli Eğitim Müdürlükleri ile bir protokol düzenliyor. Dikkat çekici bir durum ise; kursun hangi okul veya yerde olacağına Vakıf ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü birlikte karar veriyorlar. Bu anlamda yer seçimlerinin rastlantı olmadığı söylenebilir. Dernek olarak İl Milli Eğitim ve Valiliğe resmi itiraz ve şikayetimizi yaptık. Henüz bu kurumlardan veya ilgili vakıftan bir açıklama gelmedi. Bu konuda ivedi olarak işlem yapılmasını bekliyoruz. Özellikle kurs başlangıcında düzenlenen seminerdeki konuşmalar oldukça kaygı verici. Söz konusu seminerde konuşmacı, Anayasaya aykırı bir şekilde din, ırk, mezhep ayrımı içeren ifadeler kullanıyor. Haçlılar ve Batılılar ile hak arasındaki savaştan söz edilmesi bir anlamda okul çatısı altında siyasetin yapılmasıdır. Bu kabul edilebilir bir şey değildir. Diğer taraftan önemli bir hususu da belirtmek isterim ki bahsi geçen süreli/geçici tahsisin kamuoyunda yarattığı algı okulumuzun tamamen vakfa devredildiği ve bundan sonra eğitimin bu yönde olacağı şeklindedir. Oysaki yeni eğitim/öğretim sezonunda okulumuz değerli öğretmenleri ve öğrencileriyle hizmete devam edecektir. İnancımız ve mücadelemiz bu yöndedir. Bu algının bir an önce ortadan kalkması adına da ilgililere ve yetkililere büyük görev düşmektedir.”

"Esas mesele protokolün kendisi"
1980 yılında Atatürk Lisesi’nden mezun olan avukat Dr. Bülent Tokuçoğlu ise konunun hukuki boyutlarını şöyle değerlendiriyor: ”Esas mesele Medeniyet ve Değerler Protokolü’nün kendisidir. Böyle bir protokolle anayasaya, laik ve demokratik sisteme aykırı bir eğitim dayatılmaktadır. Nitekim müdür vekili ‘derslere girme yetkimiz yok’ diyerek kendi okulunda yapılacak eğitime müdahale hakkının olmadığını da gösteriyor. İslam’a değil, insana eğitimi öne çıkaran bir sistem demokratik, laik hukuk devletinde gerekli ve zorunludur. İktidar, ideolojik çatışmalara kurban giden nesiller yetişsin istiyor. Bu ülkede iktidarı gören her anlayış, eğitim sistemini istediği gibi değiştirdiği için fikri, vicdanı hür, yüzü sanata ve bilime dönük bir insan istemiyor.’’

"Protokol anayasaya aykırı"
Hukukun üstün olduğu bir ülkede böyle bir protokol uygulanamayacağını ifade eden Tokuçoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor: ”Bu protokolün iptal edilmesi gerekir. İptali için dayanak Anayasa’nın bizzat kendisidir. İlgili maddeleri ise şöyledir: Anayasa’nın 2’nci Maddesinde belirtilen demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devleti ilkesine bu protokol aykırıdır. Anayasa’nın 14’üncü Maddesi’nde belirtilen temel hak ve hürriyetlerin kötüye kullanılamaması düzenlenmiştir. Bu maddeye göre ‘demokratik ve lâik Cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetler biçiminde temel hak ve hürriyetler kullanılamaz’ Anayasa’nın 24’üncü Maddesi’nde ‘din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır… Kimse, devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.”

Atatürk Lisesi mezunlarının itirazları ve endişeleri bunlar. Bunlara yanıt aramak üzere defalarca aradığımız İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde ise alabildiğimiz tek bir yanıt var: Yanıt veremeyiz…

Etiketler : Atatürk Lisesi, İzmir