Eda Pera Küçük kimdir? Kaç yaşında nereli

Sunucu Eda Pera Küçük, tiyatrocu eski sevgilisinden gördüğü fiziksel ve psikolojik şiddeti tüm Türkiye'ye duyurmuştu. Seks görüntülerini de kaydeden eski sevgilisi hakkında Eda Pera Küçük’e şantaj yaptığı iddiasıyla 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

Eklenme: 22 Kasım 2018 19:05 - Güncelleme: 22 Kasım 2018 19:11

Eda Pera Küçük yaşadığı süreci ve başından geçenleri #SenDeAnlat yazı dizisi kapsamında BBC Türkçe'ye anlatmıştı.

Öncelikle kendinizi tanıtır mısınız?

1991 yılında İstanbul Kadıköy'de doğdum. İletişim Akademisi'nde spikerlik üzerine 3 yıl ciddi eğitimler aldım. İstanbul Üniversitesi'nde Halkla İlişkiler bölümünü kazandım ve ara verdim. Çeşitli medya kuruluşlarında, televizyon kanallarında spikerlik-sunuculuk yaptım. Bir yandan da halkla ilişkiler danışmanı olarak çalışmalar yürüttüm.

Uğramış olduğunuz fiziksel ve psikolojik şiddetten ötürü hukuki bir süreç başlattınız. Şu an devam etmekte olan bu sürecin izin verdiği ölçüde başınızdan geçenleri anlatabilir misiniz?

2014-2015 sezonunda İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda çalışırken tanıştığım şahıs ile kararlı ve ciddi bir ilişki yaşamaya başladık. İlişkimizin birinci yılının sonlarına doğru şahsın bir televizyon dizisinde rol almasının ardından kendisinde değişiklikler oldu. Bir arada yaşamaya başladıktan sonra birden fazla kez fiziksel şiddete maruz kaldım.

Bunlar hakkında suç duyurusunda bulundum. Ancak esas mağdur olduğum konu uğradığım psikolojik şiddettir. Psikolojik şiddetin travmalarını hala tam olarak atabildiğimi söyleyemem. Ama bunu başarmak için gayret gösteriyorum, çabalıyorum, çalışıyorum.

Türkiye başınızdan geçenleri Ocak ayında attığınız ve bir nevi yardım çığlığı olan mesajınızla duydu. Sizi bu mesajı atmaya iten ne oldu?

Mayıs 2017'de başlayan hukuksal mücadelemin ilk neticesi olan koruma kararı ile bir nebze olsun rahatladım. Ancak bir yandan aslında bu durumun ne kadar mühim olduğunu ve benim gibi birçok kadın olup, sesini çıkartamadığını fark ettim.

Bu artık kadın-erkek meselesi değil oldukça gündemde olan kadına şiddet probleminin sadece orta sınıf ailedeki ya da Anadolu'daki kadının başına gelmediği gerçeği.

Ünlüler dünyasında da böyle bir gerçek var ve bunu birçok sebepten ortaya çıkartmaktan çekinen ünlüler var. Ben her iki kadın prototipini yansıtan bir kadın olarak, artık susmayacağım diye kendi kendime söz vererek hukuk mücadelesi başlattım.

T.C Devleti ve milletinden daha güçlü olduğuna inanmadığım bir insan için, kadınların gerçek yoldaşı olan hukuka sığındım. Milletimin ve devletimin bana ailemden sonra sahip çıkacak tek ailem olduğunu fark ettim.

6284 Sayılı Kanuna Göre Aleyhine Koruma Kararı çıkmasına rağmen şahıs bu kararı dinlemeyerek kararı ihlal edip 3 gün zorlama hapis yattı. Hayatıma, hayallerime ve geleceğime bir an önce dönmek ve bu hukuksal mücadelemin bir an önce sonlanması adına şahsın ve çevresinin yarattığı korku dünyasından kurtulmamın tek yolu kendimi en yalnız hissettiğim anda sosyal medyadan attığım o çığlıktı, beni yeniden hayata ve hayallerime bağlayan.

O mesajdan sonra hayatınızda neler değişti? Toplumdan, kadın derneklerinden destek gördünüz mü?

Öncelikle belirtmem gerekir ki bence toplumumuzun ezici bir kesimi kadına, çocuğa, hayvana kısaca şiddetin ve istismarın her türlüsüne karşı. Ben bana gelen mesajların çokluğundan ve yoğunluğundan dolayı gelecek için umutlandım.

Artık anladım ki şiddete yönelen hastalıklı zihniyet bu toplumda küçük bir azınlıktır. Belki yok olmayacaktır. Ancak en az insana ve canlıya zarar verecek hale getirilecektir. Burada savcılarımızın, kolluk kuvvetlerimizin, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'mızın son derece aktif, donanımlı, konuya hakim, şiddete karşı işlerliği yüksek bir mekanizma kurmuş olduklarını belirtmek istiyorum. Yolun başında en büyük desteği devletimizin hakim, savcı ve polislerinden gördüm.

Daha sonraki aşamada başta Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu olmak üzere desteğini esirgemeyen tüm kadın derneklerinin dokunuşlarıyla mevzu bahis bu çaresizlik duygusu, bir onur mücadelesine dönüştü. Adalet Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın elini omzunda hissetmenin vermiş olduğu güvenle bu mücadeleyi yürütecek güce yeniden sarıldım.

Peki sizi suçlayanlar, tepki gösterenler oldu mu?

Olumlu olumsuz pek çok tepkiler aldım. Olumsuz tepkilerin bir kısmı şiddete destek olup beni suçlarken, bir kısmı da geç kaldığım için beni eleştirdi.

Benzer sıkıntıları yaşayan kadınlara yardım edebilmek için bir girişim başlattınız. Bu oluşumdan biraz bahsedebilir misiniz?

Evet, böyle bir oluşumun tohumlarını ektik. Ancak henüz küçük bir fidan. Konuyla ilgili derneklerden öğreneceğimiz çok şey var, çalışmalarımız devam ediyor.

Türkiye'de şiddete, tacize uğrayan kadınlar sizce seslerini çıkarabiliyor mu? Çıkaramıyorsa sizce neden?

Dünyada birçok kadın ben de şiddete, tehdite, cinsel istismara, tacize maruz kaldım diyerek travmalarından kurtulup haklarını arama yollarına gidiyor. Ama çerçevenin asıl büyük kısmında ne yazık ki kadınlar fiziksel olarak güçlü olmadıkları için sessiz kalıyorlar.

Şiddetin bir sonraki aşaması aslına bakarsanız insanlığın son noktası sayılabilecek ölme korkusu. Kadınların seslerini çıkartamayışındaki en acı gösterge kesinlikle ölmek istemiyor oluşları.

Şunu anlamak lazım, bu kadına karşı şiddet değil, erkeğin kadına şiddeti. Korkmasınlar artık, biz kadınlar çok güçlüyüz. Sesimizi çıkardığımız sürece insanlık adına kadınlar ve erkeklerin beraber hareket ederek şiddetin azaltılabileceğine inanıyorum.

Türkiye'de şiddet ve tacize uğrayan kadınların en çok ihtiyaç duyduğu destek sizce nedir?

Yasal düzenleme yani cezalar artsın. İyi hal kesinlikle olmasın. Erkekler eğitilsin. Hukuk süreci uzun, zor ve pahalı, kadınlar bu süreçte desteklensin. Toplumun bakışı değişsin.

Son olarak şunu söylemek lazım, tacize uğrayan kadın suçlu değildir.

Etiketler : eda pera küçük