Başbakan'a bir dost ve kardeş olarak sesleniyorum...

VİDEO- Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TRT Türk'te Başbakan Erdoğan ile yaşadığı görüş ayrılıkları hakkında çok önemli açıklamalar yaptı.

Eklenme: 08 Kasım 2013 15:18 - Güncelleme: 08 Nisan 2016 04:58

Bülent Arınç'tan tarihi çıkış! Ben artık yokum... VİDEO

Avrupa Konseyi tarafından Sırbistan'da düzenlenen "Medya ve Bilgi Toplumundan Sorumlu Bakanlar Konferansı"na  katılmak için Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da bulunan  Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Belgrad Kalesinde, TRT Türk Kanal Koordinatörü Nasuhi Güngör'ün konuğu oldu.

İşte Arınç'ın sözlerinden satır başları:
 
ERBAKAN HOCAMIZ RAKİBİN ŞAHADETİ EN GÜÇLÜ ŞAHADETTİR DİYORDU
 
Ben grup toplantısının arkasından buraya geldim. Görüşlerimi de ifade etmedim. Düşüncelerimi açık biçimde ifade edeyim. Memnuniyetle söyleyeyim, ben Salı Akşamı plan bütçe komisyonunda tartışmalarımız oldu. Bütün muhalefet milletvekilleri CHP, BDP, MHP olsun konuşmalarında "biz size güveniyoruz, siz vicdan sahibisiniz" diyerek başladılar sorularına. 20 küsür senelik siyaset sürecinde bana güveniliyorsa ne mutlu. Erbakan Hocamız en güçlü şahadet rakibin şahadetidir diyordu.
 
Şüphesiz başbakanımız büyük bir halk kahramanı, dindar, iyi bir aile reisi, siyasette sözünün eri bir insan. Her siyasetçi açısından meseleye böyle bakmamız lazım. Birileri kürsüye çıktığı zaman "dayansın ehli kübur" cinsinden beyitler söylenenler var.

Mehmet Yılmaz:

Hatırlayacaksınız Bülent Arınç, gezi eylemleri sonrasında söylediği bazı sözler nedeniyle Başbakan çelişkili bir duruma düşmüştü.
Hatta o tarihte Arınç'ın sözlerini tablet bilgisayarından okuyan Başbakan'ın elindeki cihazı sinirlenerek yere attığı iddia edilmişti. Arınç'ın bu olaydan sonra istifa noktasına geldiği ancak Cumhurbaşkanının devreye girmesiyle bundan vazgeçtiği de ileri sürülmüştü. Bu kez dedikoduya mahal bırakmayacak şekilde Arınç tavrını televizyondan net olarak ortaya koydu. Eğer Başbakan, Arınç'ın önemsiyor ve birlikte yürümeye devam etmek istiyorsa onun gönlünü alacak bir açıklama yapacaktır. O zaman sular durulur. Ama Başbakan tavrında ısrar ederse bunun Arınç açısından duygusal bir kopma yaratacağını söyleyebiliriz.

 
BEN TUTANAK KATİBİ DEĞİLİM
 
Ben ağır ceza mahkemesinde avukatlık da yaptım, orada da güvenilir bir isimdim. O adam satılmaz, eğilip bükülmez denirdi. Ben şimdi hükümet sözcüsüyüm. Arkadaşlarıma bilgi verirken söylediğim her sözün yerini bulması lazım. Tutanak katibi değilim, özet yapıyorum. Ama söylediklerim içeride konuşulanlara doğru şekilde uymak zorundayım.
 
HÜKÜMETİMİ KORUMAK ZORUNDAYIM
 
Ben hükümet sözcüsü olarak söylediklerimle hükümetimi zor durumda bırakmamalıyım. Hükümetime yara vermemeliyim. Başbakanımı korumak zorundayım ikincisi. Satır satır onun söyledikilerini yanıtlamak zorunda değilim. O gün bir soru soruldu. Ben bulunduğum yerde, ne duymuşsam onu söyledim. Duymadıklarımdan sorumlu değilim. Bakanlar Kurulu toplantısında konuşulmadı bu elbette. Bundan dolayı üzülmem, eksiklik hissetmem, yanlış yaptığımı düşünümüyoru.
 
Başbakanımız grup toplantısında "böyle şeyler duyuyoruz, bekar genç kızlar ve erkeklerin birarada oturması mahsurlu" dedi. Bu sözler ile benim söylediklerim tezat teşkil etti.
 
BEN YANLIŞ YAPMADIM AMA...
 
Ben yanlış yapmadım, ama farklı bir şey söyledi ve benim açıklamalarım ile kendi sözleri arasında bir fark ortaya çıkardı. Ben tevil edemem bunları ama başka pek çok insan "Başbakan'ın beni hiçe saydığını" ileri sürdü. Başbakan'ın sözlerinden ben sorumlu değilim. Kendi düşünür. Bu sözleriyle toplumda sosyal bir yaraya parmak bastığını düşünebilir. Ama aradan 12 saat bile geçmeden çelişki içinde bir şey yaşandı. Bunu ifade etmem lazım. Bu çelişkiye dikkat çeken pek çok isim bizi eleştirdi. Bazı eleştiriler haklıdır, saygı duyuyorum, ama bazıları bizi haksızca vuran, hazır imkan buldum vurayım diye bir şey var.
 
BEN SADECE BAKAN DEĞİLİM ÇOK ŞEYİ TEMSİL EDİYORUM
 
Birlikteliğimizin bazen  zor günler geçirdiğini biliyorum, bazen münakaşa ettiğimiz oluyor. Biz dava arkadaşıyız. Kader birliği yapıyoruz. Hükümetteki sorumluluğum sadece bakan olduğum anlamına gelmez. Futbol sadece futbol değildir diye bir kitap var.
Başbakan'la aramızdaki çelişkinin sebebi ben değilim.
Ben sadece bakan değilim, benim bir özgül ağırlığım var, benim yıpranmamam lazım. Bunlar ekran önünde tartışılmamalı. Meclis başkanlığı yapmışım, demokrasi yolunda gençliğimi, ailemi, siyasi hayatımı feda etmişim, ben çok şeyi temsil ediyorum. Kırmızı plaka meraklısı biri değilim. Dolayısıyla herkesin bana böyle baktığı bir noktada benim yıpranmama lazım. Benim hiçe sayılmamam lazım. Sayın Başbakan buna dikkat eder... En azından bu bir kul hakkıdır. Kul hakkı noktasında da onun ne kadar dirayetli olduğuna ben inanırım. Özel hayatında bunu ne kadar önemsediğini ben hatırlarım.Ama zaman zaman hepimiz hata yapabiliyoruz. Size teşekkür ederim, bunu açıklama fırsatı verdiniz bana.

DOST, KARDEŞ OLARAK BAŞBAKANIMIZA SESLENİYORUM
 
Başbakanımıza dost, kardeş olarak seslenmek isterim, ikimizin sözleri arasındaki çelişkiyi düzeltmesi kendisinden beklenir. Bence de çok doğru olan düşüncelerini Başbakan açıklamalı. Eğer kendi içimizde konuştuk ve değerlendirdiysek ben hükümet sözcüsü olarak çıkar çok güzel bir şekide açıklarım.
 
Başbakan'ımızın çocuklarımızın üzerinden söylemek istedikleri bu. Ama onun gerekirse yasal düzenleme yaparız demesi, ardından gayretkeş bir valimizin bu sözlerin üzerine atlaması çok doğru bir davranış değil.

"KİMSE BİZİ ÖZEL HAYATA MÜDAHALE ETMEKLE SUÇLAMAMALI"

Ak Parti'nin 11 yılını kutladık. 3 Kasım 2002'den bu yana çok şükür 11 yıl geçti. Hiçbir şekilde özel hayata kişisel haklara saygısızlık anlamında veya müdahale anlamına veya müdahale anlamına gelebilecek isterseniz telefon dinlemelerden tutun bizim emrimizle veya gayretimizle yapılmış şeyler değildir bunlar.

Bir kötü niyetli insanların teknolojik imkanları kullanarak yaptıkları suçlar ikincisi de yargı kararıyla yapılan dinlemeler varsa bunlar hukukun gereği olarak yapılmaktadır. Şimdi özel hayata müdahale etmekle bizi kimse suçlamamalı...Neyse suçlarlar zaman zaman gelir içki satışlarında bazı yasaklamalarla zaman zaman gelir işte biz dindar nesil arzu ediyoruz bunların hepsinin hukuk sistemi içinde karşılığı vardır.

Alkole ulaşım noktasında bir takım engeller çıkarmanın ve özellikle genç yaştaki insanların her elini uzattığında alkol alamamasını temin etmek Münih'te de vardır Londra'da da vardır İspanya'da vardır. Hatta bazı noktalarda biz onlardan daha gerideyiz.
Yaptığımız bütün düzenlemeler AB'nin normlarına uygundur. Birilerinin içine siner ya da sinmez.

"2007'DE SİYASETİ BIRAKMAYI DÜŞÜNDÜM"

19 yaşımda başladığım siyaseti "Bu yaşa geldim daha da devam ettireceğim" demem.
2007'de Meclis Başkanlığı'nın ardından siyaseti bırakmayı düşündüm.
Ama o dönem şunu düşündüm, benim başkanlığım döneminde Cumhurbaşkanını seçtirmemişlerdi.
Ben tekrar "böyle bir cumhurbaşkanı  seçilmesine en azından bir oyumla katkı sağlamalıyım" dedim ve aday oldum