Almula Merter: Kızım bana gelene kadar 3 koruyucu aile değiştirdi

“Dokuz Ay On Gün” isimli kitabın yazarı, uzun süredir Londra’da yaşayan ünlü oyuncu Almula Merter Churm, kimsesiz iki İngiliz kardeşi evlat edindi. Ünlü oyuncu o zorlu süreci ilk kez anlattı.

Eklenme: 08 Haziran 2019 18:43 - Güncelleme: 08 Haziran 2019 18:51

Edda Sönmez'in Medyaradar'daki röportajı şöyle:

İngiltere’de kimsesiz iki kardeşi evlat edinen oyuncu yazar Almula Merter Churm, cesur, samimi lafı dolandırmayan farklı ve çok tatlı biri. Sürekli üreten bu çalışkan kadın yine boş durmadı, hayatının önemli dönüm noktalarını ve 19 Eylül 2018’de aramızdan ayrılan babası Ferdi Merter’e vedasını anlatan “Dokuz Ay On Gün” adlı bir kitap kaleme aldı. 

Kitabını ve İngiltere’de evlat edinme sürecini konuşmak için bir araya geldiğimiz ünlü oyuncu, “İngiltere'de evlat edinmek çok önemli ve çok normal bir olay. Herkes çok destekledi. Ama Türkiye'de çok sert tepkiler aldım. İlk başta annem çok karşı çıktı” dedi.

-Öncelikle kutluyorum seni. İngiltere’den dünya tatlısı iki çocuğu evlat edindin. Çocuklarınla olan bu harika maceranı anlatır mısın?

Harika ama zor bir yolculuktu. Çocuklarımın  evlat edinme işlemleri başladığı gün, babam kalçasını kırdı ve felç geçirdi. Çocuklarım tam anlamıyla bizim olduğu gün babamı kaybettim. Hayat çok istediğim bir şeyi bana verirken, onsuz nasıl yaşarım, benim can damarım dediğim en sevdiğimi benden aldı. Her şey dokuz ay on günde oldu. Haftanın üç günü doğum sancısı çekerken, üç gün babamı hayata döndürmeye çalıştım.

MonaLisa tablosunu düşünün, yüzümün yarısı gülümserken yüzümün diğer yarısı ağlıyordu. Aynı zamanda sosyal görevlilerle beraber yaşadım nerdeyse. Çok acımasızlar, çok net kuralları var. Ve maalesef bizim kadar duygusal değiller. Hayata çok sert bakıyorlar. Çoğu zaman Türkiye'ye habersiz gelip gittim. Uzun eğitimler, on-on iki kişilik jüri karşısında çapraz sorular, kızımdaki travmalar derken onlara kavuştum ve aynı anda babam melek oldu.

- Çocuklarınla nasıl buluştunuz?

Biz evlat edinmek üzere başvuru yaptıktan sonra bir yıla yakın haber bekledik. Bu arada eğitimler verildi, özellikle benim hakkımda çok araştırmalar yapıldı. Ve bir çocuk beklerken iki kardeş haberi geldi. Üstelik bir tanesi bebek. Sabaha kadar uyumadım, 51 yasındayım, acaba onlara yetebilir miyim diye.  Evet devam ediyoruz dedikten sonra yavaş yavaş bilgiler geldi. Ve karşılaşma günü verildi. O ilk karşılaşmada kalbim duracak sandım. Kapıdan girdiğimiz anda kızım Anne dedi ve sarıldı.

"HAMİLELİKLERİM BÜYÜK DEPRESYON YARATTI"

- Hiç hamile kaldın mı?

Evet Rob'la tanışana kadar çocuk hiç düşünmemiştim. Onunla evlendikten sonra ailemizin büyümesini çok istedim. Evet iki kez hamile kaldım. Fakat bağışıklık sistemim nedeniyle taşıyamadım. Son tüp bebek denemem de ise hala aklım karışık. Bazen acaba doktorum beni boş bir hayalin peşine mi sürükledi diye düşünüyorum. Çünkü yüklemenin yapıldığı gün bana uçağa binip gidebileceğimi söyledi. Sonradan konuştuğum doktorlar o yolculukta felç geçirip ölebilirdin dediler. Zaten başarısızlıkla sonuçlanan hamileliklerim büyük depresyon yarattı, nefes alma zorluğu yaşadım, bir kaç ay yürüyemedim nerdeyse.

"ÇOK İSTEDİM AMA OLMADI" 

- Eğer kendi yumurtanla çocuk yapma imkânın olsaydı, tercih eder miydin?

Bu çok zor bir cevap. Evet çok istedim ama olmadı. Şimdi mükemmel iki çocuğa sahibim. Ve belki benim yumurtamdan olsa bu kadar benzemezlerdi.

"ANNEM EVLAT EDİNMEME KARŞI ÇIKTI"

- Eşinin ailesi ve senin ailen nasıl karşıladı?

İngiltere'de çok önemli ve çok normal bir olay. Herkes çok destekledi. Ama Türkiye'de iyi tepkilerin yanında çok sert tepkilerde aldım. İlk başta Annem çok karşı çıktı. Bütün hayatımın altüst olacağını, bu yaştan sonra yapmamam gerektiğini ve çocukların genlerden kötü şeylerle birlikte gelebileceğini çok risk olduğunu söyledi. Ama çocuklar eve geldikten sonra aralarında annemle korkunç bir bağ oldu. Babam hep yanımda oldu, çünkü çok istiyordu. Ama maalesef sarılamadı.

-Peki çocuklarının biyolojik ailesi ya da geçmişi hakkında bilgin var mı?

Biz onlar hakkında her şeyi biliyoruz. Onlar bilmiyor.

-Çocukların kendi hikâyelerini biliyor mu? Oğlun henüz küçük ama...

Kızım her şeyi biliyor, zaten bana gelene dek 3 tane koruyucu aile değiştirmiş. Çok travmalı geldi. Hep bizimde bırakacağımız korkusundaydı mahkemeye çıkana kadar. Bazı aileler çocuklarına bakamazmış, benimkilerde bakamamış, bırakmışlar diyor.

"BABAM İLK AŞKIMDI, ROB SON AŞKIM"

-Nasıl güzel ve cesur bir şey yaptığının farkında mısın?

Çocuklarımı tanıdıkça, onlara her geçen gün biraz daha bağlandıkça 'evet, iyi ki bu yola çıktık' diyorum. Rob olmasaydı hayatımda belki bu kadar cesur olamazdım. Arkamda çok rahat yaşlanabileceğim bir dağ o. Babamla aynı karakterde. Babam ilk aşkımdı, Rob son aşkım ve ikisi de sonsuz aşk benim için.

"SOSYAL MEDYA CENGAVERLERİ BENİ AŞAĞIYA ÇEKMEYE ÇALIŞTI"

-Peki hiç mi olumsuz yorum, tepki almadın?

Aldım tabii. Hele bazı sosyal medya cengaverleri beni aşağı çekmeye çalıştı. Onlar İngiliz'le evli olmama da söylemediklerini bırakmadı. Eşimin sünnetli olup olmadığı, dini dert oldu. Sonra da çocukların İngiliz olmasına sardılar kafayı. Türk dururken niye gavur çocuklar almışım falan.

"İLK EVLAT EDİNME BAŞVURUMU TÜRKİYE’DEN YAPTIM"

Peki neden Türkiye’den evlat edinmedin…

Aslında ben ilk başvurumu Türkiye’den yaptım. Ama hiç bir şekilde bana geri dönüş olmadı Türkiye’den. Yazdığım mailime bile hiçbir şekilde cevap vermediler. Biz size döneceğiz ya da şartlarınız uymuyor diye…Ta ki ben İngiltere’de başvurumu yapmış ve yanıt aldığım zaman bana Türkiye’den geri dönüş yapıldı. Yedi ay sonra… Çok yoğun oldukları için geri dönüş yapamadıklarını söylediler.

Röportajın devamını okumak için tıklayınız