Fatih Altaylı: Fatih Terim rica ediyorum gel başkan ol

Fatih Altaylı, Bloomberg HT'de Emin Çağlar'ın sunumuyla yayınlanan Spor Saati programında gündem değerlendirmesinde bulundu.

Eklenme: 08 Ocak 2019 09:03 - Güncelleme: 08 Ocak 2019 09:08

"Futbolda mali devrim" olarak adlandırılan Yeniden Yapılandırma Projesi'ni yorumlayan Altaylı, Fikret Orman ve Yıldırım Demirören'in hakemlerle ilgili yaptığı açıklamalar üzerine konuştu.

Galatasaray'daki mevcut durumu değerlendiren Altaylı, sarı-kırmızılılarda Fatih Terim'in önünde durabilecek bir yönetim kurulu olmadığını dile getirdi ve "Fatih Terim, rica ediyorum gel başkan ol" ifadelerini kullandı.

Volkan Demirel'in affedilmesi üzerine konuşan Altaylı, "Volkan Demirel'e yapılan ayıptır" dedi.

TFF ile TBB arasında yapılan ve "Türk futbolunda mali devrim" olarak adlandırılan "Yeniden Yapılandırma Projesi"ni değerlendiren Altaylı, "Çok dikkatli biçimde A Spor'daki programı izledim, program sonunda hiçbir şey öğrenmedim, hiçbir şey anlamadım. Ne dediler? Puan silme cezası, lisans vermeme, küme düşürme cezası, Avrupa'ya gidememe...

Bunlar zaten Federasyon'un elinde olan şeyler. Bunlar için yeniden yapılandırmaya gerek yok ki. TFF'nin söylediği şu: 'Ben bugüne kadar bu görevimi yapmadım, bundan sonra bu vazifemi yapma niyetim var ama...' Hüseyin Aydın, Türkiye'deki en iyi bankacılardan biri, hiçbir itirazım yok. Anladığım kadarıyla Hüseyin Bey de şu anda ne olduğunun ya da ne olacağının farkında değil. Bu çalışmanın mimarı aslında Hüsnü Güreli, iki senedir bunun üzerinde çalışıyordu.

Belli ki bir yere gelinmiş ancak gelinen nokta, Güreli'nin istediği yer mi bilmiyorum. Hüseyin Beyin söylediklerinden yola çıkıyorum, Türkiye'de kulüpler 15+1 bankaya borçları var. Hüseyin Bey diyor ki 'Bankalar Birliği Başkanı olarak koordinasyon görevi üstlendim' Beklenti şu idi: Bir fon kurulacak, fonun büyük bölümü Ziraat Bankası ya da Hazine üzerinden sağlanacak.

Bu fon bankalara olan borçları satın alacak ve kulüpler için tek muhatap bu fon olacak. Borçlar bittikten sonra düşük faizli kredi yönetimi şekli içerisinde bu borçlar eritilecek sanıyorduk. Gördüğümüz kadarıyla durum bu değil, durum ne o da belli değil. Kulüplerle tek tek görüşülecek, kişiye özel plan yapılacak. Kulüpler galiba 15 değil, bu işe girmeye hevesli 4 veya 5 banka ile muhatap olacak. Görüşüm biraz dağ fare doğurdu.

Eleştirilerden dolayı geri adm atılmış da olabilir, ekonomideki genel görüntüden dolayı bankaları fazla zorlamak istemiş de olabilirler. Ama buradan bir çözüm çıkmaz. Çözüm çıkma ihtimalinin dışında borçların ödenmemesi durumunda kulüplere kayyum gelme ihtimali var" ifadelerini kullandı.

Anlaşmayla ilgili konuşmayı sürdüren Altaylı şunları söyledi:

"BUGÜN KULÜP BAŞKANI OLSAM, BU YANA GİTME MEYİLLİSİ OLMAM"

"Yapı farklılaştığı zaman parayı verenin düdüğü çalacağı yerdir bu. Yarın öbür gün parayı bu şekilde bankalar verirse, yönetimlere siyaset ya da ekonomi bürokrasisi dahil olmaya başlarlarsa iş başka noktaya gidebilir. O yüzden bugün kulüp başkanı olsam bu yana gitme meyillisi olmam. Sorunların büyüğünü oluşturan dört büyük kulübün tamamı şirket.

Tamamı SPK'ya tabii. Federasyon başkanın bahsettiği, SPK zaten gerekeni yapsa zaten işler bu hale gelmez! İki tarafında da yeni bir şey yok. SPK da Federasyon da bunları kontrol edebilirdi. Kontrol dışı olan taraf, Dernek tarafıydı. Söyledikleri Dernek ve Sportif A.Ş.'yi konsolide olarak ele alacakları. Bazı dernekler var ki... Örneğin Galatasaray Derneği, elindeki gayrimenkulleri de çıkardı.

Gayrimenkulleri olmayan bir dernek olarak masaya oturup nasıl anlaşacak? Fenerbahçe'nin futbolda borçları olduğu için yarın öbür gün basketbola da 'Bir dakika para harcayamazsın' diyebilecekler mi? Diyebilecekler. Anladığım kadarıyla ortada acayip bir şey var. Bunun netleşmesi lazım. Ziraat Bankası ve Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın'ın da gördüğüm kadarıyla kafası çok net değil"

"KALICI OLMASI İÇİN BAŞKA SİSTEME GEÇME LAZIM. KERVAN YOLDA DÜZÜLÜR MANTIĞI YANLIŞ"

"Bunun kalıcı olması için başka sisteme geçmek lazım, İngiltere örneği var önümüzde. Premier Lig organizasyonu, kalıcılığın en güzel örneği. Amerika'yı yeniden keşfetmeye gerek yok. Al bu yapılmışı, organizasyonu iyi işleyene göre yap. Premier Lig, bir şirket. Al onu uygula. Futbol Kulüpleri Yasası hazırlanıyor, bir örneği geldi bana.

Hazırlayanlara dedim ki 'Hiç mi kulüp yönetmediniz? Hiç mi bu işlere bakmadınız?' Söylediklerinin 10'da 1'i gerçekleşecek olsa yarın bu kulüplerin başına çaycıyı, odacıyı getirmek gerekecek. Kimse ne kulüp başkanı olur ne yönetici olur. Öyle bir ceza mekanizması getiriliyor. Bu da makul değil. Bu başıboşluk da değil.

Diyor ki 'Yönetim, bütün borçlardan sorumlu' Borçlardan genel kurul sorumludur. Yönetim, borç aşımından sorumludur, bütçe dışındaki açıktan. Ve kendi yönetimi döneminden sorumludur. Ben önceki dönemlerden niye sorumlu olayım? Türkiye'deki 'Kervan yolda düzülür' kafası yanlış. Sen kervanı yolda düzmeye kalkarsan deveyi gelip kutup ayısı halleder!"

"BORÇSUZ DÖRT KULÜBÜN ÜÇÜNÜN SAHİBİ VAR. DİĞERLERİNDE BAŞKAN BİNİYOR ATIN ÜZERİNE, AT SAKATLANINCA KAÇIYOR GİDİYOR"

Süper Lig'deki borçsuz olan Kasımpaşa, Başakşehir, Sivasspor ve Göztepe'yle ilgili de konuşan Altaylı, "Süper Lig'de borçsuz, harçsız, lige katılabilme hakkına sahip dört kulüp var. Dört kulübün üçünün ortak özelliği ne? Hepsinin bir patronu var. Derneklerin futbol takımlarında, bindiği at, adamın kendisine ait değil. At ağanın, eğer ağanın.

Binmiş atın üzerine oynuyor, at sakatlanırsa kaçıp gidiyor. Hevesli jokeyler geliyor, atı da sakatlayıp gidiyor. Ünal Aysal ne yaptı? Kulüp en yüksek geliri elde etti mi? En yüksek zararı onun döneminde etti mi? Etti. Zararların içinden çıkılmaz hale gelince Ünal Aysal ne yaptı? İstifa ediyorum dedi, gitti. Tutamazsın! Gitti! Aynısını Dursun Özbek yaptı. Beşiktaş'ta büyük zararlar ettiren, 100 milyon Dolar şahsi alacağı olan, kulübü anormal bir bataklığa sürükleyen başkan kim? Bugün Federasyon Başkanı. Çekip gidiyorsun! Patron böyle değil. Benimse, şeftaliyi yutmadan önce çıkar mı diye denerim. Öbürleri yutuyor şeftaliyi, nasıl olsa başkası çıkaracak diye! Mesele burada.

Galatasaray'a yüzde 80'nini birine satalım, amatör branşlara dernek olarak devam edelim desen kıyamet kopar. Ali Koç'a söylemiştim: 'Alsın bu kulübü.' Taraftar için ne fark eder? Dernek yapısı içinde birileri ellerindeki oyuncaklar ellerinden gidecek diye... Çocukken baban konsol oyunu alsa bozsan hesap sorar. Bunlar koca kulüpleri ellerine alıp oynuyorlar, bozulduğunda çekip gidiyorlar!" yorumu yaptı.

KULÜPLERİN YABANCI SERMAYEYE SATILMA SENARYOSU...

"BU YAPIYA KİM GELİR?"

Kulüplerin yabancı sermayeye satılması senaryosunu da yorumlayan Altaylı, "Bugün Türkiye'de herhangi bir alanda yabancı sermaye Türkiye'ye gelmez. Futbolda da gelmez çünkü sermaye gruplarının niyeti bir para kazanmaktır, yatırımın karşılığını alır. Bunun da karşılığı ancak hukuk yoluyla olur. Nasıl ki Türkiye'de hukuki sorunlardan ötürü yabancı sermayenin girişinde yavaşlama var ise çıkış olduğu da görülüyor ise futbolda da güven yoksa sermaye girişi olmaz.

Atıyorum Malcom Glazer dedi ki 'İngiltere'de çok kazandık, Türkiye'de de satın alalım' dese güvenir mi? Bakar Federasyon'a, böyle Federasyon mu olur? Hakemlere bakar, böyle hakem mi olur? Gelmez abi. Organizasyonu baştan kurmak lazım. O yüzden Süper Lig şirketleşsin diyorum. Bu organizasyon yapısıyla bu güvenilirlilikle kim gelir?" değerlendirmesinde bulundu.

YILDIRIM DEMİRÖREN VE FİKRET ORMAN'IN HAKEMLERLE İLGİLİ AÇIKLAMALARI

"FİKRET ORMAN, HAKEMLERLE İLGİLİ SÖYLEDİKLERİNİ YAN YANA KOYSAK, BURADAN YALOVA'YA BORU HATTI DÖŞERİZ"

Yıldırım Demirören ve Fikret Orman'ın hakemlerle ilgili yaptığı açıklamalar üzerine konuşan Altaylı, "İkisi de yakışıksız, ikisi de cahil. Yıldırım bey savcılık diyor. Sen bunu futbol içerisinde halledemiyorsan zaten hakemlerin bireysel olarak kendilerine yapılan hakaretleri savcılığa bildirme hakkı var. Fikret Orman'ın bu işle 2019'a gelindiğinde farkına varması garip. Yeni de söylemedim, Erman Toroğlu ile Şansal Büyüka, 'Oynatalım Uğurcum' başladığında 'Böyle bir rezillik olmaz, bu Türk hakemliğini öldürür. Hakemlerin milisaniyede verdiği kararı "Al ileri al geri" şeklinde değerlendirmek olmaz' dedim. Ey Fikret Orman...

Senin bugüne kadar söylediklerini yan yana koysak buradan Yalova'ya boru hattı döşeriz! Hakemleri eleştirmek dövmek, Fikret Orman yaptığı sürece serbest, başkası yaptığınca Fikret Orman koruyucu melek rolünde. Biraz samimi ol. Geçen sene ve bu sene başında hakemler hakkında söylediklerini toplayalım... Geçen sene bütün kavgaları bu adam çıkarmadı mı? Geçen sene ağzına geleni söyleyen adam bu. Şimdi 'Hakemlerimizi koruyalım' Ne oldu? 'Ben bunu yaptım ve Türk sporuna büyük zarar verdiğimi gördüm, tecrübeli bir başkan olarak benim yaptığım hatayı kimse yapmasın' derse tamam ama kendisi sütten çıkmış ak kaşıkmış gibi... Burası artık komedi haline geldi, ciddiye alsan yarın sabah kanser olursun. Sürreal bir ortam burası. O yüzden artık gülüyorum" dedi.

FATİH TERİM'İN AÇIKLAMALARI

"UZAKTAN KONUŞMAK KOLAY. FATİH TERİM, RİCA EDİYORUM GEL BAŞKAN OL"

Fatih Terim'in Instagram TV'de yaptığı açıklamaları da değerlendiren Altaylı, "Serdar'ı sakatlık hikayesi ayyuka çıktığı için anlarız da Eren'le ilgili hiçbir fikrim yok. Bunu Sayın İmparator Beye sormak lazım, o bilir ancak. Son maça kadar oynadı bu çocuk. Muhakkak bir şey vardır, benim bilmem mümkün değil. Galatasaray'da garibime giden bunlar değil, Yönetim Kurulu üyelerinin Fatih Terim karşısında bir yaprak gibi titreyip, ödlerinin patlamış vaziyette kendilerini sipere atmış olması. Fatih Terim lütfen Galatasaray Spor Kulübü Başkanlığı'na soyunsun. Oyumu da veririm. Mustafa Cengiz'in, Dursun Özbek'in başkan olduğu yerde Fatih Terim 15 kez başkan olur. Tecrübesi, birikimi, verdiği aldığıyla 15 kez olur.

Saygıdeğer İmparator Bey, geliniz Galatasaray'a başkan ol. Git bankacıyla sen görüş, Federasyon Başkanıyla sen görüş, Yıldırım Demirören'in dediğine göre bu Mali Yapılandırma kolaylık sağlayacakmış, parası olmayan da başkan olabilecekmiş, ki Fatih Terim'in parası da var. Muhtemelen Galatasaray yönetimindeki herkesten fazla parası var. Yönetim Kurulu 'Aman hoca bize bir şey demesin' 'Aman hoca bizi taraftar önüne atmasın' Böyle bir şey olabilir mi? Çıksın aday olsun, oyumu açık atacağım. Vermezsem de şerefsizim. Gel görelim abi. O kötü bu kötü. Ünal Aysal kötüydü. Öbürü kötüydü. 'O da başkan mı, arkadaşlara verdim, yapmazlarsa oyarım' E abi... Gel, kimi istiyorsan, istersen Guardiola'yı getir İmparator olarak... Emrettin mi gelir. Yanlış mı söylüyorum?" yorumunda bulundu.

GALATASARAY'DA TRANSFER GÜNDEMİ

"TRANSFER KONUSUNDA FATİH TERİM HAKLI"

Terim'in 'Listeyi iki ay önce idari ve sportif işlerle ilgilenen arkadaşlara ilettim' açıklaması üzerien konuşan Altaylı şunları söyledi:

"Burada da Terim haklı. Şöyle haklı: Bugün lig tatil olalı iki hafta oldu. 20 günlük bir transfer dönemi var. Diyebilirsin ki 'Mali yapımız yeterli değil, transfer yapmayacağız' Son derece saygı duyulacak ve bana göre doğru tavırdır. Ben yönetici ya da başkan olsam böyle yaparım. Bir yandan 'Onla görüşüyoruz, bunla görüşüyoruz' gibi bir sürü laf, ortada bir şey yok! Ne zaman gelecek bunlar? Fatih de bunu ustaca attı üzerinden"

OZAN KABAK'IN DURUMU

"GALATASARAY'I A'DAN Z'YE FATİH TERİM YÖNETİYOR"

Terim'in Ozan Kabak'ın geleceğiyle ilgili açıklamasını da yorumlayan Altaylı, "Fatih Terim hoca olarak bir oyuncusunun gitmesini istemeyebilir haklı olarak. Bu karar Terim'in verebileceği bir karar değil ki. Yönetim '10 milyon getiren götürebilir' diyebilir.

Galatasaray'ı a'dan z'ye Terim yönetiyor. Galatasaray'da Terim'in karşısında durabilecek bir yönetim yok. Diğerleri mali işler müdürü. Başkan finans müdürü. Abdurrahim Albayrak, onun yardımcısı. Yaptıkları iyi şeyler var ama futbolun yönetimi konusunda yönetim kurulu yok. Basketbolda da yok, diğer branşlarda da yok. Demek ki başkan Fatih Terim zaten" değerlendirmesinde bulundu.

"BU KABUL EDİLEBİLİR BİR ŞEY DEĞİL"

Galatasaray'a üye olma sürecinde yapılan usulsüzlükle ilgili olarka Sicil Kurulu'nun ortaya çıkardığı durumla ilgili olarak konuşan Altaylı, "Galatasaray'da bir şey oldu ve kabul edilebilir bir şey değil. Üyeliklerle ilgili bir skandal ortaya çıktı. Üyelik başvurusu yapan bazı gençlerin evrakları, bu gençleri kullanma arzusunda olan bir takım abileri tarafından ellerinden alınmış başvurular, altına da sahte imza atılmış.

Titiz çalışan sicil kurulu da inceliyor diyor ki 'Hepsi aynı elden çıkmış sahte' İmzaların sahiplerinin de haberleri yok. Sicil Kurulu, vazifesini iyi yaptığı için bunu Genel Kurul'a sundu. Galatasaraylılar Derneği, bu usulsüzlüğü ortaya çıkaran Sicil Kurulu üyelerine 1 yıl ceza vermiş. Bu utanç vesikasıdır. Bu usulsüzlüğü ortaya çıkardıkları için verilen ceza açıklanır ve gerçekten verilirse, ben o dernekle çok kötü uğraşırım. Şimdi bir ceza da bana versinler!" ifadelerini kullandı.

VOLKAN DEMİREL'İN AFFEDİLMESİ

Fenerbahçe'de kaptan Volkan Demirel'in affedilmesini de değerlendiren Altaylı şunları söyledi:

"Ali Koç'un açıklaması neydi? Volkan'ı günahım kadar sevmem, gazetemin muhabirine, doğru olan bir haberine kızıp küfür ediyor, çok sevdiğim bir arkadaşımı, Vedat Danacı'ya da 'Seni karının yanından, yatağından aldırırım' diyor, bu yüzden sevmiyorum. Benim için bitik bir adamdır bu lafından ötürü. Ama bu çocuğa yapılan ayıptır.

Suçu ne bilmiyoruz. Kamuoyunda yaptığı bir saygısızlığı görmedik. Kapalı kapılar ardında bir saygısızlıktan bahsediliyor, o zaman özür de kapalı kapılar ardında olurdu. Bu yapılmaması gereken bir tavırdır. Adamı orada bitirdiler. Volkan 'Bu kulüp berbat yönetiliyor' deseydi, özrünü böyle dileyebilirdi eyvallah. Ama olup olmadığını bilmediğimiz bir kabahatin özrü böyle dilenmez"

BURAK YILMAZ'IN BEŞİKTAŞ'A TRANSFERİ

Burak Yılmaz'ın Beşiktaş'a transferiyle ilgili de konuşan Altaylı "Kızanlar, sahtekarlık yaparak kazandırdığı gerekçesiyle kızıyorlar değil mi? O zaman Galatasaray forması giyiyordu ne yapsın? Belki aynı sahtekarlığı şimdi Beşiktaş formasıyla yapacak? O zaman da kızacaklar mı?

Bu kan davası, çok anlamlı değil. Taraftarlık, duygusal bir mesele, o yüzden duygusallıkla böyle bir tavır almasını ters karşılamıyorum. Beşiktaş'ta maç satmış olur, amenna. Böyle bir şey de yok ki. Burak oynamaya başlar, 3 maçta 4 gol olur, alkışlanır. Taraftarlık böyle bir şey" yorumunda bulundu.