Abone Ol

Ankara 25 yıl sonra el değiştirecek mi?

Başkent Ankara, aynı zamanda Türkiye siyasetinin belirlendiği merkez. AKP'nin iktidar olduğu günden bu yana yerelde de iktidar olduğu Ankara'da, seçimin kaybedilmesi "kırılma noktası" olarak görülüyor...

Ankara 25 yıl sonra el değiştirecek mi?

Her ne kadar, 31 Mart'ta yerel yöneticilerini belirleyecek olsa da, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Cumhurbaşkanlığı dahil, tüm devlet birimleri temsil etmesi, Ankara'da seçim havasını, yerel dinamiklerden ziyade, genel seçim havasına taşıyor.

Ankara'da "genel seçim" havasında yaşanan yarışta Cumhur İttifakı'nın AKP'li Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Mehmet Özhaseki, "ithal" aday olmakla eleştirilse de, partili seçmenin tercihini değiştirmesi kolay görünmüyor. Ancak 2014'te Melih Gökçek'e karşı Mansur Yavaş'ı destekleyen MHP'nin şimdi Cumhur İttifakı ortağı olarak Özhaseki'ye ne kadar destek vereceği merak konusu.

AKP'nin iktidar olduğu günden bu yana yerelde de iktidar olduğu Ankara'da, seçimin kaybedilmesi "kırılma noktası" olarak görülüyor.

İşte bu nedenle de başkent, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın en yoğun seçim kampanyası yürüttüğü illerin başında geliyor.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki'nin Cumhur İttifakı, geçen dönem de CHP'den aday olan Mansur Yavaş'ın, Millet İttifakı adına yarıştığı başkentteki seçimi "kritik" hale getiren en önemli nedenlerin başında, 2014 yerel seçimlerinde AKP ve CHP arasındaki oy oranının çok birbirine yakın olması ve AKP'nin ilk kez seçim yarışına Melih Gökçek dışında bir adayla girmesi geliyor.

25 yıl boyunca kentin kaderine belediye başkanı olarak hükmeden Gökçek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın isteği doğrultusunda, "metal yorgunluğu" gerekçesiyle istifa etti ve 1,5 yıldır da siyaseten emekli.

Gökçek gibi Ankara ile özdeşleşmiş bir ismin bile başa baş bir mücadele sonrası kazandığı Ankara'da, AKP'nin yeni bir yüzle seçim yarışına girmesi nedeniyle elinin rahat olmadığı yorumu yapılıyor.

32 bin 187 oyluk fark kapanacak mı, açılacak mı?

2014 yerel seçimlerinde AKP adayı Melih Gökçek yüzde 44,9, CHP adayı Mansur Yavaş ise yüzde 43,8 oy aldı. MHP'nin kentteki oy oranı ise yüzde 7,8'du.

24 Haziran 2018'deki cumhurbaşkanlığı seçiminde başkentte Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan yüzde 51,5 oy aldı. AKP'nin yüzde 40,4'lük oy oranına sahip olduğu Ankara'da genel seçimde ise Cumhur İttifakı yüzde 53,5 oy almıştı.

Bu durum, yüzde 2'lik MHP seçmeninin Erdoğan'a oy vermediğini gösteriyor. O nedenle de MHP seçmeninin Özhaseki'ye vereceği destek oranının, sonuçları belirlemede etkili olacağına dikkat çekiliyor.

Mansur Yavaş 2014 yerel seçimlerinde, rakibi Melih Gökçek ile başa baş bir mücadele götürmüş ve belediye başkanlığını sadece 32 bin 187 farkla kaybetmişti. Hatta Yavaş, seçim gecesi bir ara oy sayısı olarak öne geçmiş ve erken bir "seçim zaferi" de ilan etmişti. Yavaş ve ekibi hala da geçen seçimlerin "sandık oyunları" ile kaybedildiğine inanıyor.

Yavaş, bu kez işi sıkı tutuyor. Geçen seçimde partisi CHP'nin sandıkta yeterince önlem alamadığını düşünen Yavaş, "Mansurcular" olarak adlandırdığı kendisine destek veren grupların da katılımıyla, seçimlere bir hafta kala yaptığı seçim güvenliği toplantısında da buna bir kez daha vurgu yaptı:

"Biz 30 Mart 2014'te nasıl bir kapkaçın bedelini ödediğimizi biliyoruz. Ankaralıların helal oylarıyla gelen seçim, tartışmalı biçimde gece yarısı operasyonuyla değişti. Haramla gelen belediye başkanlığının, seçilene yar olmadığını hep birlikte gördük. Hiçbir haram düşkününe aynı imkanı vermeyeceğiz, boşluk bırakmayacağız, hakkımızı asla yedirmeyeceğiz."

CHP, seçmenini kenetledi mi?

Mansur Yavaş cephesinin moralini bozan gelişme ise "sahte senetle icra takibi yaptığı" iddiaları oldu. Önce iktidara yakın medyada yer alan iddia, AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in, Yavaş hakkında "sahte senetle icra takibi yapmak, görevi kötüye kullanma, tehdit, şantaj" nedeniyle verilen cezasının Yargıtay'ca onandığını iddiasını gündeme taşıması, tartışmayı büyüttü.

Yavaş iddiaları yalanlasa da Cumhur İttifakı ortaklarının bu iddiası, Ankara yerel seçimlerinin ana malzemesi olmaya devam ediyor: Yavaş hakkındaki iddialar seçimlere kısa süre kala yargıya da taşındı.

Yavaş hakkındaki iddialar, iktidara yakın kesimlerde destek buluyor. Ancak bu durumun, Yavaş'ın aday gösterilme sürecinde "küskün, kırgın" olan CHP seçmeninde ters teptiği ve sandığa gitme kararlılığını artırdığına dikkat çekiliyor.

CHP yönetimi, AKP kanadından gelen bu hamleyi, "seçimi kaybetme telaşı" olarak görüyor. Partide, Geçen seçimi Melih Gökçek gibi güçlü bir isme karşı az farkla kaybeden Yavaş'ın bu kez ipi göğüsleyeceğine inanılıyor. CHP kaynakları, ilçelerde AKP adayına oy veren MHP seçmeninin, büyükşehirde Yavaş'a oy vereceğini iddia ediyor.

ANAR Genel Müdürü Uslu: İddialar aleyhte durum doğurmaz

BBC Türkçe'ye konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ANAR Genel Müdürü İbrahim Uslu'ya göre de, seçim dönemlerine rakip aleyhine ortaya atılan iddialar, seçmen tercihlerini çok etkilemiyor.

Yavaş hakkındaki iddialar gündeme geldikten sonra özel bir kamuoyu araştırması yapmadıklarına dikkat çeken Uslu, "Ama geçmiş yıllardaki deneyimlerden gördüğümüz, seçim döneminde yapılan işler çoğunlukla beklenen tesiri uyandırmıyor. Ortada bir mağduriyet, haksızlığa uğrama varsa, adayın lehine sonuç doğuruyor. Elbette Ankara'yı seçimden sonra göreceğiz ama normal şartlar altında, aleyhte bir sonuç doğurması mümkün değil" görüşünü dile getiriyor.

Erdoğan faktörü

Kayseri'de 5 kez üst üste Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Mehmet Özhaseki, aynı zamanda hala bu ilin milletvekili ve eski Çevre ve Şehircilik Bakanı, halen de AKP'nin Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı.

Türkiye kamuoyunun Özhaseki'yi tanıması, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde yaşadığı polemik ve sonrasındaki yargı süreciyle tanıyor. Kılıçdaroğlu'nun, yolsuzluk iddialarıyla ilgili davayı kazanan Özhaseki, kazandığı tazminatla Kayserililere 3,5 ton sucuk dağıtmıştı.

Deneyimli siyasetçi kimliği, halkla kolay diyalog kuran bir isim olması avantaj olarak görülen Özhaseki'nin bunca siyasi unvanına rağmen, Ankaralı olmaması en büyük açmazını oluşturuyor.

Seçim kampanyasını "Ankara'ya tecrübe yakışır" sloganı üzerine kuran Özhaseki ise tanınırlık sorununu artık aştığını düşünüyor ve yüzde 35'le başladığı "tanınırlık" oranının bugün yüzde 90'lara ulaştığını ifade ediyor. Özhaseki cephesine göre muhalefet, "Ankara kaybediliyor" algısı üzerinden operasyon yapıyor.

AKP, Özhaseki'nin Ankaralı olmamasının dezavantajını, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ağırlığı ile aşmaya çalışıyor. Erdoğan, ilçe ilçe gezerek miting ve açılışlar yaparak, bir anlamda Özhaseki'nin başarısının güvencesinin kendisi olduğu mesajı veriyor.

Erdoğan, sonuncusu MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile "büyük miting" olmak üzere başkentte 11 etkinlik ve miting gerçekleştirdi. CHP adayı Mansur Yavaş'ı, "sahte senet olayı" ve "vergi kaçakçılığı" iddiası üzerinden eleştiren Erdoğan, yargıya da taşınan iddiaları gündemde tutuyor.

Yavaş'ın MHP tabanından oy alma potansiyelini dikkate alan Erdoğan'ın yanısıra, MHP yönetimi de, ortak programlar yaparak, parti tabanını Özhaseki'ye yönlendirmeye çalışıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Ankara'da ortak miting yapan MHP lideri Devlet Bahçeli, yerel seçimlerin Yavaş'ın "eski ülkücü" geçmişine vurgu yaparken, 31 Mart'ın sadece yerel yöneticilerin belirlendiği bir seçim olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayıp, 24 Haziran 2018'deki seçimlerde hayata geçen "cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin kökleşmesi" için önemli bir gösterge olacağına vurgu yaptı.

Bahçeli, Yavaş'ı da "Eski ülkücüymüş. Bunların hepsi fasa fiso. Ülkücünün eskisi olmaz. Ya ülkücüsündür ya da değilsindir, ya MHP'lisindir ya da değilsindir" sözleriyle eleştirip, parti tabanına mesaj verdi.

HDP seçmeni ne yapacak?

HDP'nin aday çıkarmadığı Ankara'da, yaklaşık yüzde 6 dolayındaki HDP'li seçmenin oyu da, iktidar ve muhalefet oylarının birbirine yakın olması nedeniyle önem taşıyor. Geçmişte, Kürt sorununa silahla mücadelenin sonuç vermediği yönündeki görüşleri kamuoyuna yansıyan Özhaseki'nin, PKK'lılardan "gerilla" diye söz ettiği videoyu yasaklatması muhalefet tarafından sık sık kullanılıyor.

Ancak Mansur Yavaş'ın, kendisiyle ilgili "Seçilirse HDP oylarıyla seçilir" sözleri nedeniyle HDP Eş Genel Başkanı Sezai Temelli ile girdiği polemik ve "HDP seçmeninin topluma kazandırılması gerektiğine inanıyorum" açıklamaları, zaten ülkücü kökenli bir isim olan Yavaş'a mesafeli duran HDP'lilerin tepkisine yol açtı.

Türkiye genelinde, AKP ve MHP'nin hedef haline getirdiği HDP'nin, ekonomi, ya da partisel aidiyet yerine "Cumhur İttifakı karşıtlığı" üzerinden oy kullanma kararlılığı biliniyor. Ancak Ankara'da son genel seçimlerde, Kürt kökenli olmayan, sol kimlikli seçmenin bir bölümünün HDP'ye oy verdiği biliniyor.

İşte bu nedenlerle, bir grup seçmen tepkili olsa da, "AKP'ye kaybettirme" refleksiyle hareket edeceği yorumu yapılıyor.

Küçük partiler oy böler mi?

Ankara'da başkanlık yarışı Yavaş ile Özhaseki arasında geçecek görünse de çoğunukla partilerinden aday gösterilmeyen küskünleri aday göstermesiyle dikkati çeken Demokratik Sol Parti, eski Çankaya Belediye Başkanı Haydar Yılmaz'ı aday gösterdi.

Muhafazakar cephede de Saadet Partisi (SP) de Mesut Doğan ile büyükşehir yarışına katılıyor.

"Yavaş yavaş değil, Haydar haydar" sloganıyla başkentlilerden destek isteyen Yılmaz'ın muhalefet ittifakı, SP adayı Doğan'ın ise Cumhur İttifakı'ndan ancak "tepki oylarını" alabileceği öngörülse de, bu durumun Yavaş ile Özhaseki arasındaki yarışta belirleyici rol oynaması beklenmiyor.

İlçelerde Cumhur İttifakı avantajlı

Ankara'da ilçe belediye yarışı büyükşehrin gölgesinde yürüyor.

Muhafazakar ve ülkücü seçmenin yoğun olduğu Ankara'da CHP'nin elinde nüfus yoğunluğu açısından Türkiye'nin en büyük ilçesi olan Çankaya ile yine merkez ilçelerden Yenimahalle bulunuyor.

Etimesgut ise MHP'de. Geri kalan ilçeleri ise AKP'li başkanlar yönetiyor.

Birçok ilçede de MHP ikinci parti konumunda. Büyükşehir seçimi kritik görünse de, ilçelerde tablonun çok fazla değişmesi beklenmiyor.

2009 yerel seçimlerinde AKP'den Yenimahalle'yi alan CHP'li Belediye Başkanı Fethi Yaşar, 3. kez partisi tarafından aday gösterildi ve tıpkı Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen gibi partide ismi aday olarak belirlenen ilk isimlerden oldu.

Esnaf kökenli bir isim olan Yaşar, sadece sol değil, muhafazakar, milliyetçi seçmenden de destek alıyor. 2009 yerel seçimlerinde belediyeyi yüzde 40,8'le AKP'den alan Yaşar, bir sonraki seçimlerde, 2014'te 10 puan artırarak, yüzde 50,8'e çıkarmıştı. İlçede, AKP adayı Veysel Tiryaki'yi destekleyen MHP'nin 2014'deki oy oranı ise yüzde 8 dolayındaydı.

AKP ise Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki'yi Yenimahalle'den Cumhur İttifakı'nın adayı olarak gösterdi. Tiryaki, özellikle Altındağ'daki altyapı ve kentsel dönüşüm, Altındağ Samanpazarı'ndaki restorasyon çalışmaları ile muhalif kesimlerin bile desteğini alabilen bir isim olarak tanınıyor.

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrasında birçok siyasetçi, sanatçı, aydının yattığı; idamlar ve işkencelerle anılan Ulucanlar Cezaevi'ni müze haline getirmesi en önemli işlerinden görülüyor.

Tiryaki'yi partisi AKP, Altındağ'da yaptığı işler nedeniyle, CHP'nin gücünü kırmak için Yenimahalle'den aday gösterdiyse de, Fethi Yaşar karşısında işinin zor olduğu yorumu yapılıyor.