Ekrem İmamoğlu: 31 Mart'ta saati durdurmak istediler, halk yanıt verdi

Mazbatasını alan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Saraçhane'de toplanan halka sesleniyor.

Eklenme: 27 Haziran 2019 20:32 - Güncelleme: 27 Haziran 2019 19:38

23 Haziran seçimlerinde açık ara farkla seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu mazbatasını alarak resmi olarak göreve başladı. Mazbatasını aldıktan sonra İmamoğlu, devir teslim töreni için Saraçhane Meydanında bulunan İBB binasına geldi. İmamoğlu'yu burada binlerce İstanbullu karşıladı.

Devir teslim töreni için belediye binasına giren İmamoğlu görevi, İstanbul Valisi Ali Yerlikaya'dan devraldı. Yerlikaya mührü İmamoğlu'na vererek "Kendisini tebrik ediyorum. Bu süreçte birlikte çalıştığımız büyükşehir ailesine ve tüm İstanbullulara teşekkür ediyorum" dedi.

İmamoğlu ise "Ben de Sayın Valimize teşekkür ediyorum. Mührü aldım. Teşekkür ediyorum. Allah mahçup etmesin. Bu şehre, tarihine sahiç çıkacak bir yönetim anlayışını ortaya koymak istiyorum. İstanbulumuza hep beraber hizmet etme sözünü veriyorum. Herkesle uyum içerisinde çalışmayı temenni ediyorum." ifadelerini kullandı.

İmamoğlu mührü teslim aldıktan sonra belediye binası önünde konuşma yapıyor:

"Cumhuriyete ve demokrasiye inanmanın, geçmişten bugüne tüm değerlerine sahip çıkmanın keyfi içerisindeyim. Sizlerle kucaklaşmanın büyü keyfini yaşıyorum. Bugün demokrasi bayramı. Bugün İstanbul'un bayramı. Hep birlikte çok güzel işler başaracağımızın müjdecisi bugün. İstanbul'a hayırlı olsun.

31 Mart gecesi birileri saati durdurmak istedi, ama millet 23 Haziran'da o saati çalıştırdı. Milletin iradesini hiç bir güç geri çeviremez. Milletin iradesini kimse yok sayamaz. Sizler bunu ispat ettiniz.

İstanbul halkı "806 bin defa millet iradesini İmamoğlu'na teslim ediyoruz" dedi. İstanbullu, bir avuç insana, demokrasiye sıkıntı vermek isteyenlere öyle bir ders verdi ki, 'Yaşasın cumhuriyet, yaşasın demokrasi' dedi.

İstanbul, bu millete büyük bir özgüven kazandırdı. İstanbullu dedi ki, "Benim adalet duygularımla oynayamazsınız. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir."

İstanbullu, 23 Haziran'da Cumhuriyet'e ve demokrasiye olan bağlılığını tescilledi. Bu tescil, dünyaya da şunu gösterdi. Türkiye, herhangi bir Ortadoğu ülkesi değildir. Türkiye, damarlarına kadar demokrasiye inanmıştır.

Sadece bize oy verenler değil, bütün İstanbullular, tüm barışçıl duygularıyla, adalete inanan tüm duygularıyla, sandığa gitmesi en güzel günü İstanbul'a ve Türkiye'ye yaşatması, o bakımdan çok değerli, ben bu şehri 16 milyon insanına teşekkür ediyorum.

Hep beraber demokrasiye verilen zararı tamir ettik. Hep beraber demokrasiyi hiçe sayanları bir kez daha milletçe yok saydık. Yok hükmündedir o bir avuç insan.

Bu şehirde 16 milyon insanımıza, eşit olduğumuzu gösterdik, hep birlikte. Eşitiz biz. Zengini fakiri eşitiz. Eşitlik duygusu çok önemli. Ayrımcılık yok. Türk, Kürt herkes eşit. Ermenisi, Rum'u, Süryanisi, Yahudi'yi Arnavut'u herkes eşit. Milletçe biriz biz biriz!

Kıymetli dostlar, sünnisi alevisi, hep bir aradayız. 

Hristiyanı Musevisi birlikte mutlu olacağız. Birlikte mutluluk yaşatacağız bu kente. 16 milyon bütün hemşerilerimi, 16 milyon vatansever olarak bu millet ve devlet için her zaman hizmeti en önemli karakter görürüz. Bunun mücadelesini verdik. 23 Haziran bir kez daha bu şekilde büyük bir mesaj vermiştir İstanbulluya.

İttifak partilerimize teşekkür ediyorum, evladı olduğum beni yetiştiren bugüne getiren Cumhuriyet Halk Partisi'ne teşekkür ediyorum. Genel Başkanım Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'na teşekkür ediyorum. İttifak partimiz İYİ Parti'ye çok teşekkür ediyorum. Saygıdeğer Genel Başkanı Sayın Meral Akşener'e teşekkür ediyorum.

Partilerimizin tüm çalışanlarına, emekçilerine, her iki il başkanıma, onların nezdinde ilçe başkanlıklarına, kadın kollarına, gençlik kollarına, milletvekillerine, parti meclis üyelerine, genel başkan yardımcılarına çok ama çok teşekkür ediyorum.

Canan Kaftancıoğlu'na teşekkür ediyorum, Buğra Kavuncu'ya teşekkür ediyorum.

Tüm siyasi partilere teşekkür ediyorum. Bu süreçte demokrasiye katkı sundukları için, bize destek veren vermeyen tüm siyasi partilere teşekkür ediyorum. Ama ben biliyorum çok kıymetli oylarını alsak da almasak da eşit vatandaş olarak hepsine gururla hizmet sunacağım gururla!

Özellikle siyasi partilere teşekkür ederken hem destek olan hem demokrasiye katkı sunan HDP'li hemşerilerime teşekkür ediyorum. AK Partili hemşerilerime, MHP'li hemşerilerime teşekkür ediyorum. DSP'li, BBP'li, BTP'li, Vatan Partili, DP'li dostlarımıza teşekkür ediyorum.

Ayrıca demokrasiye her ortamda katkı sunarak adaylığını devam ettiren Vatan Partisi adayına da teşekkür ediyorum. Ama özellikle demokrasiye büyük katkısı olan her zaman demokrat duruşuyla sürece katkı sunan Saadet Partisine ve adayına teşekkür ediyorum.

Ben İstanbul halkının bize her ortamda her aşamada sahip çıkan yanımızda olan kampanyaya katkı sunan İstanbul gönüllülerine teşekkür ediyorum.

İstanbul gönüllülüğü kavramı sadece seçimle kalmayacak. Bugün itibariyle bütün İstanbul'u gönüllü olmaya davet ediyorum.

Haziran ayı itibariyle, bu önemli kampanyamıza destek olan kampanya çalışanlarıma, bütün danışmanlarıma, çalışma arkadaşlarıma, emekçilere herkese teşekkür ediyorum.

Türkiye'nin yaratıcı insanlarına, iş insanlarına, emekçilerine, kısacası o büyük kalpleriyle İstanbul'un çocuklarına teşekkür ediyorum. Ben İstanbul'un enerjisi olan ve enerjisiyle beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan İstanbul'un gençlerine teşekkür ediyorum!

İstanbul'un kadınlarına teşekkür ediyorum. Toplumun vicdanı kadınlara teşekkür ediyorum. Bu şehrin beyefendilerine, insanlarına güzel hemşerilerime teşekkür ediyorum. Ama özellikle altını çizerek, cesaretleriyle bugüne kadar yanımızda olan bundan sonra da yanımızda olacağına inandığım sanatçılara teşekkür ediyorum.

Hepinize şunu söyleyeyim, size söz verdiğim gibi İstanbul'da israf bitecek, tasarruf başlayacak. Gelir adaleti başlayacak. Hakça hukuka uygun, eşit bir şekilde İstanbul'un nimetlerini 16 milyon insana paylaştıracağım.

Kendimi bu şehrin insanlarına, bu şehrin çocuklarına, gençlerine adayacağım ve sizler için gece gündüz çalışmaya söz veriyorum.

Artık zaman kaybetme vaktimiz bitti, hiçbir lüksümüz yok. Gece gündüz çalışmamız lazım. Seçim bitti. Yaptığımız İstanbul buluşmasıyla artık hepinizin bana yardımcı olmasını istiyorum.

Hep birlikte çözüm üreteceğiz. İstanbul'a herkesin gönül vermesini istiyorum. Hep birlikte yardımcı olacağız birbirimize. Her yere göz kulak olmanızı istiyorum. Hep birlikte İstanbul'da benimle beraber çalışmaya hazır mıyız?

Birlikte İstanbul'u ayağa kaldıracağız. İş insanlarına, mali anlamda hazır olan iş insanlarına sesleniyorum. İlk etapta özellikle başta kreş kampanyamız olmak üzere çocuklara ve sosyal anlamdaki birçok projemize eşlik etmelerini bekliyorum. İstanbul'un her kesimini bu süreçte seferberliğe davet ediyorum.

Biz bu şehrin inançlarını, kurucu değerlerini hep birlikte var edeceğiz. Şehrin her kesimini insanlarına saygınlık kazandıracağız. Göreceksiniz başka bir mutluluk, sevgi, saygı ve huzur ortamı inşa edeceğiz. Bütün İstanbul'a sesleniyorum, bugün itibariyle trafikte korna çalmayacağız.

Yolda giderken arabadan camdan dışarıya çöp atmayacağız. Yere çöp atmayacağız, atanları uyaracağız. İstanbul'u hep birlikte temiz tutacağız. Yaya geçidinde bir yaya gördüğünüzde ona araçlar ve şoförler yol verecek.

Uygar bir şehir olacağız. Otobüste, metroda yaşlı bir hemşerimizi gördüğümüzde, hamileye, engelliye yol vereceğiz, yerimizi vereceğiz. Kibar İstanbullular olacağız, uygar İstanbullular olacağız bize yakışanı yapacağız.

Bu şehirde her yönüyle başka bir dönem başlatıyoruz. Biz bu şehrin her anını sizinle paylaşacağız. Şeffaf, katılımcı bir İstanbul olacağız. Hiç kimseyi dışarıda bırakmayacağız.

İstanbul adil bir kent olacak. Hızlıca hizmet üretecek. Buradan duyurmak istiyorum. İşine sahip, alın teri döken ve bu şehir için çalışan kişiye partiye değil, 16 milyon İstanbullu için çalışan her İBB çalışanının yeri başımın üstünde yeri var. Ama başka öncelikleri olan varsa, iş hukukuna, ahlakına göre davranmıyorsa, belediyede başka işler peşinde koşuyorsa benim onunla işim olmaz.

Liyakatiyle çalışanları başımızın üstünde tutacağız, bu şehirde biz-onlar diye bir ayrım olmayacak. Biz bu şehrin 16 milyon insanını rengi, ahengi olarak görüyoruz. Kaynakları adil dağıtmaya geliyoruz. bu şehir bir hoşgörü şehri olacak. Herkesi içine katan. Şunu bilin, seçimin kazananı biz ya da buradakiler değil, seçimin kazananı İstanbul ve Türkiye'dir.

Benden önce bu şehre iyi işler yapmış kim varsa teşekkür ediyorum. Bu şehre emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Biz, bu şehrin yaşayanlarını barıştıracağız.

Siyasette kirli dili yok edeceğiz partizanlığı bu binalardan söküp atacağız! Artık liyakat var, adalet var, unutmayın!"

İmamoğlu'nun konuşması devam ediyor...