Erdoğan'dan AİHM'e sert tepki: Ciddiye alamayız

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Demirtaş kararına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ciddiye alamayız" dedi.

Eklenme: 21 Kasım 2018 14:09 - Güncelleme: 21 Kasım 2018 14:11

Erdoğan'ın konuşması şöyle:

"Neymiş, terör örgütü PKK ile iltisaklı bir partinin eski genel başkanının yargılandığı davada özgürlük, güvenlik ve seçim hakkını ihlal etmiş.

Peki siz AB organlarından herhangi birinin aynı zatın 6-8 Ekim olayları sırasında tamamı yalan olan beyanlarla galeyana getirip 50 masumu sokaklarda vahşice katledilmesine yol açması konusunda herhangi bir beyanını duydunuz mu?

Bu hadise sebebiyle aralarında 16 yaşında Yasin Börü’nün de bulunduğu 50 insanın kanı bulunan biri için gayretin bir kısmı o masumlar için gösterildi mi?

"Avrupalı dostlarımzıı ikaz ediyorum. O çok sevdiğiniz teröristler çıkarlarına dokunduğunuz zaman silahlarını size çevirecekler. 

"Milletimize biçilen kefeni nasıl birliğimizle, kardeşliğimzle parçalayıp attığımzıı tarih yazacak. Ana muhalefet partisinin her oalyda ülkesinin karşısında yer aldığını da tarşih yazacak. Dün bu zat çıkmış gezici vandalları övmüş.

Düşünebiliyor musunuz Gezi olaylarında teröristlerin finans kaynağı olan bir kişi şuanda içeride. Onun arkasında kim var meşhur Macar Yahudisi Soros var.

"Senin o beyfendi dediklerinden biri de köşe yazarıydı. 5 yıl 10 aya tabii oldu. Ancak tutuksuz yargılanmasını sağladı peki ne yaptı, kaçıp Almanya'ya gitti. Almanya'nın bir önceki cumhurbaşkanı tarafından el bebek gül bebek tutuluyor. Bay Kemal sen bunu görmüyor musun? Mahkum edilmiş bir adam. Müslüman bir sokulduğu delikten bir daha sokulmaz. Bunu herkes böyle bilsin.

"Milletimii ele geçirme elemanları hâlâ iş birliği içindedir. Ya her yeri yakıp yıkan bunalr dğeil miydi? Devletin otobüslerini yakıp yıkan bunlar değiller miydi? Bunlara biz hoşgörüyle mi bakacağız, eyvalah mı edeceğiz? Neymiş, orada ağaçlar sökülmüş. Yav Türkiye'nin tarihinde biizm gibi fidan, ağaç, dikme noktasında yarışa girecek hiçbir siyasi parti olmamıştır. Milyonlarca, başbakanlığımda da belediye başkanlığımda da bu ülkede ağaçlar diktik. 

"Geziyi övenler gizli veya açık PKK'yı da över, FETÖ'ye de destek verir. Bizzat gördük ki Gezi ülkemizi ne kadar ileri taşıyacak proje varsa önündedir. Aynı kesimlerin Türkiye'nin siyasi ve ekonomik bağımsızlığına yönelik malzeme taşımak, taşeronluk yapmak konusunda yarıştığını görürsünüz.

Adı ister gazeteci, ister siyasetçi, ister sivil toplum yöneticisi olsun fark etmez, bunların hepsinin girdisi aynı yerden gelir aynı yerden çıkar. Bunlar sol jargonu ağızlarından düşürmezler ama hepsi birer faşisttir. Bunların bir başka ortak özelliği de tarihiyle, değerleriyle milletimizin adeta yeminli düşmanı olmalarıdır.

Bazen kendilerini tutamayıp bu düşmanlıklarını muhtar benzetmesiyle, bidon kafalı, makarnacı benzetmeleriyle yaparlar. Hatta daha da ileriye giderler. 'Benim okuma yazma bilmeyenle durmumu aynı olabilir mi? Onun oyuyla benim oym bir mi' diyecek kadar ileri giderler.

"Neymiş Türkiye buğday ithal ediyormuş. Dürüst ol. Bunu duyan da mileltin un ve buğday yokluğundan fırınların önünde kuyruk olduğunu sanır. Halbuki Türkiye 19 ton buğday üreten ülkedir. Buğday ithalatımız yok mu? Var. Hem de oldukça yüksek miktarda. Peki bu buğdayı niye ithal ediyoruz?

Tabii ki un, makarna, irmik, bulgur gibi mamul maddelere dönüştürülüp dışarıya satmak için ithal ediyoruz. Buna da ihracat temelli ithalat denir Bay Kemal. Yoksa bizim ürettiğimiz tükettiğimizi rahatlıkla karşılıyor. 

"Bu yıl olumsuz hava aşrtları nedeniyle buğday üretim ve kalitesinde bir düşüş söz konusu. Aslında tüketimi karşılayacak üretimimiz yine var.