Erdoğan, vali Mutlu ve Bakan Güler'e suç duyurusu!

ÇHD İstanbul Şubesi üyesi avukatlar, dün 1 Mayıs olaylarında yaralananlar için Başbakan Erdoğan, vali Mutlu ve İçişleri Bakanı Muammer Güler hakkında suç duyurusunda bulundu.

Eklenme: 03 Mayıs 2013 10:50 - Güncelleme: 28 Mart 2016 16:40

Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Muammer Güler, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu, Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın ve soruşturmada kimlikleri tespit edilecek olan kolluk görevlileri şüpheli olarak gösterildiği dilekçede, isimlerin işkence, kötü muamele, adam öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama, ifade özgürlüğünü engelleme ve görevi kötüye kullanmak suçlarından cezalandırılması istendi.

DHA’nın haberine göre Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanan ÇHD’li avukatlar "Taksim 1 Mayıs alanıdır AKP terörüne son" yazılı pankart açtı. Grup adına basın açıklamasını okuyan avukat Evrim Deniz Karatanı şunları dile getirdi.

"1 Mayıs kana bulanmış emekçilerin canına kast edilmiştir. 1 Mayıs 2013 tarihi tıpkı 77 1 Mayıs’ı gibi tarihe kanlı 1 Mayıs olarak geçmiştir. Devlet işçi ve emekçilerin birlik ve mücadele günü olan 1 Mayıs devlet eliyle engellenmek istemiştir. Yasağa uymayanlar adeta cezalandırılmıştır. Taksim’e çıkan tüm yollar kapatılmış ve kimyasal gaza bulanmıştır. Yüzlerce insan polis şiddetine maruz kalarak yaralanmıştır. İstanbul valisi, hükümet yetkilileri ve emniyet güçleri yani devlet eliyle 1 Mayıs kana bulanmıştır. Bu tablo AKP’nin ileri demokrasisinin bir resmidir. 17 yaşındaki Dilan Alp ile Zafer Yolcu, Meral Dönmez, Serdal Gül, İbrahim Akal çeşitli yerlerine ve kafalarına isabet eden gaz bombaları nedeniyle ağır şekilde yaralanmışlardır. Yaralılardan bazılarının hayati tehlikesi devam ediyor. Biz yaşanan tüm bu olayların sorumlularının cezalandırılması için mücadele edeceğiz."

“Başbakan’ın talimatıyla ilan edilmemiş bir sıkıyönetim uygulandı”
Avukat Güray Dağ ise "1 Mayıs’ta Valilik’in İçişleri Bakanlığı’nın hatta Başbakan’ın talimatıyla ilan edilmemiş bir sıkıyönetim uygulandı. Sabah saatlerinden itibaren Taksim’e giden bütün yollar kapatıldı. Ulaşım seferleri durduruldu. İşçi bayramını kutlamak için Taksim’e gelmek isteyenler gaz bombalarıyla karşılandı, tüm İstanbul halkı adeta cezalandırıldı. Yüzlerce insan haksız yere gözaltına alındı. Bizler dün yaşananlar hakkında, sorumlularla ilgili suç duyurusunda bulunmak üzere buradayız. Dün ciddi şekilde yaralanan insanlar oldu. Bunların bir kısmı halen hastanelerde yatıyor. Onlar adına da suç duyurusunda bulunacağız" dedi.

“Kardeşim bir gözünü kaybetti, diğerini de kaybetme riski var”
Olaylar sırasında Şişli’de başına isabet eden cisimle yaralanan Serdal Gül’ün kardeşi Sercan Gül de kardeşinin durumunun kritik olduğunu ifade etti. Kardeşinin kafasına yakın mesafeden biber gazı kapsülü geldiğini belirten Gül, “Doktor ilk tomografiden sonra kafatasındaki kırığın neden olduğunu sorduğumda biber gazı bombası olduğunu söyledi" dedi. Okmeydanı’ndaki olaylarda gözünden yaralanan İbrahim Akal’ın kardeşi Umut Akal da, kardeşinin bir gözünü kaybettiğini belirterek diğer gözünü de kaybetme riski bulunduğunu ifade etti.

“Ortaya çıkan tablo ceza kanunlarına göre birçok suç barındırmaktadır”
Son 3 yıldır büyük bir coşkuyla kutlanan 1 Mayıs’ın, bu yıl Muammer Güler’in İçişleri Bakanlığı görevine gelmesiyle, tekrar 2010 yılı öncesinde yaşanan olaylara dönüldüğü anlatılan dilekçede, sıkıyönetimi andıran uygulamalarla yüzlerce insanın biber gazı ya da doğrudan polis şiddetine maruz kalarak yaralandığı vurgulandı. Bu yıl Taksim Meydanı’nın 1 Mayıs kutlamalarına kapatılmasının gerekçesi olarak yapılan inşaat çalışmasının gösterildiği ancak bunun doğru olmadığı kaydedilen dilekçede, meydanı yasaklamanın tek nedeninin devrimci 1 Mayıs kararlılığından duyulan korkunun olduğu belirtildi.

Dilekçede, "Başta Başbakan ve İçişleri Bakanı olmak üzere, siyasi iktidarın hukuka aykırı talimatları neticesinde kolluğun ortaya çıkarmış olduğu tablo, yürürlükteki ceza kanunlarına göre birçok suçu barındırmaktadır" denildi.