Abone Ol

Amberin Zaman: Erdoğan, Aydın Doğan’ı tasfiye ederek Putin’e biraz daha yaklaştı

Gazeteci Amberin Zaman Doğan medya grubunun satılmasıyla ortaya çıkan tablo hakkında çarpıcı eleştirilerde bulundu.

Erdoğan, Aydın Doğan’ı tasfiye ederek Putin’e biraz daha yaklaştı

Amberin Zaman’ın Diken’de Yayınlanan Yazısı şöyle:

Tayyip Erdoğan ve Doğan Grubu arasındaki kronik savaş artık sona erdi. Galip gelen taraf Erdoğan. Mağlup olan taraf ise sadece Aydın Doğan değil, bugün itibariyle Türkiye’de demokrasiye inanan herkes.

Aydın Doğan’ın medyadan çekilmesiyle birlikte Putin’in Rusya’sına bir basamak daha yaklaşıldı. Sözcü gazetesi dışında Türkiye’deki merkez medya, Erdoğan’ın mutlak ve ebedi hakimiyeti yolunda, Saray’a firesiz biat ediyor olacak. Fikirlerin değil, yandaşlığın yarıştığı ‘full havuz modu’ hepimize hayırlı olsun.

Aydın Doğan’ın elindeki bütün gazete ve televizyonları satmak üzere Erdoğan Demirören’le anlaştığı haberini öğrendiğimde ilk tepkim buydu ve bu yoğunlaşarak devam ediyor. Oysa düne kadar iktidarın demokrasi tiyatrosuna odun taşımakla suçladığım Aydın Doğan’ın basından elini çekmesinin hepimizin hayrına olacağını savunanlardan biriydim.

40 yıllık basın hayatının muhasebesini yaptığımızda şüphesiz Aydın Doğan’ın günahları sevaplarından daha ağır basacaktır.

1979 yılında Milliyet gazetesini Karacanlardan satın alarak Babıali’ye adım atan Aydın Doğan, Türkiye’de medya üzerinden diğer işlerini genişletme geleneğinin öncülerindendi. Başta Hürriyet olmak üzere, sahip olduğu medya organları sayısız kötülüğe imza attı. Hürriyet, beni dahi, gazeteciliğe ilk başladığım 1992 yılında, ‘ortalığı bu kadın karıştırdı’ manşetiyle birinci sayfasına taşımıştı. Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü’ne basın kartımı çıkartmak için verdiğim kimlik fotomla birlikte.

Günün muktedirlerine yaranmak için sadece Hürriyet değil, Sabah grubu da tetikçilik yapıyordu, diğerleri de. Saray’a yakın medya organları bu şanlı geleneği seviye atlatarak sürdürüyor.

Ama ‘suni bir normallik ve basın özgürlüğü görüntüsü’ vermekle itham edilen Aydın Doğan, belli ki arzulanan yandaşlık seviyesini tutturamadı. Sonunda basından çekilmek zorunda kaldı. Yine de hakkını teslim etmeliyiz.

2014 Cumhurbaşkanlığı ve 2015 genel seçimleri öncesi Selahattin Demirtaş’ı geniş kitlelerle bir araya getiren Doğan Medya Grubu, Türkiye’de kalıcı barış hayallerine geçici de olsa katkı sağladı.

Ta 1990’lı yılların ortasında Kürt meselesi, Susurluk davası, Ermeni soykırımı ve askeri vesayet gibi devletin kırmızı çizgi saydığı birçok radyoaktif konuda cesurca yayın yapan Radikal gazetesine hayat veren kişi de yine Aydın Doğan’dı.

Ve tarihin cilvesi… Radikal’de yayınlanan en çarpıcı dosyalardan biri ilk kez Taraf gazetesinde Erdoğan Demirören hakkında ileri sürülen 1978 yılında Rum iş adımı Arşimidis’in Halkalı’da yakılarak öldürülmesinde parmağı olduğu iddialarıydı. 2014 yılında dijital olarak hayatını sürdüren ve 2016 yılında tümüyle kapatılan Radikal gazetesinin arşivi yakında buharlaşırsa sürpriz olmaz herhalde.

Eşcinsellik, kadınlar ve seks, hayvan hakları… Tüm bu konulardaki önyargıları kendi üslubuyla eritmeye gayret eden ‘amiral gemisi’ Hürriyet bu vesileyle İslam düşmanı ilan edildi. Fethedilmesi gereken ‘laikçiliğin’ son kalesi olarak görüldü. O kale düştü.

Bu karanlık dönemin tarihi yazılırken Hürriyet’in satışı önemli bir kilometre taşı olarak yerini alacaktır.

Röportaj için ve sosyal ortamlarda Aydın Doğan ile birkaç kez bir araya geldim. Kimi kalemşörleri beni aşağılarken Aydın Doğan bana karşı her zaman sevecen ve saygılı davranmıştır. Hatta Taraf’taki yazılarımı takdirle izlediğini söylemişti. Kulaklarıma inanamamıştım. Sonra da Taraf ‘ta yayınlamam için uzun bir röportaj vermişti. Ne yazık ki Taraf’ın arşivi silindiği için bağlantı veremiyorum. Kendisini en son 2014 yılının başında Nazlı Ilıcak’ın verdiği bir akşam yemeğinde görmüştüm. Sıkıntılıydı.

Gazeteci milletini kendi çıkarları için kullansa da ve gerektirdiğinde gözünü kırpmadan feda etse de, gazeteci milletini aynı zamanda seven bir medya patronuydu Aydın Doğan. Medya patronu Aydın Doğan’ın ruhu şad olsun.

Diken