AK Parti Sözcüsü Mahir Ünal: Kılıçdaroğlu tarihin çöplüğündedir

Mahir Ünal CHP Genel Başkanı'nın dün partisinin grup toplantısında AKP ve yeni kabinenin üyelerine yönelik olarak yaptığı eleştirilere sert tepki gösterdi.

Eklenme: 18 Temmuz 2018 20:11 - Güncelleme: 18 Temmuz 2018 20:13

AKP Sözcüsü Mahir Ünal, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğluiçin 'tarihin çöplüğündedir' ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkanı'nın dün partisinin grup toplantısında AKP ve yeni kabinenin üyelerine yönelik olarak yaptığı eleştirilere sert tepki gösteren Ünal, "Kılıçdaroğlu geride bırakmak istediğimiz gerilimi ısrarla devam ettirmektedir" dedi.

"Hitler de, Mussolini de bir otoriter figür olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun, içinde yaşamaktadır. 9. kez seçim kaybetmesine rağmen koltuğun derdinde" diye konuşan Ünal, Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan'a 'saldırarak partisinin içini tahkim etmeye çalıştığı' yorumunda bulundu.

"Lütfen yeni dönemde eski dili devam ettirmek isteyen Kılıçdaroğlu’na tepki gösterin"

CHP Genel Başkanı’nın gündemlerinde olmasından ‘rahatsız’ olduklarını ifade eden ve "Hiçbir şekilde Kemal Kılıçdaroğlu'nun çirkin ifadelerine cevap verilmeyecektir" diyen Ünal, CHP seçmenlerine de şöyle seslendi:

“Biz, yeni dönemde hiçbir şekilde gerilim, kavga istemiyoruz. Biz, Türkiye’nin önemli ve öncelikli gündemine odaklanmak istiyoruz. Kılıçdaroğlu’nun nefret ve zehirli dilinin siyaset gündemini rehin almasından rahatsızız. Mahkemelerce defalarca yalanlanmış, ceza almış, mahkum edilen Kemal Kılıçdaroğlu tarihin çöplüğünde yerini almıştır. Yakında CHP’nin ve CHP’ye gönül vermiş vatandaşların, seçmenlerin, delegelerin, Türkiye’de güzel şeyler olmasını isteyen her bir vatandaşımızın bu durumdan rahatsız olduğunu biliyoruz. Lütfen gerilim oluşturmak, yeni dönemde eski dili devam ettirmek isteyen Kılıçdaroğlu’na lütfen tepki gösterin.”

"Kimsenin bir yere kaçması söz konusu değil, aklını kaçırmak üzere olan Kılıçdaroğlu’dur"

Ünal'ın açıklamalarının öne çıkan bölümleri şöyle:

"Kemal Kılıçdaroğlu’nun artık siyasetin konusu olmadığını ruh halinin artık siyasetin konusu olmaktan çıktığını defalarca ifade ettik. Kemal Kılıçdaroğlu ısrarla bizim geride bırakmak istediğimiz gerilimleri kavgayı yaşatmak istiyor. Kılıçdaroğlu’nun bu durumunu son derece ahlaksız ve seviyesiz bir durum olarak görüyoruz.

"Kemal Kılıçdaroğlu genel başkan olduğu günden itibaren Türkiye’de kurumları kurumların meşruiyetini tartışmalı hale getirerek kurumları kişiler üzerinden itibarsızlaştırmaya devam ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu 15 Temmuz’da kaçıp saklanmasına rağmen Sayın Cumhurbaşkanımızı saklanmakla suçlayabiliyor.

"Özellikle Sayın Savunma Bakanımızla ilgili söylediği ifadeler külliyen yalandır. Hem Savunma Bakanımız hem MİT Başkanı darbeleri araştırma komisyonuna davet edilmemiştir kendilerine gönderilen soruları cevaplayarak teslim etmişlerdir. Kimsenin herhangi bir yere kaçtığı söz konusu değildir. Şu anda yaşadığı durumdan dolayı aklını kaçırmak üzere olan Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Biz Kemal Kılıçdaroğlu’nun zehirli dilinin siyaset gündemini esir almasından son derece rahatsızız.

"Biz yeni dönemde hiçbir şekilde gerilim kavga istemiyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu tarihin çöplüğünde yerini almıştır. Artık siyasetin konusu değildir. Yakında öyle inanıyorum ki CHP’ye gönül vermiş vatandaşlarımız, seçmenler, delegelerin bu durumdan rahatsız olduğunu biliyoruz."

"Brunson davası siyasetin değil yargının konusudur"

Ünal, basın toplantısının soru-cevap bölümünde de şunları söyledi:

-Brunson davası siyasetin değil yargının konusudur. Yargının vereceği karardır esas olan. Biz FETÖ’nün iadesi konusunda gerekli bilgi ve belgeleri ilettiğimizde, onlar da bana konunun iadenin konusu olduğunu ifade ettiler. ABD’nin yargısı yargı da, Türkiye’de yargının kararlarıyla ilgili şöyle böyledir demek doğru değil. Diğer muhatapların yargının kararına dönük ihsası reyde bulunması hoş olmaz.

-Cumhurbaşkanımız öncelikli konumuz olacağını ifade etmişti. Grubumuz da hemen gündemine aldı. Mehmet Muş da kamuoyunu geniş şekilde bilgilendirdi. O bilgiler doğrultusunda kanun teklifi olarak Meclis’e iletildi.

-Kılıçdaroğlu’nun yalanları her defasında Türk yargısına çarptı. Ama o pişkinlikle yeni yalanlar söylemeye devam ediyor. Cumhurbaşkanımızın avukatı Kılıçdaroğlu’nun yalan ve iftiralarıyla ilgili gerekli şikayetlerde bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yalan ve iftiralarından hem biz hem Türkiye sıkıldı. CHP’liler de sıkıldı. TBMM’de basın toplantısı düzenleyen milletvekillerinin ifadelerini dinlediğinizde de bunu duyarsınız.

-Olağanüstü halin kaldırılmasından sonraki süreçte Türkiye’nin güvenliğinin sağlanması, terörle mücadelede enstrümanların oluşturulması başka bir şeydir, OHAL başka bir şeydir. Fransa ve İngiltere’de de terörle mücadelede ihtiyaç duyulan enstrümanların sunulması kaçınılmaz bir gerekliliktir. Terörle mücadele esasta demokrasiyi ve hak, özgürlükleri güvence altına almak için yapılmaktadır. Biz HDP Meclis’e girmemelidir, çünkü Türkiye’nin terörle mücadelesini sekteye uğratmaktadır dediğimizde Kılıçdaroğlu ısrarla aksini savunuyordu. HDP'nin terörle mücadeledeki rahatsızlığı normaldir, Kandil'den emir almaktadır asıl soru CHP'nin neden rahatsız olduğudur.