CHP araştırdı: İşte ATV dizilerinin şiddet karnesi!

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer, dizilerin şiddet karnesini gösteren raporu açıkladı.

Eklenme: 27 Eylül 2019 20:39 - Güncelleme: 27 Eylül 2019 20:45

Televizyon ekranlarındaki şiddete dikkat çeken CHP’li GamzeTaşcıer, “Düzenli televizyon izleyen biri, nasıl insan öldürülür en ince ayrıntısına kadar görüyor. Topluma ulaşan bu şiddet görseline bir çare bulunması gerektiği ortadadır” dedi.

Daha önce hazırlandıkları dizilerdeki şiddet karnesinin üzerinden aylar geçtiğini ve bu raporu şimdi güncellediklerini anlatan CHP’li vekil Gamze Taşcıer, 8 diziye raporlarında yer verdiklerini söyleyerek, “İzlenen dizilerde toplamda ve tespit edilebildiği kadarıyla, farklı sahnelerde yaşanan çatışmalar ve infazlarda en az 35 kişinin öldüğü görüldü.

Tespitimize göre 8 dizide tam 64 kez buzlama ve ses kesme uygulanmış ve bu her dizide var. 10 sahnede alkol, 18 sahnede kan buzlanırken, 36 sahnede küfür ve argo ifadelerde ses kesme uygulanmış” ifadelerini kullandı.

Taşcıer'ın raporuna kaynak olan kanallar ve dizileri isimleri şöyle:

"ATV Bir Zamanlar Çukurova, Star TV Çocuk, Show TV Çukur, ATV Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz, ATV Hercai, Star TV Kardeş Çocukları, Star TV Kuzgun, ATV Sen Anlat Karadeniz"

CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer’ın açıklamaları şöyle:

“Dizileri, Kadına Şiddet ve Zorlama, Genel Şiddet, Silah Görünümü ve Söylemi, Bağırma, Kadın Ağlaması-Yalvarması, Şiddet Tehdit ve Ölüm Söylemi, Psikolojik Şiddet, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliğini Destekleyen Söz, Ölüm, Buzlanan ve Ses Kesilen Sahne olmak üzere 10 başlıkta inceledik.

Araştırmanın sonucuna göre, 8 dizide toplam 14 sahnede kadına yönelik şiddet ve zorlama bulunuyor. Bunlardan 12’si sadece bir dizide yer alıyor. Bu sahnelerin çok büyük bir oranı, kaçırılan ve alıkonulan kadınlara yönelik şiddet ve zorlamalardan oluşuyor.

41 sahnede genel şiddet bulunuyor. İzlenen 8 dizinin 7’sinde şiddet sahnesi tespit ettik. Bu sahneler içerisinde ormanda ayaklarından bağlayıp dövme ve sallandırma, traktörün arkasına iple bağlayıp tarlada sürükleyerek işkence, sinirlendiği kadının evini benzin dökerek yakma, cinnet, dövüp kaçırma gibi sahneler var.

İzlenen 8 dizide, en az 300 kez silah gözükmüş, ateşlenmiş veya silahla ilgili söylemde bulunulmuştur. Bu sayının ‘en az’ olduğunun da altını çizmek istiyorum. Çünkü bazı sahnelerde kalabalık gruplar arasında çatışmaları netlikle tespit etmek mümkün olmuyor.

Ayrıca bu sahnelerde her türden silah görülebiliyor. Tabanca, uzun namlulu silahlar, bombalar, el bombaları, pompalı tüfekler, bıçaklar rahatlıkla görebileceğiniz silahlar oluyor.

İzlenen 8 dizide de silah görünümü veya söylemi olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu durum, televizyonda silahsız veya silah söylemsiz bir diziye rastlamanın oldukça zor olduğunu da gözler önüne seriyor.

Dizilerde kadınların ağladığı ve yalvardığı sahnelere özellikle başlık olarak baktık. Kadınların ağladığı ve yalvardığı 67 sahne bulunuyor. Erkeklerin ağladığı sahneye çok nadir rastlanırken kadınların bu kadar sıklıkla ağlar halde gösterilmesi dikkat çekicidir.

Diziler çok sayıda fiziksel şiddet içermekle kalmamakta, aynı zamanda şiddet söylemleri de geniş bir yer tutuyor. 122 sahnede şiddet, tehdit ve ölüm söylemi bulunurken, bu sahnelerden 33’ü öldürmekten bahsedilmesi, 11’i tehdit ve 78’i ölümden bahsetmedir.

İzlenen dizilerde toplamda ve tespit edilebildiği kadarıyla, farklı sahnelerde yaşanan çatışmalar ve infazlarda en az 35 kişinin öldüğü görüldü.

Önceki raporda yer almayan, ancak son tartışmalardan sonra eklemeye karar verdiğimiz bir başlık daha var. Bu başlık buzlanan ve ses kesilen sahneler başlığıdır. Tespitimize göre 8 dizide tam 64 kez buzlama ve ses kesme uygulanmış ve bu her dizide var.10 sahnede alkol, 18 sahnede kan buzlanırken, 36 sahnede küfür ve argo ifadelerde ses kesme uygulanmış.

Dizilerde bu kadar silah, ölüm ve şiddet varken, bunlara buzlama olmayıp da alkolün buzlanması ilginçtir. Demek ki alkol ve sigaranın, toplumda cinayet ve şiddetten daha kötü bir etki yarattığı düşünülüyor (!)

Dizilerdeki bir diğer sorun da, yapımların aşırı derecedeki uzunlukları. Şöyle ki, raporun hazırlanması için yalnızca 8 dizi izlenmesine rağmen toplamda 19 saati aşkın görüntü izlemesi yaptık.

Bu durum hem oyuncuların ve set çalışanlarının üzerinde ağır çalışma şartları yaratıyor, hem de dizileri uzatmak için aşırı detay vermek zorunda kalınıyor. Bu durum ekranlara daha çok şiddet, ağlama, bağırma sahneleri olarak dönüyor.

Bu sayede, konuşmamın başında da belirttiğim üzere, herkes bir insan nasıl öldürülür en ince detayına kadar bilir hale geliyor.

Bu nedenle raporda farklı bir çalışma daha yaptık. İki dizide, on saniyeden uzun süren konuşmasız sahneleri de belirledik. Dizinin süresini uzatma amaçlı bu sahneler özellikle uzun bakışmalar, uzun yürüme sahneleri ve ağırlaştırılmış çekimlerden oluşuyor. Bu incelemeye göre, reklamlar ve jenerikler hariç 145 dakika süren bir dizinin 38 dakikası, 146 dakika süren bir diğer dizinin ise 43 dakikası on saniyeden uzun süren konuşmasız sahnelerden oluşuyor.

 Biliyorsunuz geçen günlerde bir dizi senaristinin röportajı gündemde yer aldı. Özet olarak “istemeyen izlemesin” diyor ve “toplum şiddet istiyor” savını öne sürüyor.

Bu ifadeler şu açıdan sıkıntılı. Burada sorumluluk sahibi olması gereken izleyici değildir. Birey istediği içeriğe ulaşmakta özgürdür. Yani biz bu raporu açıklayarak bir sansür talebinde bulunmuyoruz. Aksine sansürün tam da karşısındayız.

Eğer siz bireyin içeriğe ulaşmasını engelleyici bir sansür uyguluyor, yasaklarla soruna çözüm bulmaya çalışıyorsanız, bunda başarıya ulaşamazsınız. Bugüne kadar da ulaşılmadı.

Bu sorunun çözümünde sorumluluk yapımcıların, yayıncıların ve senaristlerin üzerindedir. Yapımları hazırlarken mutlaka psikologlar, pedagoglar ve sosyologlar ile çalışılmalı. Dizinin birey ve toplum üzerindeki etkileri düşünülerek hareket edilmeli.

Bu konuda reklam verenlerinden, kanallara, yapımcılardan senaristlere kadar, sorumluluğun asıl sahipleri yaptıklarıyla ilgili adım atmalıdır.”

Odatv.com