Minik Alperen'in serviste ölümü davasında ek savunma süresi verildi

İzmir'de kreş servisinde unutulan Alperen Sakin'in ölümüne neden olmakla suçlanan 6 sanığın yargılandığı davada sanıklara son savunmaları için ek süre verildi.

Eklenme: 28 Haziran 2018 18:29 - Güncelleme: 28 Haziran 2018 19:39

İzmir'in Çiğli ilçesinde, kreş servisinde unutulan Alperen Sakin'in (3) ölümüne neden olmakla suçlanan ve olayın ardından tutuklanan servis şoförü Tamer İ. ile eşi okul sahibi Yurdagül İ.'nin de aralarında bulunduğu, 2'si tutuklu 6 sanığın yargılandığı, karar aşamasına gelen davanın duruşması, sanıklara son savunmaları için ek süre verilerek ertelendi.

Çiğli'nin Köyiçi Mahallesi'nde, 15 Ağustos 2017 tarihinde meydana gelen olayda, Buket- Serkan Sakin çiftinin oğulları Alperen, Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı Çiğli Özel Sevgi Yumağı Anaokulu'na götürülmek üzere servis sürücüsü Tamer İ. (47) ile rehber personel D.K.'ye (17) teslim edildi.

Öğrenciler indirildiği sırada D.K., ağlayan bir öğrenciyi alarak, okula girdi.

Serviste uyuyan Alperen'i fark etmeyen sürücü, aracı okulun yanında bulunan ve otopark olarak kullanılan boş arsaya çekti.

Alperen'in kreşte olmadığını saatler sonra fark eden öğretmenler ile görevliler, okul ve bahçesini aramaya başladı.

Aramadan sonuç alınamayınca, okulun güvenlik kamerası kayıtları incelendi ve Alperen'in okula girmediği görüldü.

Bunun üzerine okul servisine bakan görevliler, minik Alperen'in, sabah oturduğu koltukta cansız bedenini buldu. Okul yöneticileri, polise verdikleri ilk ifadelerinde gerçeği saklayarak, Alperen'in uyku saatinde uyutulduğunu ve bir daha uyanmaması üzerine hastaneye götürüldüğünü söyledi.

Bu durumdan şüphelenen polis, bir görevlinin ifadesinden yola çıkarak, olayı aydınlattı.

Alperen'in kreş servisinde unutulduğu için öldüğü ortaya çıkarıldı.

Soruşturma kapsamında, servis sürücüsü Tamer İ. ile eşi okul işletmecisi Yurdagül İ., tutuklandı.

Kamuoyunun tepkisine neden olan olayın ardından Cumhuriyet savcısı tarafından hazırlanan iddianamede, tutuklu sanıklar servis sürücüsü Tamer İ. ile eşi Yurdagül İ., tutuksuz sanıklardan servis görevlisi D.K. ve sorumlu müdür B.G. hakkında 'bilinçli taksirle ölüme neden olmak' ile 'suç delillerini yok etmek' suçlarından toplam 14'er yıl hapis cezası istendi.

Öğretmen A.G. hakkında, 'taksirle ölüme sebebiyet vermek'ten 6 yıla kadar hapis cezası, okul çalışanı A.S. hakkında ise 'suç delillerini yok etmek'ten 5 yıla kadara hapis cezası talep edildi.

Karşıyaka 2'nci Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki davanın bugünkü duruşmasına, minik Alperen'in babası Serkan Sakin ile annesi Buket Sakin, tutuklu sanık Tamer İ., tutuksuz sanıklar D.K. ile A.G. katılırken, sorumlu müdür B.G. ve A.S. gelmedi. Davaya müdahil olan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın avukatı Müjgan Bilgen Özen ve tarafların avukatları da hazır bulundu.

Personel yetersizliği nedeniyle getirilemediği belirtilen diğer tutuklu sanık Yurdagül İ. ise Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile duruşmaya katıldı.
Sanık avukatları geçen duruşmada açıklanan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini belirterek, uzman kişilerden oluşan yeni bir bilirkişi oluşturulup, rapor hazırlanmasını istedi. Yurdagül ve Tamer İ.’nin avukatı ise uzun tutukluk sürelerini gerekçe göstererek tahliye talebinde bulundu.

Mahkeme heyeti, yeni bilirkişi raporu isteğini reddederek, karar duruşması öncesi son savunma için sanıklara ek süre vererek duruşmayı erteledi.
İzmir'in Menderes ilçesindeki bir okulda çocukların cinsel istismara uğradığı olayı ortaya çıkarmasıyla bilinen Saadet Özkan da aileye destek vermek için Karşıyaka Adliyesi’ne geldi.

'SUÇ BELLİDİR, SUÇLULAR BELLİDİR'

Duruşma öncesi açıklama yapan Alperen’in babası Serkan Sakin, sanıkların çelişkili ifadeler verdiklerini, olayın ardından da delilleri karartma çabası içine girdiklerinin ortaya çıktığını belirterek, "Bu hususları açıkça bize gösteren gerekçelerden bazıları şunlardır: Sanıkların başından itibaren ifadelerini değiştirmeleri, tüm aşamalarda çelişkili ifadeler kullanmaları, olay meydana gelir gelmez suç delillerini ortadan kaldırmaları, kamera kayıtlarını sökmeleri, kamera kayıtlarında 08.00-17.00 saatleri arasındaki görüntüleri sildirmeleri, yasal bütün mevzuat hükümlerine aykırı davranmalarıdır" dedi. Suçun da suçluların da belli olduğu belirten Serkan Sakin, sanıkların cezalandırılmalarını istedi.

Anne Buket Sakin ise açıklamanın ardından, eşinin Alperen için yazdığı şiiri gözyaşları içinde okudu. Sesi titreyen Buket Sakin son kıtayı ise okuyamadı. Son dörtlüğü şiiri yazan Serkan Sakin okudu.

Babasının Alperen'in ölümünden bir gün sonra yazdığı o şiir:

Sen mi çok üzüldün yoksa ben mi?
Bir türlü bilemedim oğlum.
Giydiğin o bembeyaz kefen mi?
Ardından ben de giyemedim oğlum.

Azıcık kokun kalmış parkanda,
İki kardeş bıraktın arkanda,
Delirdi bu baban Serkan da,
Bir halta yarayamadım oğlum.

Gözlerim yaşlı kalbim yorgun,
Dünya dönüyor ya gönlüm kırgın,
Rüya yok ki uyku dargın,
İstedim de göremedim oğlum.

Ansızın habersiz böyle,
Bırakıp gitmek var mıydı söyle,
O kokulu gıdığından şöyle,
Boyunca öpemedim oğlum.

Bu acıya bulunmazmış ilaç,
Ateşlerde yüzdüm kulaç kulaç,
Hayal de olsa kollarını bana aç,
Adam gibi seni saramadım oğlum.

Gel yapma hadi güzel huylum,
Kocaman adamsın minik boylum,
Kulaklarımı yırtan bu sela senin mi oğlum,
Bu saklambaç da biter bir gün gelip sobelerim seni yavrum.

Masal gibi bir varmış bir yokmuş,
Ciğerim yandı paşam bu nasıl kormuş,
Ölüm kolay da dayanmak çok zormuş,
Onda da bir halta yaramadım oğlum.

Alperen'im minik erkeğim paşam,
Ağır mı geldi dünyada yaşam,
Şimdi hasretle kabrine koşan,
Baban yanında yatamadı oğlum.



x