Doç. Dr. Tolga Akman: Ağrısız kanama mesane kanserini düşündürebilir

Mesane kanserinin hem iyi, hem kötü huylu olabileceğini belirten Doç. Dr. Tolga Akman, "İdrardan kan geldiği zaman hastada herhangi bir ağrı veya sızı hissedilmemesi mesane kanserini daha fazla düşündürmektedir" dedi.

Eklenme: 23 Ekim 2018 09:36 - Güncelleme: 23 Ekim 2018 10:11

Mesane, insanlar arasında bilinen adıyla idrar torbası, böbreklerin süzdüğü idrarın dışarı atılmadan önce toplandığı son nokta. Mesane kanseri iyi huylu ve kötü huylu olmak üzere ikiye ayrılıyor. Mesanede iyi huylu olan tümörlere rastlama oranının oldukça az olduğunu belirten Medicana Bahçelievler Hastanesi Üroloji Uzmanı Doç. Dr. Tolga Akman mesane kanseri için şunları söyledi:

"Mesanenin iyi huylu tümörleri oldukça nadir görülmektedir. Bu nedenle biz ürologlar herhangi bir görüntüleme yönteminde mesanede kitle tespit edildiğinde kötü huylu mesane tümörü olarak düşünüp o şekilde davranırız. Kanser hücreleri kendi kendine kontrolü dışında büyür ve çoğalır. Mesane tümörleri tedavi edilmediğinde oldukça tehlikelidir."

"EN ÖNEMLİ BELİRTİSİ PIHTILI KANAMA"

Mesane kanserinin en sık belirtisinin, hasta idrarını yaparken kan gelmesi olduğunu belirten Dr. Akman, "Mesane kanserinin en önemli belirtisi idrarda ağrısız, pıhtılı (pelte şeklinde) kanamadır.

Bu şikayetle bize başvuran bir hastada aksini ispat edene kadar mesane kanserini düşünürüz. İdrarda kan gelmesine bazen yanma ve sık idrara çıkma da eşlik edebilir. İdrardan kan geldiği zaman hastada herhangi bir ağrı veya sızı hissedilmemesi mesane kanserini daha fazla düşündürmektedir.

Halk arasında genel olarak ağrı veya sızı olduğu zamanlarda kanser olunduğu ileri sürülür. Bu yanlış bir bilgidir. İdrarda ağrı ve sızı mesane kanserlerinin habercisi değildir" diye konuştu.

RADİKAL SİSTEKTOMİ İLE MESANE ALINIYOR

Mesane kanserlerinin teşhisi konulduktan sonra ise kanserin aşamasına göre tedavi şeklinin belirlendiğini anlatan Akman, "İdrarda kanaması olan bir hastaya ilk yapılması gereken tetkik tam idrar tahlili ve ultrasonografidir. Ultrasonografi normal ise bilgisayarlı tomografi veya MR düşünülebilir. 

Tüm tetkikler normal olsa bile sistoskopi ile mesaneye bakılması zaruridir. Mesane kanseri tespit edilen bir kişide ilk yapılması gereken işlem TUR ameliyatı ile tümörün mesaneden kapalı yolla kazınmasıdır. TUR işlemi idrar deliğinden girilerek yapılır.

TUR ameliyatı patoloji sonucuna göre, eğer tümör yüksek dereceli ve kası da tutmamış ise TUR işlemi 2-6 hafta sonra tekrar uygulanır ve BCG tedavisi başlanır. Eğer tümör kas tabakasını tutmuş ise ve vücudun diğer organlarına da sıçramamışsa radikal sistektomi denilen mesanenin alınması işlemi gereklidir” ifadelerini kullandı.

"BAZI HASTALARA KEMOTERAPİ UYGULANIYOR"

Dr. Akman sözlerine şöyle devam etti:

“Mesane alındıktan sonra bağırsaktan yeni mesane yapılır veya idrar kanalları karın bölgesine ağızlaştırılır. Hastanın yaşı genç, vücut direnci iyi ve böbrekleri de iyi çalışıyorsa bu hastada ilk düşünülmesi gereken bağırsaktan suni mesane yapılması, idrar kanalının normal yerine verilmesidir. Radikal sistektomiyi kaldıramayacak hastalara radyoterapi ve kemoterapi uygulanır."

(DHA)